Muhterem Müslümanlar!
İçinde bulunduğumuz günler, Peygamberimiz Efendimiz in
doğumu münasebetiyle birçok etkinliklerin yapıldığı, Kutlu Doğum Haftası
günleridir.
Efendimiz aleyhisselât-u vesselam, kameri aylardan
Rebiulevvel ayının 12 nci gecesi, milâdi sene itibariyle de 20 Nisan 571
tarihinde dünyaya teşrif buyurmuşlardır. O, âlemlere rahmet olarak
gönderilmiştir. Her mü min insan, O nu daima anar ve anlamaya da gayret eder.
Efendimizi bütün yönleriyle tanımalıyız. Herkes Onu model
almalı, O nun yaşam tarzını hayatına tarz edinmelidir. İnsanlığın selâmeti için
insanların Hz. Muhammed i tanıması ve bilmesi şarttır. Peygamberi tanımak
İslâm ı tanımak demektir.
Mutlu ve başarılı olmanın yollarından biri de Peygamberimiz
in nasıl bir aile reisi, nasıl bir koca, nasıl bir baba ve nasıl bir dede
olduğunu bilmek, hayat tarzını bu tarz üzere yürütmektir.
Biz bu hutbemizde Efendimiz in baba olarak davranışlarını
ele alacağız. Peygamberimiz Efendimiz (S.A.V.) nasıl bir baba idi
Muhterem Müslümanlar!
Peygamberimiz, çocukları çok severdi. Allah kimlere
çocukları sevdirir, onlar da hakkıyla severlerse ateşten kurtulurlar
buyururdu.
Sâdece kendi çocuklarını değil başkalarının çocuklarını da
severdi. Peygamberimiz in evinde kendi çocukları vardı, azad ettiği Hz.
Zeyd in çocukları vardı, Hz. Hatice ve ÜmmüSeleme nin eski kocalarından olma
çocukları vardı ve Hz. Enes de bu çocuklarla beraberdi. Hiçbirini diğerinden
ayırt etmemiştir.
Peygamberimiz hasta olan Yahudi çocuğu ziyarete gitmiş; Her
çocuk Müslüman olarak doğar buyurmuştur. (Ebu Dâvud C/2. Sf: 264)
Resûl-i Kibriya (s.a.v.) Efendimiz, çocukları kucağına alır,
onları okşar, bağrına basardı.
Çocuklara selâm verirdi. Onların hâl ve hatırlarını sorardı.
(Buhari, edeb 81) Bazen onların oyunlarına katılırdı. Hz. Enes (r.a.) der ki:
Rasülullah (s.a.v.) hiçbir zaman yaptıklarımdan veya yapmadıklarımdan dolayı
bana hiç sözlü ikazda bulunmazdı. Rasûlüllah azarlamanın, kızmanın ve dövmenin
yerine O nun model olarak alabileceği mükemmel bir ahlâki yaşantı ortaya
koymuş, onun fiilen eğitimini sağlamıştır.
Muhterem Müslümanlar!
Peygamberimiz Efendimiz, yetimleri hep muhafaza etmiş,
muhafaza edenle Cennette beraber olacağının müjdesini vermiştir.
Kız çocuklarına da büyük değer vermiştir. Kim ki, kendisine
kız çocuk verilir de onlara ihsanda bulunursa; onlar kendisine karşı ateşe
perde olur buyurmuşlardır. (Buhari, Zekât, 10) Kız çocuklarını gereği gibi
büyütenlerin kendisiyle Cennette birlikte olacağı müjdesini vermiştir.
(Tirmizi, Birr 13)
Bir baba evladına iyi bir terbiyeden daha güzel bir miras
bırakmaz beyanı hepimizin gözünü ve gönlünü açmalıdır. (Tirmizi, Birr 33)
Muhterem Müslümanlar!
Peygamberimiz, oğlu İbrahim e öldüğünde çok ağlamıştı.
Kızı Zeyneb i öldüğünde kendi elleriyle toprağa koydu.
Ümmü Gülsüm ün cenaze namazını kıldırdı. Çocukları doğunca
doğum haberi getirene hediye verirdi.
Çocuklarının adını ezan ve kametle koydu. Erkek çocuklar
için iki, kız çocukları için bir kurban kesti.
Çocuklarının 7 inci gününde sünnet ettirip ziyafet verdi.
Çocukları câmiden, namazdan ve sohbet meclislerinden
uzaklaştırmazdı. Aksine Rasulullah Efendimiz onların câminin manevi havasından
faydalanmalarını sağlayarak gönüllerinde namaz ve sohbet aşkını
canlandırıyordu.
Rasulullah (S.A.V.) Hz. Hasan ı öptüğünde yanında sahabeden
Akra bin Habis (r.a.) oturmaktaydı. Akra (r.a.) Benim on tane çocuğum var,
onlardan hiçbirini öpmedim dedi. Rasulullah (S.A.V.) ona doğru baktı ve sonra
da âdeta bize de örnek olacak bir söz söyledi: Merhamet etmeyene merhamet
olunmaz buyurdu. (Buhari, edeb, 26)
Muhterem Müslümanlar!
Bizi yaratanın bizden istediğini en doğru şekilde yapabilmek
için O nun elçisini adım adım izlemekten başka çaremiz yoktur. Efendimizin
hayatı en güzel örneklerle doludur.
Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerim de Peygamberimize benim şu
emrimi kullarıma ilet diyerek buyurmuştur ki:
De ki: Eğer Allah ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da
sizi sevsin. Ve günahlarınızı bağışlasın. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
(Al-i İmran: 31)