Yıl, 2018...

AK Parti ve MHP'nin ortaklaşa hazırladığı 26 maddelik teklifin yasalaşmasıyla artık bir parti aynı anda bir partiyle ittifak yaparken diğer partiyle ortak liste hazırlayarak seçime girebilme imkanına kavuştu.

İttifakın oyu yüzde 10'u geçerse ittifak yapan partilerin her biri barajı geçmiş sayılıyor.

Düzenlemeye göre, seçim ittifakı yapan partiler oy pusulasında ittifak başlığı altında kendi isim ve amblemleriyle yer alabiliyor.

İttifaka, partilerden birine veya her ikisine de mühür basılan pusulalar geçerli sayılıyor.

Mühürsüz zarf ve oy pusulaları, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) filigranı taşımaları durumunda geçerli kabul ediliyor.

Mühürsüz zarflar, Nisan 2017'deki anayasa referandumunda büyük tartışma konusu olmuştu.

YSK'nın mühürsüz zarflara konulan oy pusulalarını geçerli sayması muhalefetin tepkisini çekmişti.

YILLAR ÖNCE YAŞANAN İBRETLİK ÖRNEK!

Ülkemizde artık yasal bir zemine oturan Seçim ittifakının yıllar önce de ağırlıklı olarak gündeme geldiğini biliyor musunuz?

Gazeteci-Yazar Muzaffer Ayhan Kara, seçim ittifaklarını konu alan değerlendirmesinde, 1960 Askeri Darbesinden hemen önce gündeme gelen çarpıcı bir siyasi gelişmeyi anlattı. Şöyle ki;

"1957 genel seçimleri öncesinde DP hükümeti siyasi partiler ve seçim kanununda değişiklik yaparak ittifakı yasaklamıştı. Ancak AK Parti iktidarı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildiğinde kanunda değişiklik yaparak 2018'de ittifakın önünü açtı. Çünkü cumhurbaşkanı seçilmek için yüzde 50'yi geçmek gerekiyordu ve tek başına bunu sağlayamazdı."

* "1957'deki erken seçim öncesine dönelim. DP, eriyordu, sıkıntıdaydı. CHP'nin nefesini ensesinde hissediyordu. Ancak CHP'nin sonuç almak için iki küçük muhalefet partisinin desteğine gereksinimi vardı."

* "Bu bağlamda CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, DP'den ayrılanların kurduğu Hürriyet Partisi’nin (HP) genel başkanı Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu ve Cumhuriyetçi Millet Partisi’nin genel başkanı Osman Bölükbaşı ile buluşarak Heybeliada'daki evinde bir dizi toplantı yaptı."

* "Sonuçta üç parti güçbirliği (ittifak) için anlaştılar ve kamuoyuna basın aracılığıyla bir "Güçbirliği Deklarasyonu" yayınladılar (2023'teki Altılı Masa ve mutabakat metni, bu üçlü masadan ve deklarasyonundan esinlendi). Bunun üzerine Menderes hükümeti kanunda değişiklik yaparak İttifakı yasakladı!"

ÖYLE OLSAYDI MENDERES, ZORLU VE POLATKAN İDAM EDİLMEYECEKTİ!

* "İki küçük parti de adaylarını CHP'nin listesinden seçime sokmayınca DP az farkla da olsa seçimleri kazandı "

* "(Halbuki Demokrat Parti hükümeti, ittifakı yasaklamasa yakın siyasi tarih bambaşka bir seyir kazanacaktı. CHP iktidara gelecek, DP muhalefete geçecek; İki küçük parti de bakanlık isteyeceği için ilk koalisyon daha erken gündeme gelecek; seçimle gelen seçimle gittiği için çoğulcu demokrasi olgunlaşacak; dahası 27 Mayıs muhtemelen gündeme gelmeyecek ve DP kapatılıp Menderes, Zorlu ve Polatkan idam edilmeyecek; yakın siyasi tarihimizin travmatik olayları yaşanmayacaktı). "

Kaynak: Haber Merkezi