Ortadoğu’da 28 Şubat’tan bu yana dinmek bilmeyen barut kokusu ve karşılıklı misillemeler, Tahran’dan gelen kararlı açıklamalarla yeni bir boyuta evrildi. ABD ve İsrail’in, müzakereler sürerken başlattığı hava saldırılarıyla fitili ateşlenen süreçte; eski lider Ali Hamaney dahil çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybetmesi gerilimi zirveye taşıdı. Bakanlar Kurulu toplantısında konuşan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, savaşın geleceğine dair kırmızı çizgilerini ilan etti. Bölgeden gelecek bir huzur haberi beklerken; Pezeşkiyan, herhangi bir geri adımın ancak halkın menfaatleri korunduğu takdirde mümkün olacağını vurguladı.

"İRAN ÖZGÜR İNSANLARA İLHAM OLMAKTADIR"

Ülke genelinde ordu ile halkın sergilediği dayanışmanın kritik eşiklerin aşılmasındaki en büyük güç olduğunu belirten Pezeşkiyan, ulusal birliğe dikkat çekti. Akşam saatlerinde kent meydanlarında düzenlenen yönetime destek gösterilerinin değerine değinen Cumhurbaşkanı, "ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın sonra ermesine ilişkin verilecek her türlü karar, İran halkının güvenliği ve çıkarlarının garanti altına alınmasına bağlı" dedi. Tahran yönetimi bu süreçte halk desteğini arkasına alarak diplomatik masada elini güçlendirmeyi hedefliyor.

"CEHENNEMDEN KİMSE EVİNE GERİ DÖNEMEZ"

Trump’ın, İran’ın can damarı olan Hark Adası’na asker çıkarma ve petrolü alma niyetini açıkça dile getirmesine Tahran’dan en sert tepki Birinci Yardımcı Muhammed Rıza Arif’ten geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden ABD Başkanı’na adeta rest çeken Arif, olası bir kara harekatının Amerikan askerleri için son durak olacağını ima etti. Arif, "Trump, yalnızca (Hark adasına) asker gönderme kararı alabilir ancak askerlerin geri dönüşleri ile ilgili karar ona ait olmaz. Çünkü cehennemden kimse evine geri dönmez" ifadesini kullanarak savaşın seyrinin karaya taşınması halinde nelerin yaşanabileceğine dair gözdağı verdi.

BÖLGE ÜLKELERİNDEKİ ABD ÜSLERİ HEDEFTE

İran, kendisine yönelik saldırılara sadece savunma ile değil, bölge genelindeki ABD askeri varlığını hedef alarak karşılık veriyor. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’deki stratejik noktalara düzenlenen füzeli saldırılar, savaşın coğrafi sınırlarını çoktan aştığını kanıtladı. Bu tablo karşısında Tahran, uluslararası hukukun ihlal edildiğini savunurken; ABD Başkanı Trump’ın Financial Times’a verdiği röportajda Hark Adası’nı ele geçirme planlarını "açık bir işgal tehdidi" olarak niteledi. Taraflar masadan uzaklaşırken, bölgedeki askeri yığınak her geçen saat artmaya devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi