ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın sunduğu şartları kabul ederek ateşkesi kabul ettiğini açıklamış ve bomba sesleri bir nebze olsun susmuştu.
Ancak savaşı körüklemek isteyen siyonist İsrail, ateşkesi dikkate almaksızın Lübnan'a ağır bombardımanlara devam etmiş ve saldırıların sonucunda 300'den fazla sivil yaşamını yitirmişti.

İsrail'den Lübnan Sürprizi: Müzakere Başlıyor
Tüm bu gelişmelerin ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Lübnan ile en kısa sürede doğrudan müzakerelere başlanması için kurmaylarına talimat verdiği aktarıldı. Görüşmelerin ana ekseninin Hizbullah'ın silahsızlandırılması olacağını belirten Netanyahu'nun bu hamlesi, kulislerde şaşkınlık yarattı. ABD basınına sızan bilgilere göre, ilk temasın haftaya Washington'da, ABD Dışişleri Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.

İRAN'IN TEPKİSİ SERT OLDU: KARDEŞLERİMİZİ TERK ETMEYİZ
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını ateşkesin "açık bir ihlali" olarak nitelendirdi. Pezeşkiyan, saldırganlığın devamı halinde müzakerelerin bir hiç olacağını vurgulayarak, "Tetikte olmaya devam edeceğiz ve İran asla Lübnanlı kardeşlerini terk etmeyecektir." ifadelerini kullandı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf da ABD'nin nükleer hedeflerden vazgeçilmesi ısrarının altını çizerek böyle bir atmosferde barış görüşmelerinin kesinlikle "mantıksız" olduğuna dikkat çekti.

MASADAKİ 10 MADDELİK KRİZ ŞARTLARI
İran'ın 8 Nisan gecesi ateşkes ihlaline sert bir karşılık vermeye hazırlandığı, ancak Pakistan'ın araya girmesiyle krizin eşiğinden dönüldüğü kaydedildi. Tarafların 11 Nisan Cumartesi günü Pakistan'da bir araya gelmesi beklenirken, İran'ın devlet medyası üzerinden masaya koyduğu 10 maddelik ateşkes şartları da netleşti:
- ABD'nin ilkesel olarak saldırmazlık garantisi vermesi
- Hürmüz Boğazı'ndan geçişin, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon içinde kontrollü şekilde yapılması
- Uranyum zenginleştirmenin kabul edilmesi
- İran'a tüm yaptırımların kaldırılması
- İran'a birincil yaptırımların kaldırılması
- BM Güvenlik Konseyi kararlarının sona erdirilmesi
- Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kararlarının sona erdirilmesi
- İran'a verilen zararların hesaplamalara göre tamamen tazmin edilmesi ve dondurulmuş tüm İran varlıklarının serbest bırakılması
- ABD savaş güçlerinin bölgedeki tüm üs ve konuşlanma noktalarından çekilmesi
- Lübnan dahil tüm cephelerde müttefik gruplara karşı savaşın sona ermesi
Diplomasi koridorlarında hesaplar şaşarken, İran'ın Pakistan Büyükelçisi Rıza Emiri Mukaddem'in, "İran heyeti bu gece İslamabad'a gidiyor" paylaşımını yapıp kısa süre sonra silmesi ise kafaları iyice karıştırdı.
TRUMP'TAN GÖZDAĞI, AVRUPA'DAN KRİTİK HAMLE
Bölgedeki yangın sönmeden, ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkesin ilk saatlerinde verdiği mesajlar tansiyonu iyice körükledi. ABD ordusunun bölgede kalacağını vurgulayan Trump, "Nükleer silah yok, Hürmüz Boğazı açık ve güvenli olacak." diyerek anlaşma sağlanamazsa çatışmanın çok daha yıkıcı bir boyutta başlayacağını ifade etti.
Trump'ın bu çıkışının ardından NATO kanadından da peş peşe açıklamalar geldi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD'nin müttefiklerinden Hürmüz Boğazı için somut taahhütler beklediğini iletti. Sürece Avrupa'dan da anında reaksiyon geldi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD Başkanı Trump'ı bizzat arayarak İran'la görüşmelere acilen devam edilmesi gerektiğini iletti. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ise İsrail'i uluslararası hukuku çiğnemekle suçlayıp, barış umuduyla Tahran büyükelçiliğini yeniden açacaklarını duyurdu.
40 GÜNLÜK SAVAŞIN ACI KAYBI
Diplomasi masasında tüm bu çetin pazarlıklar sürerken, sahadan gelen tablo yürekleri sızlattı. İran Adli Tıp Kurumu'nun açıkladığı verilere göre, 28 Şubat'ta başlayıp ateşkese kadar 40 gün boyunca durmaksızın devam eden kanlı süreçte 3 binden fazla insan hayatını kaybetti.





