(Aşağıdaki üç yazıyı, inşaallah önümüzdeki günlerde
yayınlanacak olan EHL-İ SÜNNETİ SAVUNUYORUM başlıklı kitabıma önsöz olarak
kaleme almış bulunuyorum.)
ALLAHÜ Teâlânın Kelâm-ı Kadîm i Kur an-ı Kerim de mealen
Hiç şüphe yoktur ki, Allah katında (hak ve makbul) din İslam dır buyurduğu
İslam dinine iman eden herkesin şu hususları bilmesi gerekir:
1. Din bilgilerinin, din ve dünya hükümlerinin birinci
ana kaynağı Kur andır.
2. İslam ın ikinci ana kaynağı Resulullah sallallahu
aleyhi ve sellem efendimizin Sünneti ve sahih hadîsleridir.
3. Sünneti tamamen veya kısmen inkâr edenler, bilerek
veya bilmeyerek Allaha ve Kur an-ı Azimüşşana karşı gelmiş olur; çünkü Kur an,
mü minleri Resulullah a biat ve itaat etmeye, onu en güzel örnek ve model kabul
etmeye çağırmaktadır.
4. Resulullah ın Ashabı, o kuşaktan sonra gelen Tâbiîn,
onları takip eden Tebe-i Tâbiîn, işte bu üç muazzez ve mübarek kuşak Selef-i
Sâlihîndir. Ehl-i Sünnet ve Cemaat Müslümanları, Kur anın yorumunda, İslamın
anlaşılmasında onlara tâbi olur, onların yolundan gider.
5. Peygamber bir postacı idi, dini tebliğ etti, öldü, işi
bitti demek yanlış ve sapık bir görüştür. Peygamberimizin ruhâniyeti Kıyamet e
kadar Ümmetin üzerinde sâyeban olacaktır. O sağlığında da, ölümünden sonra da,
bu dünyada da, âhirette de bizim nebimiz ve seyyidimizdir.
6. Biz yalnız Kur anı tanırız diyenler büyük bir bid at
üzerindedir. Peygamberimizi, Sünnetini, mütevâtir ve mânen mütevâtir, sahih
hadîslerini bilmeden Kur anı tefsir etmek, ondan şer î hüküm çıkartmak mümkün
olmaz.
7. Sünnetin inkârı, fıkhın inkarına yol açar. Bir bahr-i
bîpâyan olan fıkıh ilmi olmadan İslam ın, Kur anın hükümleri hayata nasıl
uygulanacaktır
***
(İkinci yazı)
Ehl-i Sünneti Savunmak Hepimizin Vazifesidir
Bütün icazetli din âlimleri, fakihler, bütün gerçek
müftüler, bütün gerçek imamlar, bütün ihlaslı din hizmetkârları, bütün tasavvuf
ve tarikat mensupları, bütün vicdanlı ilahiyatçılar, bütün Müslüman ziyalılar;
Ehl-i Sünnet ve Cemaati var güçleriyle desteklemeli, bid atler ve sapıklıklarla
mücadele etmelidir.
Belli başlı bid atler ve sapıklıklar nelerdir:
Dinde reformculuk Dinde yenilik ve değişim Din düşmanı
kâfirlerin ve münafıkların isteklerine uygun olarak İslamın içini boşaltma,
light ve ılımlı bir İslam türetme cereyanları M. Kemal in ölümünden sonra
Dönmeler tarafından fabrike edilmiş Kemalizm ideolojisi ile Din-i Mübin-i
İslam ı uyuşturma ve bağdaştırma gayretleri Sünnetin inkârı Sahih hadîslerin,
AB kriterlerine göre ayıklanması hıyaneti Kadın konusunda Kur ana Sünnete
Şeriata uyulmayıp, sapık Feminizm ideolojisinin üstün ve doğru görülmesi
Laiklik ve sekülarizm Müslümanları musalli Müslüman olmaktan çıkartıp, musallâ
Müslümanı yapmak isteyen fesat projeleri Mezhepsizlik Telfik-i mezahib
Sarıklı Farmason Afganinin yolundan gitmek Kur anın üç yüz küsur muhkem-kesin
ayetinin hükümlerinin günümüzde geçerli olmadığını iddia eden Fazlurrahman ın
Tarihsellik ve Tâtiliye mezhebi Dinlerarası Diyalog ve hoşgörü dini Tevhid
inancını, Kur anı, Hz. Muhammed in risaletini inkar edenlerin de ehl-i Cennet
ve ehl-i necat olduğunu iddia eden süper bozuk cereyan Zamanımızda bir hak din
değil, üç hak ibrahimî din olduğunu söyleyenler Mutezile bozuk mezhebi Allah
gerçek bir Janus tur diyerek, noksan sıfatlardan münezzeh olan Yüce Yaratıcıyı
iki çehreli bir Roma putuna benzeten zındığın peşinden gidenler
***
(Üçüncü yazı)
Kur an Re y ve Hevâ ile
Tefsir Edilemez
Reformcular ve bid atçiler, Kur an İslamın temel kaynağı
olduğuna göre, her Müslüman dinini doğrudan doğruya Ku an tercüme ve
meallerinden öğrenmelidir diyorlar. Sünneti az buçuk kabul ediyorlarsa, mealin
yanına bir de hadis külliyatı ilave ediyorlar; ondan sonra ictihadın, fetvanın,
yalan yanlış indî ve şahsî görüşlerin bini bir paraya Bu metot Ümmet içinde
kaos ve anarşiye sebep oluyor, Müslümanları birbirine düşürüyor, kutsal
konuların mıncıklanmasına yol açıyor.
Ehl-i Sünnet metodolojisine göre ilmi olmayanlar Kur anı
yorumlayamaz, ondan şer î ve fıkhî hüküm çıkartamaz.
Hadîs-i şerifte Kur anı kendi re y ve hevası ile
yorumlayan küfre düşer buyrulmuştur.
Sağlam bir medrese eğitimi görüp, alimlik fakihlik ve
müfessirlik icazeti almamış olanlar Kur anı tercüme edemez, tefsir yazamaz.
Şu anda Türkiye de üç yüzden fazla tercüme, meal ve
tefsir bulunmaktadır. Bunların büyük kısmı re y ve heva ile ve para kazanmak
için yazılmıştır. Öyle tefsir külliyatları vardır ki, İslama sahte din diyen,
Kur anı inkar eden, Resulullahı tekzip eden kafirlerin bile Cennetlik olduğunu
iddia ediyor.
İslamı büsbütün ortadan kaldıramayan reformcular, Kur anı
tahrif etmek, İslamın içini boşaltmak, cahil Müslümanların kafalarını
karıştırmak yolunu seçmişlerdir.
Bunda yüzde yüz başarılı olamayacaklardır. Çünkü Hak
Teala hazretleri Kitabını koruyacağını bildirmiştir.
Kur anı tahrif edemezler, İslamı ortadan kaldıramazlar
ama bazı Müslümanları aldatabilirler, dinden çıkartabilirler, Ümmeti
parçalayabilirler.
Reformcuların tuzaklarına düşmemek için, dikkat edilmesi
gereken hususlar şunlardır:
1. Sadece ve sadece ehliyetli, liyakatli, icazetli
ulemanın, müfessirlerin Kur an mealleri, tercümeleri, tefsirleri okunmalıdır.
2. Küfre yol açan indî, re y ve hevaya dayalı yorumlardan
kaçınılmalıdır.
3. Cahil ve mukallid kimseler Kur an konusunda tartışma
yapmamalıdır.
Mezhepler kalksın, bütün Müslümanlar Kur anda birleşsin
sözü parlak bir edebiyattır.
Birleşme Ehl-i Sünnet ve Cemaatte olur.
İhtilaflar kalksın, fitne ve fesat yangınları söndürülsün
ve İslam Kur an Resulullahın Sünneti doğru anlaşılsın istiyorsak; Selef-i
Sâlihîn, Eimme-i müctehidin, Cumhur-i Ulema, Ehl-i Sünnet ve Cemaat, Sevâd-ı
Âzam dairesi içinde bulunmalıyız.
Reformcular Ümmet birliğini parçalıyor ve Ehl-i Sünneti
yıkıp bid atler üzerine kurulu bir İslam Protestanlığı türetmek istiyor.
Onların tuzaklarına düşen gafiller dinlerine zarar vermiş, ebedî saadetlerini
mahv etmiş olur.
Din konusunda en büyük saygısızlık ve laubalilik;
İslamla, Kur anla, Sünnetle, Şeriatla, fıkha, tasavvufla ilgili meselelerde
cahillerin Bu konuda benim görüşüm şudur demeleridir. Bu gerçekten büyük bir
kendini bilmezlik, edepsizlik, haddini aşmak ve küstahlıktır. 08.06.2016