Dünya üzerinde Siyonist yapılanmanın (Gizi Dünya Devleti)
oluşturduğu tesir alanı sebebiyle özellikle Hristiyan Batı dünyası Filistin
meselesinde hep İsrail e destek veriyor, katliamlarını meşru müdafaa olarak takdim
ediyor.Böyle olunca da İsrail kan dökmekten geri kalmıyor.Batı dünyasının İslam
düşmanlığı ile Siyonist örgütlenmenin oluşturduğu etki birleşince Filistin de
Filistinlilere, yani oranın gerçek sahiplerine hayat hakkı tanınmıyor. Sonuçta
kahraman Filistinliler sadece İsrail ile değil tüm dünya ile mücadele etmek
zorunda kalıyorlar.,Buna rağmen pes etmiyor,teslim olmuyorlar.Tüm bunlar hepimizin birleştiği noktalar.Esas üzerinde
durulması ve irdelenmesi gereken husus özellikle ülkemiz siyasilerinin tavrıdır.Çünkü,söyledikleri
ile uygulamaları arasında çelişkili bir
durum ortaya çıkıyor.Dikkat edilirse özellikle Başbakan Erdoğan
Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasın da ağırlıklı olarak İsrail e ve bu devlete
destek veren ülkelere karşı esip gürlüyor.Yani,İsrail in kan dökücülüne ve
soykırım olarak nitelendirilen saldırılarına destek veren başta ABD olmak üzere
AB ülkelerine karşı öfkesini dile getiriyor.Başbakan ın bu tavrı seçmen
nazarında destek buluyor. Elbette mazlum Filistinlilerin uğradığı muamele ve katliama
öfke duymamak mümkün değil., Kısacası,İsrail ve yandaşlarına öfke duymak ne
kadar doğru ise bu tepkinin ardında AK Parti iktidarı hala AB ne tam üyelik
peşinde koşuyor,ülkemizi AB normlarına uydurmak için yeni fasıllar açılmasını
sağlamaya uğraşıyorsa bunun mantıki bir izahı olabilir mi Bu arada hala ABD nin
güdümündeki NATO nun üyesi olmayı sürdürmemiz söylediklerimizle çelişki
oluşturmuyor mu
Kısacası başta Başbakan olmak üzere AK Parti iktidarının
tüm bakanları her fırsatta İsrail in Filistinlilere yönelik soykırım
uygulamasının ABD ve AB ülkelerini suç ortağı olarak ilan ederlerken AB ye tam
üyelik peşinde koşmaları en hafif ifadesiyle çelişki değil mi Aslında bu
çelişkili durumu çok daha ağır bir nitelendirme ile dile getirmek mümkün ama
derdim birilerine saldırmak değil.Sadece yıllardan yaşanan bir çelişkiye dikkat
çekmek istiyorum .Çünkü, safımızı net olarak Filistinli kardeşlerimizin yanında
belirlemiş isek,o zaman AK Parti iktidarının artık AB sevdasından vazgeçmesi ve
Başbakanın ABD nin bölgemize yönelik Büyük Ortadoğu Projesinin eşbaşkanlığından
çekilmesi gerekmez mi Bir yandan BOP un eşbaşkanlığını sürdüreceksiniz,yani
bölgemize yönelik ABD projesinin uygulamasında rol üstleneceksiniz ardından da
İsrail e destek veriyor diye ABD ye öfkeleneceksininiz,bu olmaz.Gerçekten
öfkeleniyor,tepki duyuyorsanız ABD ile ilişkilerinizi gözden geçirmeniz
gerekmez mi Yine başta Almanya,İngiltere ve Fransa olmak üzere İsrail in
Gazza ye yönelik saldırılarına destek veren ülkeleri ağır bir dille
eleştireceksiniz ama onlarla aynı çuvala girmek demek olan AB ye tam üyelik
için uğraşacaksınız,bunun inandırıcılığı olabilir mi Birileri çıkıp siyaset
böyle yürüyor diyemez.Çünkü;bunun adı siyaset değil tutarsızlık olur.Alemi
aptal sadece kendinizi akıllı sandığınız anlamına gelir ki,dilimizde su uyur
düman uyumaz diye bu durumu ifade eden güzel bir söz vardır.Tutarlı siyaset,
bir yandan ezilen kardeşlerimize göz yaşı döküp onların acılarını
paylaştığımızı ifade ederken öbür yandan katillere destek verenmlerle omuz omuza
yürümek olamaz.Aksi durum en hafif
ifadesiyle samimiyetimize gölge düşürür.