İnsanların zihinlerini dönüştürmek, kendi arzuladıkları bir dünya görüşü doğrultusunda biçimlemek için strateji üreten toplum mühendisleri, medyanın gücünü sonuna dek kullanırlar. Kamuoyunu biçimlemek için her türlü manipülasyonu yapan medya, kimi zaman rıza üretmek, kimi zaman ideolojik düşünceleri zerketmek, kimi zaman aykırı fikirleri törpülemek için değişik yöntemlerle hareket eder. Bazen gerçekleri ters yüz eder, bazen olan biteni aşırı şekilde abartır, bazen asparagas (uyduruk) haberler yapar, bazen kafaları karıştırmaya yönelik yorumlar üretir Temel işlevi insanları bilgilendirmek, doğru ve güzele yöneltmek olan medya, bugün maalesef manipülatif haberleri enjekte merkezi gibi kullanmaktadır
Önceki gece CNN Türk ekranlarında Tarafsız Bölge programını izliyoruz Programın stüdyo konuğu, şu anda İran da Pas takımını çalıştıran, Milli Takımlar Eski Teknik Direktörlerimizden Mustafa Denizli Mustafa Denizli, Pas takımına transfer olmasıyla ilgili çok çarpıcı bir sohbet yapıyor "Tahran a ininceye kadar, bu ülkede bu kadar sevildiğimi ve tanındığımı inanın bilmiyordum. Peşime bir medya ordusu takıldı. Tahran da beş gün kaldım Bu ülkede Teknik Direktörlük yapma konusundaki daha önceki olumsuz fikrim bu beş gün içinde tümden değişti. Ben, İran a gelmeden önce, burasının Afganistan daki Taliban yönetimi gibi idare edildiğini, kadınların burkalı filan dolaştığını zannediyordum. Dini hayatın kasvetli şekilde insanları boğduğunu zannediyordum. Kesinlikle böyle bir şey yokmuş. Burada görev yaptığım süre içinde tüm takımların en sevdiği teknik direktör oldum. Bütün takımların taraftarları maçlarda takımlardan önce beni tribünlere çağırıyorlar. İran da tam 12 tane spor gazetesi var. Bu gazetelerin tirajları, 50 ila 400 bin arasında değişiyor. 120 bin taraftarın maç izleyebildiği stadyumları var. Uluslar arası bir maçta İran takımının galibiyetini Tahran sokaklarında sabaha kadar 5 milyon kişi kutladı" şeklinde konuşuyor.
Mustafa Denizli, yıllardır "rejimi" dolayısıyla her türlü irtibatımızın birilerince kesilmeye çalışıldığı, medyanın da "Orada insanlara baskı var Dini yönetim insanları zeytin ezmesi gibi eziyor" masallarıyla kafalarımızı kurcaladığı İran ın gerçek yüzünü böyle anlatıyor Ülkelerin rejimleri, kendilerini nasıl yönettikleri onları ilgilendirir İran, bizim kapı komşumuzdur Yıllardır yüzünü batıya çeviren, doğu yla her türlü alışverişimizin kesilmesi için ellerinden geleni yapanlar, Türkiye nin lider ülke olmasını istemeyen küresel emperyalist güçlerdir. Türkiye nin Ortadoğu da hiçbir ülkeyle işbirliği yapmasını istemeyen bu güçler, Türkiye nin gelmiş geçmiş en başarılı hükümetinin Başbakanı olan Prof. Dr. Necmettin Erbakan ın da D-8 projesini baltalamak için ellerinden geleni yapmışlardır.
Lider ülke olmak, güçlü olmak, dünyaya nizamat vermek için ellerindeki silah ve teknoloji gücünü zulüm aracı olarak kullananlara karşı "Hak kı savunabilmek" kolay değil Türkiye, emperyalist güçlerin oyuncağı oluyorsa, kapı komşuları olan ülkelerle ilişkileri böylesine zayıflatılmışsa, bunda küresel sömürge imparatorlarının borazanını çalan medyamızın da çok büyük payı vardır Dini rejimi var, İran la ilişkilerimizi keselim Amerika istemiyor, Suriye ye sırt çevirelim Türkiye Avrupa nın kucağına itilmişse, AB nin emir kulu olmuşsa, IMF nin borç mezarlığına dönmüşse, ABD nin BOP figüranı haline gelmişse, bölgedeki imajı "şamar oğlanı ve kukla ya" dönüşmüşse, bu kırılmaya yol açan herkesin sorumluluklarından utanması gerekir. Mustafa Denizli, Tahran a ininceye kadar kafasındaki "İran" imajı bambaşkaysa, yıllardır bizim zihinlerimizi bulandıran medyanın İran la ilgili manipülatif haber ve yorumlarından utanması gerekir. Tabi utanacak yüzleri varsa!