Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (S.A.V.), âline ve sahabelerine olsun.

15 Temmuz kalkışmasını kim planladı ve yaptı? FETÖ/PDY, PKK/PYD, DAİŞ ve benzeri terör örgütlerini kim kurdurdu, kim silahlandırıyor ve koruyor, bu örgütler kimin adına savaşıyor? Irak’ı, Libya’yı, Yemen’i, Sudan’ı, Suriye’yi kim karıştırdı, kim bölüp parçaladı? Ortadoğu coğrafyasını kim kan gölü haline getirdi? Afganistan, Pakistan, Keşmir, Doğu Türkistan, Arakan; kim ve kimler tarafından yaşanmaz hale getirildi? Filistin’e kim ve kimler kan ağlatıyor? Hıristiyan, Budist, Siyonist dünya barış içinde yaşarken, neden İslam dünyası bölündükçe bölünüyor, birbiriyle savaşarak kan kaybediyor? ABD nedir? AB nedir? İsrail nedir? NATO, Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, G-20 gibi kuruluşlar kime ve ne için hizmet etmektedirler? Rusya, Çin, Hindistan üçlüsü dünyada oynanan “Büyük Oyunun” neresindedir? Bütün bu sorular, olay okumalarında sorulması gereken sorulardır. Olayları okumak önemlidir. Ancak nasıl okuyacağımız daha da önemlidir. Günümüz dünyasında olayları okumada ve değerlendirmede İslam ve Siyonizm olmak üzere iki okuma mecrası vardır. Biz Müslümanlar olayları, İslam’ın temel kaynakları Kur’an ve sünnet bilgisi ile okur, değerlendirir buna göre vaziyet alırız. Dışımızdaki dünya; Hıristiyanlar, Yahudiler, Budistler, materyalistler, ateistler, inkârcılar, müşrikler, işbirlikçi münafıklar ise olayları Siyonizm bilgisi ile okurlar, değerlendirirler ve buna göre vaziyet alırlar.

Günümüz olaylarını Siyonizm bilgisi ile okuyanlar, hep kuklaları görürler, kuklacıları göremezler. Yukarıda sorduğumuz sorular ile yaşanılan olayları Siyonizm bilgisi ile okuyanlar, olayların arkasındaki gerçek aktörleri, ABD’yi, AB’yi, İsrail’i kesinlikle göremezler. Onlar, FETÖ’yü, PKK/PYD’yi, DAİŞ’i görürler ama bu örgütlerin adına savaştıkları dünya Siyonizm’ini, Siyonizm’in jandarmalığını yapan ABD, AB ve İsrail derin devletini göremezler. Bunun için de başları beladan kurtulmaz.

BOP bir plandır ve bu planı Siyonizm’in jandarmalığını yapan ABD yapmıştır. NATO bu planı gerçekleştirmek için savaşmaktadır. BOP yani “Büyük Ortadoğu Projesi” Büyük İsrail Projesi’dir. Bu projenin dayandığı akide: “Beni İsrail soyundan gelenler üstün ve seçilmiş insanlardır. Dünyayı idare etme hakkı, bu üstün insana verilmiştir ve gerçekleşmesi gereken bir şeydir” inanışına dayanır. Bu inanışı gerçekleştirmek, ABD ve müttefiklerinin DİNİ olmuştur. BOP eş başkanlığını üslenip yürütenler, ABD’yi stratejik ortak görenler, bu batıl ve sapık dine hizmet ettiklerinin farkında olmalıdırlar. ABD, Büyük İsrail’i kurmak için Nil ve Fırat arası toprakları gerçek sahiplerinden alıp, bu toprakları Büyük İsrail’in sınırlarına dâhil etmek için, Türkiye’yi bölüp parçalamak zorunda olduğunu biliyor ve bunun için mücadele ediyor. ABD, Türkiye’yi bölmek ve İsrail’e vilayet yapma mücadelesini dört koldan yürütüyor. Bu kollar şunlardır: 1-Toplumlar arasında fitne ve savaş çıkarmak, terör yapmak, adam öldürmek, 2-Fikir ve mefhum kirliliği, zihin bulanıklığı, yozlaştırma, kültür emperyalizmi, 3-Kurduğu iktisadi ve ticari kuruluşlar, 4- İşbirlikçi sermaye, medya ve siyaset. ABD şartlar ne olursa olsun bu BOP’u gerçekleştirmek için verdiği mücadeleden vazgeçmez ve BOP her şart altında tıkır tıkır işliyor. ABD başkan yardımcısı Türkiye’ye geldi. Yetkililerle görüştü, neler konuşulduğunu biz bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey “ABD’ye haddi bildirildi” kabilinden kamuoyuna yansıtılan bilgilerin doğru olmadığıdır. Doğru olan şey, ABD Türkiye’den istediğini almak için geldi ve istediğini aldı ve gitti. ABD’nin istediği şey, Türkiye’yi Suriye bataklığına çekmek idi, daha ABD gelemeden Türkiye bir jest olarak Suriye bataklığına girmiş oldu. Türkiye Suriye bataklığına “ABD’nin hava desteği ile girdi” haberi işin gerçek yüzünü ortaya koymaktadır.

DOĞRU OKUMA

Doğru okuma Kur’an ve sünnet rehberliğinde yapılan okumalardır. Buna göre, yaşadığımız ve yaşamakta olduğumuz olaylar bir HAK-BATIL mücadelesi olayıdır. Hak, İslam’dır. Batıl ise Siyonizm’dir. Bölgede yaşanan savaş İslam ile Siyonizm’in savaşıdır. ABD ve müttefikleri ve bunlar adına vekâlet savaşı yürüten PKK/PYD, DAİŞ gibi örgütler Siyonizm adına savaşan taraftır. Savaşın kaşı cephesi şu an için görünür değildir. Bu savaşın karşı tarafını oluşturan Milli Görüş ve Müslüman Topluluklar Birliği mücadelesini siyasi zeminde yürütmektedir. Bu savaş, İslam’ın zaferi ile sonuçlanacaktır. Okumasını doğru yapanlar doğru yerde dururlar. Selam hidayete tabi olanlara…

GERÇEKLER

ABD İslam’ın, Müslümanların ve Müslüman Türkiye’nin düşmanıdır. Bu düşmanlık hiçbir şart altında dostluğa çevrilmez. Bu ABD, İsrail’in dostudur ve bu dostluk hiçbir zaman düşmanlığa dönüşmez. AB ise, ABD’nin bir şubesidir ve bu birlik de İslam’ın, Müslümanların ve Müslüman Türkiye’nin düşmanıdır. ABD, bölgede arzuladığı hedefe ulaşmak için taşeron örgütleri kullanıyor. PKK/PYD, DAİŞ gibi birbirine zıt örgütler, bölgede ABD adına savaşıyorlar. Türkiye, içerde ve dışarda, bu terör örgütleriyle savaşıyor gözükse de gerçekte ABD ve müttefikleri ile savaşmaktadır. PYD ve PKK’nın elindeki bütün imkânlar ABD’nin sağladığı şeylerdir. Bundan bir süre önce ABD askerlerinin Suriye’de PYD saflarında, onların armasıyla savaştıklarını basından okumadık mı? Okuduk. Okuduk da anlayamadık öyle mi? NATO PKK/PYD’ye, DAİŞ’e lojistik destek sağlıyor. İncirlik Üssü’nü ve Diyarbakır hava üssünü ABD, bu örgütlere destek üssü gibi kullandığını basından okuyoruz. FETÖ terör örgütüne kalkıştığı darbede, yine en büyük destek ABD ve AB’den geldiğini sağır sultan bile biliyor. Ey ülkemi yönetenler, şu ölümlü dünyada bu kadar günah yükünün altına girmeye değer mi? Sizi bu kirli ve karanlık dünya ile işbirliğine götüren şeyler nelerdir? Gidilen yol yanlıştır. Günün birinde biz bu ABD ve müttefikleri ile hesaplaşacağız. Bu kaçınılmaz bir gelecektir. Bu olacak ve biz bu bölgede bu hesaplaşmadan sonra yeniden huzura kavuşacağız.