Türk futbol tarihinin en karanlık gecelerinden biri olarak hafızalara kazınan o dehşet anlarının üzerinden yıllar geçse de camianın adalet arayışında sular durulmuyor. 4 Nisan 2015'te Çaykur Rizespor deplasmanından dönerken kurşunların hedefi olan sarı-lacivertli kafilenin yürekleri ağza getiren o yolculuğu, hukuki boyutuyla bir kez daha gündemin en üst sırasına yerleşti. Faillerin bulunamaması ve dosyaya verilen takipsizlik kararlarıyla yıllardır kafaları karıştıran o karanlık saldırıya ilişkin Ankara'dan gelen son dakika kararı, milyonlarca taraftarın adalet umutlarını bir kez daha yıktı.

Yüksek Mahkeme'den Ret Kararı Çıktı

Anayasa Mahkemesi, aralarında futbolcular ve kulüp görevlilerinin de bulunduğu Fenerbahçelilerin yaptığı kritik bireysel başvuruyu 22 Nisan'daki gündem toplantısında masaya yatırdı.

Şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararların ardından yapılan başvuruda, mahkemenin yaşam hakkının ihlal edildiğine yönelik iddiayı ilk etapta kabul edilebilir bulduğu aktarıldı. Ancak esas yönünden yapılan kapsamlı inceleme sonucunda, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edilmediğine hükmedildiği kaydedildi.

5,5 Yıllık Yılan Hikayesi

Sarı-lacivertli camiayı derinden sarsan olayın hukuki geçmişi aslında uzun bir hayal kırıklıkları zincirinden ibaret.

Çaykur Rizespor maçı dönüşü Trabzon'da takım otobüsüne düzenlenen ve onlarca kişinin ölümden döndüğü o korkunç silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmanın, yaklaşık 5,5 yılın ardından takipsizlikle sonuçlandığı hatırlatıldı. Faillerin yakalanıp cezalandırılmasını bekleyen, yıllarca adliye koridorlarından gelecek müjdeli bir haber için gözünü telefona diken camianın bu kararla birlikte hukuk mücadelesinde ağır bir yara aldığı ifade edildi.

Yüksek Mahkeme'nin ihlal olmadığına yönelik verdiği bu kararın detaylı gerekçesinin yayımlanacağı metin bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi