Her fırsatta NATO nun Türkiye nin yanında olduğu

ilgilerce açıklanır. Suriye deki iç çatışmalar gündeme geldiğinde önce ABD

sınırlarımıza Patriotların konuşlandırılmasını istedi. Patriotların

sınırlarımıza yerleştirilmesi aslında bir ABD projesiydi ve bunlarla

Türkiye nin korunması söz konusu değildi. Esas hedef İsrail in korunmasıydı.

İsrail e yönelik bir İran ve Suriye saldırısı söz konusu olduğunda bu füzeler

harekete geçecekti. Ancak, kamuoyumuzu sakinleştirmek için yapılan

açıklamalarda genellikle Türkiye nin muhtemel bir Suriye saldırısına karşı

korunması için bunların yerleştirilmek istendiği açıklandı. ABD nin bu

isteğinin iç kamuoyumuzdan tepki görmesi üzerine teklif bu defa NATO kanalıyla

geldi. NATO nun bir müttefiki olmamız sebebiyle de söz konusu füzelerin

sınırlarımıza konuşlandırılmasında bir sakınca yoktu. Yani, aslında

Patriotların ülkemize konuşlandırılması aslında bir ABD projesiydi ama tepki

gelince bir anda olay NATO projesine dönüştürüldü. Meseleye bu açıdan

bakıldığında aslında NATO demenin ABD demek anlamına geldiğini söylemek yanlış

olmasa gerek.

Böyle olunca da NATO nun asli görevinin ABD çıkarlarını

korumak olduğunu söylemek mümkündür. Libya ya NATO müdahalesini de bu bakış

açısı ile izah etmek zor olmaz.

Esas konumuz NATO ve ABD nin Suriye ve Irak krizi

sebebiyle takındığı tavır olduğu için NATO zirvesinde ABD Dışişleri Bakanı

Kerry ile görüşen Davutoğlu nun Suriye ve Irak ta yaşanan krizler karşısında

daha fazla işbirliği çağrısı üzerinde durmak, bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum.

Aynı zirvede NATO Genel Sekreteri Rasmussen de Türkiye yi korumak için gerekli

adımları atmakta tereddüt etmeyeceklerini söyleyerek güya Türkiye ye NATO nun

her an destek vermeye hazır olduğunu ifade etmiş. Bu noktada hemen, ABD

istemediği takdirde NATO nun kılını kıpırdatması mümkün mü diye sormakla

yetinmek istiyorum. Zaten Davutoğlu da daha fazla işbirliği çağrısını NATO ya

değil ABD Dışişleri Bakanı Kerry ye yapıyor.

Geçmiş tecrübeleri de hatırlayarak ABD nin kendi

çıkarları söz konusu olmadığı takdirde bu ülkede hâlâ Türkiye için harekete

geçeceğini düşünenler bulunuyor mu diye sormak gerekiyor. Bunun ötesinde

Türkiye, ABD ve NATO nun korumasına hâlâ ihtiyaç duyuyor mu Muhtemel bir

Suriye ya da Irak veya bir örgütün saldırısına karşı kendimizi koruyacak güce

sahip değil miyiz Hâlâ bölgemizde faaliyet gösteren terör örgütlerinin hemen

hepsinin arkasında ABD ya da İsrail in bulunduğunu göremedik mi Şahsen

farkında olduğumuzu/olmamız gerektiğini düşünüyorum. Ama bu güce hâlâ sahip

olamamış isek bilinmelidir ki, Türkiye yi koruma konusunda ne ABD ne de NATO

harekete geçer. NATO ve ABD nin harekete geçmesinin tek şartı ABD ve

yandaşlarının çıkarlarının tehlikeye girmesidir.

Bırakın Türkiye nin çıkarlarını korumak için ABD ve

NATO nun harekete geçmesini ABD nin bölgemize yönelik planları hep aleyhimize

gelişmelere yol açıyor. Ve Türkiye olarak biz de aleyhimize gelişmeleri

görmemize rağmen dost ve müttefiklerimizi kırmamak adına destek veriyoruz. Bu

bakımdan Türkiye yi yönetenlerin artık ABD ile ilişkilerini artırdığı ölçüde

aleyhimize gelişmeler olduğunu görmesi gerekiyor. Özellikle de Suriye ve Irak

konusunda ABD nin dolayısıyla de NATO dan yardım beklemek kendimizi kandırmaktan

öte bir anlam ifade etmez. Artık kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda

olduğumuz gerçeğini görmek durumundayız.