AKP’li dostlarımızın kendi aralarında mücadele ederken sıkça kullandıkları bir söylem var.
Evet, ne zaman başları sıkışacak olsa hemen “at izi, it izine karıştı” diye lafa başlıyorlar.
Lafa böyle başlıyorlar başlamasına ama gerisi gelmiyor.
At izi kimi temsil ediyor, it izi kimi temsil ediyor belli değil.

Yani kim kimi “at” olarak görüyor ya da kim kimi “it” olarak görüyorlar ayırt edemiyoruz. AKP kurmayları bu cahilliğimizi hoş görür ve ayrıntılı bir açıklama yaparlarsa ziyadesiyle memnun olacağız!
Muhalefete böyle bir suçlamada bulunmadıklarını biliyoruz.

Muhalifleri “hain” olarak nitelendirdiklerinin ve düşman kategorisi içine aldıklarının farkındayız.
Ama kendi aralarındaki mücadelede kim at, kim it diye nitelendiriliyor, bilemiyoruz.
Aslında bir parti çatısı altında tarafların birbirlerine böyle yakıştırmalarda bulunmaları hoş değil.

Onlar birbirleri hakkında böyle konuşuyor olsalar da biz bu söylemleri onlara yakıştıramıyoruz.
AKP içinde ilk kez “at izi it izine karıştı” söylemini Berat Albayrak bakanlık görevinden affını talep ederken duymuştuk.

O günlerde bu söylemle kimlerin kast edildiği epey tartışıldı ama ortaya net bir sonuç çıkmadı.
Şimdi ise AKP çatısı altında yaşanan troll savaşlarında aynı söylemin devreye girdiğine tanık oluyoruz.
Ve yine kimler kast ediliyor meçhul!

Belli ki parti içinde birileri siyasi rakiplerini böyle görüyorlar ve öfkelerine yenik düşünce “söylem” haline getiriyorlar.

AKP’liler arasındaki mücadelede taraflar birbirlerine karşı bu kadar kinlenmişken bir de “bizde dargınlık olmaz” diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi tarafları bir arada tutmaya gayret edenler bulunuyor.
İşte onların işi çok zor!

Birbirlerini bir damla suda boğmaya hazır ve birbirlerinin kuyusunu kazmak için fırsat kollayan kadroları aynı davanın yolcuları haline getirmek kolay iş mi?

Yani birbirine karışan at ve it izlerini tek izmiş gibi göstermeye çalışmak her babayiğidin harcı olmasa gerek.