Değişim bir gereklilik midir sorusu, insanların zihinlerinde travmalar oluşturacak kadar hızla akıp giden zaman kavramıyla birlikte düşünüldüğünde bu sorunun cevabı kaçınılmaz olarak evet gözüküyor. Yakın tarihimize ya da dünya tarihine baktığımızda zaman değişen, yıkılan, tarumar olan çok şeye rastlayabiliriz. Örneğin Elveda Lenin filmi ironik bir dille sosyalizmin Doğu Almanya daki çöküşünü anlatıyordu. Annesi komaya giren genç adam sosyalizmin çöküşünü annesinden saklamaya çalışıyordu. İyi bir sosyalist olan annesine sosyalizmin yıkıldığını hissettirmemeliydi. Çünkü annesi komadan yeni çıkmıştı ve her şey daha kötü olabilirdi. Çocuk annesini sosyalizmin sürdüğüne inandırmak için türlü numaralar yapıyordu. Ama değişim bir kere olmuştu. Çocuk ne yaparsa yapsın annesini daha fazla kandıramıyordu. En nihayetinde kadın oğlunun bütün çabalarına rağmen Sosyalizm in yıkıldığının farkına varmıştı. İnsanı güldüren bir film olsa da ana tema gerçeklerden kaçılmayacağının imkânsızlığını anlatıyordu.
Kötü olan ise gerçeklerin yani karşı karşıya kaldığımız durumun bizlere mutlak bir son olarak sunulması. Hatta dayatılması. Ve bizlerin de bu dayatmalara bakarak değişimi mutlak bir zorunluluk olarak görmemiz. Sadece siyasal alanda değil, toplumsal, ekonomik veya ailevi hayatlarımızda yaşadığımız değişim de maalesef ama maalesef sanki bize çağın gerçeği gibi gösteriliyor. Bu çağda bu kafa deyimi tam da burada yerine oturuyor. Çağa göre insana şekil vermek ya da insanın şekil almasını istemek birilerinin en doğal hakkıymış gibi sunuluyor. Süreç ve Kapitalizm adlı kitabımda kapitalizmin iflas ettiğini söylemiştim. Kitabı okuyanlar bunun abartı olduğunu düşünerek bana eleştiri yöneltmişlerdi.
Kısa bir süre önce Türkiye nin en önemli fikir adamlarından biri olan Prof. Dr. Yalçın Küçük de kapitalizmin iflas ettiğini ve miadını doldurduğunu ekranlardan haykırıyordu. Bu gerçeği görmezden gelerek egemen güçlerin insanlığa dayattığı halüsinasyon üzerinden hareket edenler yanılıyor. Tıpkı Elveda Lenin filminde olduğu gibi bir gün insanlık Elveda Kapitalizm filmini de çekecek. Filmin ana teması da yine aynı olacak: Gerçeklerden kaçılamaz. Çünkü hayat değişiyor. Bu anlamıyla değişimin iki yönü var. Olumlu olan yönüne en iyi örnek İmam Rabbani.
İmam Rabbani nin Mektubat ı, tasaavvuf ilmi açısından çok önemli bir sıralamada yer alıyor. Mektubat ı okuduğumuz zaman İmam Rabbani nin ilerleyen zaman içersinde yazdığı mektupların bir kısmının öncekilerden farklı olduğunu görürüz. İmamın yaşadığı değişim mektuplarına yansıyordu. Ve kendisi bir önceki mektubunda bir eksiklik varsa bunu sonrakinde açık yüreklilikle belirtiyor ve nedenlerini ortaya koyuyordu. Çünkü İmam her an, her saniye Allah a daha fazla yakınlaşıyor, yakınlaştıkça ilmi derinleşiyor, kendisini de değiştiriyordu. İşte değişim bu yönde olmalıdır. Biz değişeceksek ve benzeyeceksek, kime benzeyeceğimizi ve ne yönde değişeceğimizi biliyoruz. Bu açıdan; evet değişmeli ve değiştirmeliyiz. Ama biz değil onlar değişmeli. Biz değil onlar benzemeli.
İmam Ebu Hanife, Emeviler döneminde çeşitli sıkıntılara maruz kaldı. Bunlardan dikkate değer olanlarından biri de Kadılık meselesidir. Dönemin Irak Emiri İbn Hübeyre, Ebu Hanife yi Kadı yapmak için Kufe ye çağırmıştı. Kadı olmak istemeyen Ebu Hanife bu isteksizliğinden dolayı sopa cezasına çarptırılmıştı. Bu büyük isim acaba neden Kadı olmak istememiş ve hatta ölümü dahi göze almıştı Bu sorunun cevabı bir sır değil. İslam tarihinde yozlaşmanın, tefrikanın ne zaman nasıl başladığı apaçık ortada. Güç ve iktidar hırsının böğrümüzde açtığı kapanmaz yaralar hâlâ duruyor. Bir tarafta lüks ve zenginlik içersinde ne yapacağını bilemeyen bir Ortadoğu toplumu, öte yanda açlık ve sefalet içinde yaşamaya mahkum edilen insanlık alemi ve Müslümanlar. Afrika daki Müslümanlar, mülteci kamplarındaki Müslümanlar ve tüm insanoğlu. Hz.Ali nin Zillete Boyun Eğmeyin sözü bu zamanda, bu çağda daha fazla önem kazanıyor.
Evet değişimin kaçınılmaz olduğunu ve gerçeklerle yüzleşmenin zamanı geldiğini biliyoruz, ama bu sefer karşı tarafın yanıldığı bir şey var: Rüzgâr bizden yana esiyor