Bir insana veya olaya bakarken temel verimiz ne olmalı? Baktığımıza göre mi doğru, bakışımıza göre mi doğru doğrudur? Baktığımıza göre doğruyu belirlersek her bakılana bir doğru diye sürekli çoğalıp bölünen bir alüvyon meydana gelmez mi? Karşıdaki kişiye özel doğrular gibi uçucu uçurumlar oluşmaz mı? Ne olması gerekir peki? Bir ölçümüz olması gerekir. Ölçünün temeli olmalıdır. Bir değerlendirme yapılırken temellerin değeri yani ona bizim verdiğimiz doğru nedir, işin can alıcı noktası bu. Onun bize verdiği doğruya göre hareket ederek doğru belirlediğimizde bizim doğrumuzun ölçüsünün olmadığı ortaya çıkmaz mı? Temel ölçü ne? Ölçünün temelleri önemli.

Yapılan değerlendirme makama göre yapıldığında doğrunun gerçekliği ne kadar bizim doğrumuz olabilir? Falan kişiyi niçin seviyorsun sorusunun cevabı o kişinin makamıyla ilgiliyse bu doğru bir yaklaşım olabilir mi? Filan kişiyi neden önemsiyorsun sorusunun cevabı uzun boylu (veya kısa boylu) olduğu için olursa gerçek doğru olmuş olur mu? Karşıdaki özellikler bizim doğrumuzun gerçekliğine ne kadar yaklaşabilir? Kaldı ki bizim kendi doğru gerçeğimiz yoksa dışarıdan ikame doğru ne kadar gerçek kalabilir? Başta kendi ölçümüzü koymazsak kendi gerçeğimize varabilir miyiz?

Topluma dayatılan hayat şu; televizyon izle, internete gir, giyim kuşam, konuşma ve hareketlerinde modaya uy, yemek ye, su iç, yat uyu. Biraz düşünsek olmaz mı, yo olmaz; düşünme uyu! Temel ölçüler böyle konulunca insanlar bunlara uymadığında fena halde yanlış yaptığını sanıyor, hatta kendi kendine yazıklanıyorlar! Çünkü çağ bu! Çağı yakalayamazlarsa kötü şeyler olacak zehabına kapılıyorlar. Oysa kötü ne? Kötü konusunda kendi ölçüleri var mı? Kendi ölçüleri ne? Temel ölçüleri niye kendileri belirlemiyor? Başkasının ölçüsüne göre değer vermek gerçeğe ulaştırabilir mi? Kendi doğrusu olmayanın kendi gerçeği olmaz.

Sıfır noktadan başlarken temelleri kendi ölçümüze göre bizim koymamız gerek. Nasıl? Bir kişinin değeri makamına göre belirlenemez. Belirleniyorsa daha baştan verilen değer ölçüsü gerçeği yansıtmayacak kadar sahtedir. Diyelim ki o kişi o makamdayken verilen değeri taşıyor peki makamdan gittiğinde verilen o değere ne olacak? Yazık olacak. Değer kendi başına kala kalacak! Çünkü konulan temel ölçüsü olmadığı için gerçek yok sayılıp sahtelik gerçekmiş gibi üste çıkarılıyor. Peki, gerçek nasıl tezahür eder? Bir kişinin değeri makamı hesaba katılmadan konulan temel ölçülere göre belirlenir. Örneğin temel ölçüler şöyle olabilir; insan mı, insanın insanlığına değer veriyor mu, adaletli mi, hakkı söylüyor mu?

Başlangıç noktasında ölçü varsa doğru gerçektir. Çünkü her doğru gerçek değil. Doğrunun gerçek olması için temel ölçü şart. Ölçüyü insanın kendisi koymalıdır. Başkalarına ait ölçüler ölçü olmaz. Ülkemizde giyim konusunu başkaları belirliyor. Kumaşından tarzına kadar kullananların hiç fikri alınmadan kullananlara dayatılıyor. Kullananlar da tek doğru o zannediyor. Dahası tek ölçü o olduğuna inanılıyor. Nerede kendi ölçüsü? Kendi ölçüsü maalesef yok. Örneğin saten başörtüsü kullanmak başörtüsü kullananların dünyalarına ters olsa da kullanıyorlar. Neden? Üretilen o var çünkü. Çünkü herkes ondan örtünüyor! Yine özellikle genç kızlar şal kullanıyor. Şal gerçekten kullanılıyor. Örtünülmüyor. Peki, hani ölçü? Oysa kendi temel ölçüleri olsa şalın kendi dünyasına ait olmadığını kendi dünyasından olmayanların dayattıkları bir şey olduğunu görebilir. Temel ölçüyü insanın kendisi belirlemelidir.

Her özgün gerçek düşünmeyle başlar; ölçüyle gelişir!