“Onlar cennetlerdedirler. Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: Sizi Sekar’a (cehenneme) ne soktu? Onlar şöyle derler: Biz namaz kılanlardan değildik.” (Müddessir - 40, 41, 42, 43)

“Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Doğrusu namaz, çok ağır ve çetin bir iştir. Ancak o, Allah’a duyduğu derin saygıdan kalbi ürperenlere ağır gelmez.” (Bakara – 45)

 “Ailene ve ümmetine namazı emret. Kendin de onu kılmaya sabırla devam et. Biz senden rızık istemiyoruz; üstelik seni de biz rızıklandırıyoruz. İyi bilin ki, hayırlı son, kalpleri Allah’a saygı ile dopdolu olup günahlardan sakınan ve ilâhî buyruklara uyanların olacaktır.” (Ta-ha – 132)

 “Rasûlüm! Sana kitaptan ne vahyediliyorsa onu okuyup başkalarına da anlat. Namazı da dosdoğru kıl! Çünkü bütün şartlarına riâyet edilerek hakkıyla kılınan namaz, insanı her türlü hayâsızlıktan, dînin ve aklın kabul etmediği şeylerden alıkoyar. Allah’ı zikretmek ise en büyük ibâdettir. Allah, bütün yaptıklarınızı bilir.” (Ankebut - 45)

Ve daha nice ayetlerin bahsettiği namaz… Peygamber Efendimiz’in dinin direği, ilk hesap konusu ve Cennetin anahtarı olarak nitelendirdiği namaz… Kılmayanın en hafif hükmü, İmam Hanefi tarafından uygun görülen, namaz kılıncaya kadar veya ölünceye kadar hapis cezası olan namaz… Sözde Müslümanlar… Namaz kılmıyorlar… Ve korkmuyorlar... Ve kimse, kimseyi uyarmıyor…

Tüm kâinatı yaratan Allah, donatan Allah, yaşatan Allah, yarattıklarının fıtratını bilmez mi? Allah’ın bizim namazımıza mı ihtiyacı var? Namaz neden var? Hiç sorguladık mı? Önce şuradan başlayalım. Namazı nereden öğrenebiliriz? Birincisi, Kur’an-ı Kerim’in anlamının tamamını hayatınız boyunca bir kere bile okumamışsanız namazın neden bu kadar önemli, verimli ve tehlikeli bir şey olduğunu anlamanız mümkün değildir. Bu yazımızda çok az bir kısmını paylaştığımız namaz ile ilgili ayetler dahi, insanı olumlu olumsuz ürpertiyor. “Cehennem ehli ses verdi! Biz namaz kılanlardan değildik!”

Kur’an-ı Azimüşşan’da namaz ile ilgili çok fazla ayet var. Kur’an-ı Kerim, biz Müslümanların temel kaynağıdır. Müslümanlık iddiasında olanlara duyurulur. İslam dininin ikinci en önemli kaynağı olan Peygamber Efendimiz’in hadislerinde de namaz bahsi, çok keskin ve nettir. Dinin direği ibaresi çok küçük yaşlardan itibaren sürekli duyduğumuz bir benzetme olduğu için artık bizi etkilemiyor. Yine İki Cihan Serveri’nin, namazı, Cennet’in anahtarı olarak nitelendirmesi, mahşerde tüm Müslümanların ilk hesaba çekileceği konu olduğunu belirtmesi de bu kapsamda ifade edilebilir. “Namaz, devam eden kimse için kıyamet gününde nur, delil ve kurtuluş sebebi olur. Namaza devam etmeyenin ise kıyamet günü nuru, delili ve kurtuluşu olmayacak, o kişi kıyamette Karun, Firavun, Haman ve Übey b. Halef’le beraber olacaktır.” (İbn Hanbel, II, 169)

Üçüncüsü mezhep imamlarının, âlimlerin, zahitlerin görüşü namaz konusunda çok nettir. Tüm uyarı ve baskı süreçleri aşıldıktan sonra hâlâ namaz kılmayanın hükmü İmam Şafii’ye, Maliki’ye, Hanbeli’ye göre ölümdür. İmam Hanefi’ye göre ömür boyu hapistir. Bu hükümleri konuşurken çok denk geldim. Bu sertliğin nedeni soruluyor. Oku kardeşim Kur’an oku, hadis oku. Bir bak temel kaynaklarda kaç yerde ne şekilde geçiyor? Sonra hükümlerin sertliğini, yumuşaklığını tartışırsın.

Namaz, sözleşmektir. İmanın ikrarıdır. Günde kırk defa, Fatiha Sûresi’nde Allah ile ahitleşir Müslüman… “Yalnız Sana kulluk eder ve Senden yardım dileriz. Bizi dosdoğru yola ilet. Nimetine erdirdiklerinin yoluna; gazaba uğramışların yoluna da, dalâlete sapmışların yoluna da değil!” Âmin! Kalp söz verir kırk günde kırk kere “La ilahe illallah, Muhammedun Rasulullah!”

Namaz, bireyin iradesini manevi yönden geliştirmesine nefsine hâkim olmasına yardımcı olur. Günde 5 vakit dosdoğru abdest alan, namaz kılan bireyler, Allah’tan korkmayı öğrenirler. Zina edemezler çünkü namaz kılmaları gerekiyor. İçki içemezler çünkü namaz kılmaları gerekiyor. Küfürlü konuşamazlar çünkü o ağız ile Kur’an okuyacaklar. Namaz, kalkan olur. Virüs programı olur. Haramlardan uzak tutar. Çünkü yürekte namaz var. İman ile ifsat aynı kalpte durmaz. Bir kalpte gerçek bir namaz varsa haramlar giremez. Tam aksine bir kalbe ifsat yerleşirse de o kalpte de iman barınamaz! Örneğin zina içerisinde olan bir adam namaz da kılamaz, tüm haramlara da bulaşabilir…

Namaz, bireyin iradesini maddi anlamda da geliştirir. Düzenli namaz kılan bir insan, sigarayı bırakabilir. Kilo verebilir. Akademik başarılar elde edebilir. Var çünkü hayatında düzenli yapmak zorunda olduğu bir eylem var. Günde 5 vakit namaz kılan insan disipline olur. Zaman kontrolünü öğrenir. Fedakârlık yapmayı, istikrarı, öğrenir. Bu ve benzeri faziletler zamanla maddi başarıyı da getirir.

Nasıl Siyonizm’e hizmet edebilir?

İslam, namaz dinidir. Namaz konusunda; Kur’an-ı Kerim, hadisler, âlimlerin görüşleri gayet net ve keskindir. Müslüman beldelerde namaz hassasiyeti çok yaygındır. Bu kadar temel bir ibadeti aksatan bir insanın teslimiyeti, ilmi, ameli genel olarak akidesi zayıftır. Cürmü yüksektir. Nefsi kuvvetlidir. Zihin bu kadar sık önemi vurgulanan bir ibadeti yani namazı terk etmeyi kabullendiği için geri kalan günahları işlemek çok da zor gelmez. Namazı önemsemeyen adam, çok rahat kalp kırabilir. Yalan söyleyebilir. Gıybet yapabilir. Bunları yapan zina edebilir. Faize bulaşabilir. Hırsızlık yapabilir. Bunları yapan alkole, kumara bulaşabilir. Adam yaralayabilir, öldürebilir. Bu silsile böyle devam eder gider. Özet olarak, namaz kılmayarak cürüm barajını geçen adam günahkârlıkta sınır tanımaz. Siyonizm’e de gönül rahatlığıyla veya farkında olmadan hizmet edebilir. Allah’a şirk de koşabilir!

35. Hani İbrahim demişti ki: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut." 36. "Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin." 37. "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kâbe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler." 38. "Rabbimiz! Şüphesiz Sen, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz." 39. "Hamd, iyice yaşlanmış iken bana İsmail'i ve İshak'ı veren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbim, duayı işitendir."

40. "Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle." (İbrahim Sûresi 35-40)