Seçilme yaşını 25e indiren Anayasa değişikliği cuma günü TBMM Anayasa Komisyonunda kabul edildi. Birinci tur görüşmeleri önümüzdeki salı, ikinci tur ise cuma günü yapılacak...

Peki seçilme yaşının 25e indirilmesinin ülkeye ve insanımıza ne katkısı olacak Özgürlüklerin gelişmesi, demokrasinin pekişmesi yönünde bir katkısı olacak mı

Bana göre hiçbir faydası yok, tamamen gereksiz ve fantaziden öte gitmeyen bir Anayasa değişikliği yapılıyor. Aslında Siyasi Partiler ve Seçim Kanunlarında köklü değişikliklerin gündeme gelmesi, başörtüsü ve meslek lisesi mezunlarının maruz kaldığı katsayı zulmüne bir çözüm bulunması beklenirken zaman darlığı(!) sebebiyle bu değişiklikler askıya alınarak 25 yaşındaki gence milletvekili olma yolu açılmak isteniyor. Ancak, alt yapısı olmayan, Türkiye gerçekleri ile bağdaşmayan bir düzenleme söz konusu. İlk bakışta insanlara hoş gelebilir, 25 yaşındaki gence milletvekili olma yolunun açılması elbette. Özellikle gençleri sevindirebilir. Ama, bu Anayasa değişikliği kabul edilirse önümüzdeki ilk seçimde bu gençlerin adaylığı gündeme geldiğinde komisyonda iktidarı ve muhalefeti ile söz konusu değişikliğe oy veren partilerin listelerinde 25 yaşında kaç gencin yeralacağının takipcisi olacağım ve bugün yazdıklarımı o gün tekrar hatırlatacağım. Çünkü bu Anayasa değişikliğini gündeme getiren iktidar partisi ile oy veren muhalefet partilerinin maksadının 25 yaşını tamamlamış gençleri milletvekili yapmak olmadığını düşünüyorum. Maksat geçen seçimlerden bu yana 4 milyonu aşkın genç seçmenler arasına katıldı.Bu bakımdan seçilme yaşının indirilmesindeki hedef sadece bu yeni 4 milyon gencin oyunu alabilmek. Yoksa Meclise girmelerini sağlamak için gençlerin önünü açmak değil. Kaldı ki, bugün üniversiteyi bitirmiş olan genç önce iş peşinde koşuyor. Ailesine yük olmaktan kurtulmanın derdine düşüyor. Büyük çoğunluğu yaptığı tahsile uygun iş bulamadığı için askere gidip hiç olmazsa o sorumluluktan kurtulmak istiyor. Askerden dönüp geldiğinde yaşı 25 olmuş, yani milletvekili adayı olmaya hak kazanmış ama, işi gücü olmayan, kendi ayakları üzerinde duramayan bir insan durumunda oluyor.

Peki bu genç nasıl olacak da seçim mücadelesine girecek. Girse bile piyasanın eskileri, bir diğer ifade ile kurt politikacıları nasıl sollayıp geçecek. Olsa olsa, bir kaç genç partilerin yönetim kadroları tarafından göstermelik olarak listelere yerleştirilebilir, hepsi bundan ibaret. Hanımlarda olduğu gibi.

Demek istediğim o ki, sözünü ettiğimiz Anayasa değişikliği alt yapısı olmayan, Türkiye gerçeklerine uymayan bir değişiklikten ibaret. Millete verdiği söz doğrultusunda seçim yasası ve siyasi partiler yasalarında gereken değişikliği yapamayan, katsayı zulmüne çözüm bulamayan bir iktidarın göz boyamak için ortaya attığı bir fantaziden ibaret.

Hani bir benzetme vardır, oynamak istemeyen gelin bahane olarak "Yerim dar" demiş. Hemen meydanı açmışlar, oyun alanını genişletmişler ve gelmişler gelinin yanına, "Hadi yerini genişlettik. Gel artık oyna" demişler. Gelin hemen atılmış, "Ben size yerim dar demedim. Yenim dar dedim." diyerek oynama isteklerini geri çevirmiş.

Bu bakımdan AKPiktidarının köklü seçim değişikliklerini askıya alış sebebi medyada ileri sürüldüğü gibi zaman darlığı değil, niyetsizliktir. Yani aslında AKPnin söz verdiği değişiklikleri yapmak için yeri dar değil. O zaman ne gerek var zaman darlığı gibi bahanelerin arkasına gizlenmeye.

Seçilme yaşının 25e indirilmesini öngören müzakereler sırasında seçilme yaşının üst sınırının da belirlenmesi gündeme gelerek 65 yaşını geçenlerin de milletvekili olamaması istenmiş.

Hemen belirteyim ki, tam bir saçmalık örneği. Sanıyorum böyle bir teklifi gündeme getirenler bu yaşa gelmeden öleceklerini düşünüyorlar. Bunun da ötesinde bu ne biçim zihniyettir ki bu ülkede yoğun bir şekilde yaşlılık düşmanlığı yapılır. Oldu olacak, belli bir yaşı geçenleri bir adada toplayın etrafını da sıkı bir kontrola alarak tecrit edin bari...

Fikir üreteceğiz derken saygı sınırları zorlanmamalı. Bugün saygı sınırlarını zorlayanlar yarın çok daha ağır bir  muameleye maruz kalabilirler.