Kapısında hazırolda beklediğimiz AB ye yaranabilmek uğruna tarihimizi fütursuzca tartışmaya açabileceğimizi ortaya koyduğumuz Ermeni Konferansı, pireyi deve yapmakta mahir medyamızın hiç kimsenin değiştirmeye gücü yetmeyeceği milli duruşumuza nasıl çarpık bir bakış açısıyla yaklaştığını belgeledi.

Birkaç gün sonra başlayacak müzakereler öncesi AB den kuru bir aferin alabilmek için Ermeni Konferansı nın yapılması yönünde kendini paralayan hükümeti menfaatleri öyle gerektirdiği için arkalayan medyamız, oturumlarda tartışılan konuları da allayıp pullayarak okuyucuların önüne getirdi ve olayı bilimsel bir tartışma kılıfına sokmaya çalıştı.

AB uğruna tarihimizi bile değiştirebileceğimiz tehlikesinin ortaya çıktığı, yarın bir gün "Sözde Ermeni Soykırımının" diplomatik alaverelerle dalaverelerle önümüze getirilmesine zemin hazırlayan konferans, Ermeni diosparasının yıllardır başaramadığı girişimleri bilim maskesiyle tartışma platformuna taşıdı. Konferansın ertesi gününde, iri tirajlı gazetelerimizden birisi, 1980 li yıllarda dünyanın her tarafında Türk diplomatları katleden Ermeni Asala Terör Örgütü yle ilgili garip bir haber yaptı. Asala Terör Örgütü nün katlettiği 34 Türk diplomatın fotoğrafını birinci sayfasından veren iri tirajlı gazetemiz, "Biz Ermeni Konferansı nı düzenledik, siz de bu terörü tartışın Erivan" başlığıyla, düzenlenen konferansa kendince bir misilleme kılıfı giydirmeye çalışmış

Bu nasıl bir anlayış Bu nasıl bir zihniyet Bu nasıl bir gazetecilik ahlakı Bu ne sorumsuz yayıncılık

Bilgi Üniversitesi nde bilimsel tartışma kılıfıyla ortaya getirilmeye çalışılan soykırım masalını arkalayan zihniyetle, tarihimizi yeniden gözden geçirmemizi isteyen çarpık anlayışla, Asala Terör Örgütü nün 34 diplomatımızı katletmesi bir kefede tartılabilir mi

Ermeni lerin Türklere yaptığı zulüm, katliam, işkence sadece 34 diplomatı katletmekle mi sınırlı Kendilerini bilim adamı olarak yaftalayan tarih hırsızları da biliyorlar ki, Birinci Dünya Savaşı sırasında Erzurum da, Van da ve bir çok Doğu Vilayeti nde Ermeni ler Türkleri arkadan hançerlemeye kalkışmışlar, kurdukları eşkıya gruplarıyla bastıkları Türk köylerinde insanları genç-ihtiyar demeden katletmişler, kadınların kızların ırzlarına geçmişler, çoluk çocuk demeden insanlara türlü zulümler yapmışlardır. Aynı topraklarda yıllarca bizimle aynı tarihi soluyan, aynı kültürden beslenen Ermeni lerin bu kalleşce tutumlarına karşı Osmanlı, çok haklı bir şekilde "tehcir" kararı vermiş ve yüzbinlerce Ermeni, başka vilayetlere sürülmüştür Bugün bilimsel tartışma kılıfıyla önümüze getirilen soykırım masalı, Türkler i kalleşçe katledenlerin tehcir sırasındaki kayıplarından başka bir şey değildir

Tarihi gerçekler konusunda tartışılması gereken asıl şey, Ermeniler in kendilerini tehcire zorlayan eşkiyalıkları ve kalleşlikleri olmalıdır Bizimle birlikte bu topraklarda yaşayan, aynı kültürden, aynı geleneklerden göreneklerden beslenen, aynı tarihi soluyan insanlar nasıl olup da böyle bir kalleşliğe kalkışabildiler Ermeniler 34 diplomatın Asala Terör Örgütü tarafından katledilmesini tartışmadan önce, neden bu topraklardan sürüldüklerini tartışmalılar   Sahibinin sesi bilim adamları, konuşmaya başlayacakları noktayı yeniden gözden geçirmeli. Bektaşi mantığıyla, bağırıp çağırarak tarihi değiştiremezsiniz!