Başlangıçta üç kişiydiler. İkisi artık fiilen siyaset dışı, biri ise NATO Genel Sekreterliği‘ne adeta ‘yürütüldü...‘
George W.Bush, Tony Blair ve Anders Fogh Rasmussen. 9 Eylül 2001 terör saldırılarından sonra önce Afganistan, sonra da Irak‘ta başlatılan savaşın üç ana kahramanı. Özellikle Saddam Hüseyin konusu... George W.Bush yönetimi, Saddam Hüseyin‘in kimyasal ve biyolojik silahlara sahip olduğu yalanını BM Genel Kurulu‘nda söylemiş, İngiltere ve Danimarka bu yalan doğrultusunda başlatılan savaşların en ön cephesinde Amerikan askerleriyle omuz omuza savaşa girmişlerdi. Blair ile Rasmussen‘in siyasi yaşamlarını birleştiren bir ana konu daha vardı: Her ikisi de kendi ulusal istihbaratlarından gelen ‘Irak‘ta kimyasal-biyolojik silah tespit edilemedi‘ yönündeki raporları ‘hasır altı‘ etmiş, kendi parlamentolarına da ‘yalan söylemekle‘ suçlanmışlardı. Bir gerçeği kabul edelim. Afganistan ve Irak‘ta Amerikan askerlerinin yanında açıkça savaşan üç ülke var:Kanada, Hollanda ve Danimarka. Özellikle Hollanda ve Danimarka komandoları (her iki ulusun da komandoları dağlık-karlı alanlarda savaşın uzmanları olarak tanımlanıyor) Afganistan‘da ciddi kayıplar da vermiş durumdalar. ‘Danimarkalı‘ Rasmussen görevi kimden devralacak? ‘Hollandalı‘ NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer ‘dan. Başka söze gerek var mı?





