Saadet Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, TBMM Genel Kurulu’nda konuşarak, Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen sel felaketine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İlçede yaşanan tablonun yalnızca yoğun yağışla açıklanamayacağını belirten Karaman, ihmaller zincirinin felaketi büyüttüğünü söyledi.

"YAŞANILANLAR İHMAL ZİNCİRİNİN SONUCUDUR"

Havza halkına geçmiş olsun dileklerini ileten Karaman, can kaybı yaşanmamasının en büyük teselli olduğunu ifade ederek, “Bu yıllardır ertelenen tedbirlerin, görmezden gelinen uyarıların, kapatılan dere yataklarının, yapılmayan ıslah çalışmalarının ve kamu yönetimindeki ağır ihmal zincirinin sonucudur" dedi.

“1998’DEN DERS ÇIKARILMADI

12 Mayıs 2026’da yaşanan sel felaketinin, 1998 yılında Havza’da meydana gelen taşkınla büyük benzerlik taşıdığını dile getiren Karaman, aradan geçen yıllara rağmen gerekli adımların atılmadığını dile getirdi. Mehmet Akif Ersoy’un “Târîh’i tekerrür diye ta'rîf ediyorlar; hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?” dizelerini hatırlatan Karaman, devlet hafızasının zayıflatıldığını söyledi. Karaman, yaşanan felaketin doğal bir afet olmasının yanında ciddi bir yönetim sorunu olduğunu kaydetti.

YÜZLERCE ESNAF VE VATANDAŞ ZARAR GÖRDÜ

Karaman, selin Havza’da ağır bir bilanço ortaya çıkardığını belirterek yaklaşık 400 esnafın zarar gördüğünü, 100’e yakın depo, konut ve yerleşim alanını su bastığını söyledi. Ayrıca yaklaşık 200 aracın hasar aldığını veya kullanılamaz hale geldiğini ifade etti. Vatandaşların sel sularıyla kendi imkanlarıyla mücadele etmek zorunda kaldığını belirten Karaman, afet yönetimine ilişkin şu eleştirilerde bulundu: “Devletin organize gücü nerede? Kurumların afet öncesi hazırlığı nerede? Risk azaltma planı nerede? Afet yönetimi yalnızca selden sonra çamur temizlemek değildir.”

“DERE YATAĞINI KAPATMAK KADER DEĞİLDİR

Hacıosman Deresi’nin üzerinin kapatılmasının ve dere yatağındaki yapılaşmanın felaketin boyutunu artırdığını ifade eden Karaman, ihmallerin “kader” söylemiyle açıklanamayacağını vurguladı.

Karaman konuşmasında, “Biz elbette kadere iman ederiz. Yağmur Allah’ın rahmetidir. Fakat rahmeti felakete çeviren insan eliyle yapılan yanlışlardır. Dere yatağını kapatmak kader değildir. Mahkeme kararlarına rağmen derenin üstünü açmamak kader değildir. Yıllarca sel kapanı sözü verip yapmamak kader değildir" ifadelerini kullandı.

HAVZA İÇİN ACİL EYLEM PLANI ÇAĞRISI

Karaman, Havza için kapsamlı bir afet planının devreye alınması gerektiğini söyledi. Karaman’ın çağrıları arasında Havza’nın “genel hayata etkili afet bölgesi” ilan edilmesi, kredi borçlarının ertelenmesi, vergi ve SGK primlerinin ötelenmesi, faizsiz destek paketlerinin hazırlanması, kira yardımı sağlanması ve araç hasar desteği verilmesi yer aldı. Ayrıca Hacıosman Deresi’nin bilimsel esaslara göre yeniden açılması, dere yatağının imar baskısından kurtarılması ve sel kapanı projesinin derhal hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Karaman, DSİ, AFAD, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Havza Belediyesi’nin sorumluluklarının da Meclis denetimine açılmasını istedi.

“HAVZA SAHİPSİZ DEĞİLDİR

Konuşmasının sonunda Havza halkının yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Karaman, “Havza kaderine terk edilemez. Samsun’un evladı, Havza’nın esnafı, çiftçisi, emeklisi, genci sahipsiz değildir. Devleti yönetenler milletin malını, canını ve emeğini korumakla mükelleftir. Havza’da sel değil, ihmal taşmıştır” dedi.

Muhabir: Abdullah Kutay Eskalen