Her meseleye farklı açılardan bakarak daima hesaplı ve orta yollu olmak gerektiği her zaman hatırda tutulması gereken bir husustur. 

Bu yüzden bu zamana kadar sistem, plan ve gayret üzerine yazdığımız yazıların yanlış anlaşılmaması veya ümitsizliğe sebep olmaması için bu yazıyı yazma gereği hissettik.

1- Bugün bir sistem olduğu malumdur. Bu sistemi tanımamız gerektiği de herkes tarafından kabul edilir. Fakat ömrümüzü, bu sistemi tanımakla geçirmeye gerek yoktur. Zira anında değişen veya farklı şekillerde gizlenen sistem veya sistemler mevcuttur. Ayrıca zaten biz, hak haricindeki tüm şeyleri batıl kabul ediyoruz. Hak ve batılın esasları ve usulleri bellidir. Batılın batıl olduğunu anlamak için illa ayrıntıyı bilmeye gerek yoktur. Hakkın hak olduğunu anlamak için de hariçten başka deliller aramak gerekli değildir. Düşmanın düşmanlık edeceği zaten bellidir ve buna tedbir almak için başka bilgiye de ihtiyaç duymayız. Bunun ne zaman nerede ve nasıl olacağı ise usulle ilgili olmayıp teknik bir meseledir. 

2- Gündem takibi için de durum böyledir. Sadece gündemi takip etmeye takılıp kalmak; başkalarının planının peşinden gitmek olduğu gibi aynı zamanda bizi yapacak olduğumuz işlerden de alıkoymaktadır.

3- Sorun tespiti de önemli bir husustur fakat daha fazlasına gücümüz yetiyor iken sadece sorun tespitinin bir anlamı yoktur. Sorun tespiti, çözüme yönelik ise bir anlam ifade etmektedir. Sorunun çözümü ise bizim veya başkalarının vazifesi olabilir. Özellikle bazı sorunların güncelliğini kaybetmesi veya acil çözülmesi gereken sorunların sonradan çözümü durumunda bir anlam ifade etmediği ve sürekli yeni sorunların birikeceği hususlarını özellikle hatırlatmak istiyoruz.

4- Plan yapmakta da aynı durum geçerlidir. Daha iyi planlar yapmak uğruna, elimizde olan planları uygulamamak da atalete sebep olmaktadır. Bize düşen; usulünce almış olduğumuz kararları ve yaptığımız planları uygulamaktır. Daha mükemmeli ise ancak elimizdekiler ile amel ettikten sonra gelecektir. 

5- Kurumsallaşma ve teşkilatlanma meselesinde de yine plan yapma ve mükemmeli yakalama uğruna; elimizdeki fırsatları kaçırmama hususunda hassas olmak gerekir. Bazen mükemmel bir kurum veya teşkilat kurmak için bütün enerjimizi harcarız. Fakat bir teşkilat asla mükemmel ve tam olmaz. Zira hayat sürekli akıp gitmektedir. Biz bir yerden kurarken şartlar diğer taraflardan eksiltmektedir. Eksilen bazen insan unsurudur. Bazen de şartlar, mevcut kurumların değişmesini veya yenilenmesini icap ettirmektedir. Şu halde çözüm; asgari şartları elde ettikten sonra amaç için çalışmak ve görevleri yerine getirmeye gayret etmektir.

6- Sistem kurmak, bir anda ve tepeden olacak bir iş değildir. Tabi ki her sistemi az sayıda kişi kurar ve idare eder ama toplumun geneli buna hazır ve istekli olmalıdır. Bu yüzden mükemmel bir sistem kurmanın ilk adımı, nitelikli insan unsurudur. Bizler yeter ki nitelikli ve gayretli olalım. Herkes kendi alanında işini mükemmel yapar ve kendi işinde adil ve haktan olmaya gayret eder ise; bu iyi işleri birleştirip neticeyi halk edecek olan Mevlâ Teâlâ’dır. 

Özetle bize düşen:

* Doğrusunu öğrenmek,

* Doğru bildiğimizle amel etmek,

* Bunu planlı olarak yapmak,

* Yaptıklarımıza başkalarını da ortak etmek yani münferit olarak hareket etmemek,

* Yaptığımız işi Allah rızası için yapmak,

* İnsanlara dünyada ve ahrette faydalı olan işleri tercih etmek ve insanların ihtiyacı olan işleri öncelemeye gayret etmektir.

Yaptığımız işlere bereket ihsan edecek, sonucu yaratacak, tüm hak dava sahibi insanları bir araya getirecek, sistemi inşa edip devam ettirecek olan ise Mevlâ Teâlâ’dır.

Aslında adaleti tesis edecek ve hak ile idare edecek her türlü imkân zaten hazırdır. Bunları yeninden üretmeye hacet yoktur. 

Yeter ki biz bunları ıslah edip idare edecek nitelikte öncü insan yetiştirmiş olalım. Zaten Mevlâ, bütün bu imkânları ve araçları, bizim hizmetimize verecektir.

Şu an biz, bunları idare edecek donanım ve şahsiyete sahip yeteri derecede öncü insandan mahrum olduğumuz için dünyada zulüm, huzursuzluk, güvensizlik, belirsizlik ve savaş hâkimdir.