Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c) a hamd

ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve

sahabelerine olsun.

AHZAB 36: Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman,

mümin bir erkeğe ve mümin bir kadına o işi kendi isteklerine göre seçme

(özgürce farklı eylem yapma) hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse,

apaçık bir sapıklığa düşmüş olur. Müslüman bir kadın toplumda İslam ca bir

duruş içinde olmalıdır. MÜMTEHİNE 12: Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, Allah a

hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını

öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işi

işlemekte sana karşı gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman,

biatlerini kabul et ve onlar için Allah tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok

bağışlayandır, çok esirgeyendir. Bu ayet kadının aile ve sosyal hayatta dikkat

edeceği hususlar zikredilmektedir. Allah, Peygamberimizin hanımlarına hitaben

şöyle buyuruyor: AHZAB 33: Evlerinizde oturun, eski cahiliye âdetinde olduğu

gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah a ve Resulüne itaat

edin. Ey Ehli Beyt! Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz

yapmak istiyor. Bu ayette muhatap Peygamberimizin hanımları olsa da, ayet aynı

zamanda bütün mümin hanımlara yapılan bir uyarıdır. Bu ayette de kadınların

kulluklarının gereği olarak yapacakları ibadetler ve uyacakları esaslar

zikredilmiştir. Kadınlar kimi ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla dışarı

çıkmalarında bir engelin olmadığını Peygamberimiz bize haber vermektedir:

Allah siz kadınların ihtiyaçlarınız sebebiyle dışarıya çıkmanıza izin

vermiştir (Buhari)

Müslüman kadın

kendini korumak zorundadır

Müslüman kadın, zamanımızda İslam dışı dünyanın dayatma

ve yanlış telkinlerinden de kendisi korumak zorundadır. Kadının topluma

kazandırılması gibi masum gözüken birtakım çalışmalar, gerçekte onun

yozlaştırılması ve bir ifsat aracı olarak kullanılmasına yönelik sinsi ve

maksatlı şeylerdir. Bu çalışmaları yapanlar, İslam ın kadına tanıdığı sosyal

statüyü iyi bildikleri halde, İslam a duydukları kin ve nefretin bir sonucu olarak

İslam kadınını kimlik ve kişiliğinden uzaklaştırmak istemektedirler.

Tarihimize baktığımızda da genellikle erkekler dışarıda

çalışıp kazanıp evin ihtiyaçlarını görürken, kadınlar da ev işlerini yapmışlar

ve en önemlisi vakitlerini çocukların geleceğe hazırlanmasına vakfetmişlerdir.

Bu açıdan Müslüman bir kadın için en uygun ve münasip yolun bu olduğunu

söyleyebiliriz. Böyle bir hayat tarzı çocukların talim ve terbiyesi açısından

neredeyse zorunlu olduğu gibi ailenin mutluluğu açısından da oldukça önemlidir.

Çünkü böyle bir hayatta eşler birbirlerine daha iyi zaman ayıracaklar, evde bir

düzen olacak, kadın hayatın stres ve sıkıntılarından uzak olduğu için kocası ve

çocuklarıyla daha iyi ilgilenecektir. Evet, akşama kadar çalışıp akşam eve

giren, her ikisi de çalışmaktan yorgun ve bitkin düşen, eve geldiklerinde

birbiriyle ilgilenmeye fırsat bulamayan ve çocukların da kreşe emanet edildiği

bir ailede huzur ve emniyet içinde olmak zor görünüyor. Aile kurumunda böyle

bir iş ayrımı, kadın ve erkeğin fıtrat ve yaratılışına da daha uygundur.

Peygamberimiz (s.a.v) Hz. Ali ve kızı Hz. Fatıma (r.ha) için bir görev

paylaşımı yapmış, Hz. Ali nin dışarıda çalışmasını, Hz. Fâtıma nın ise ev

işlerini yapmasını tavsiye etmiştir.

İslam kadın erkek

ilişkilerini düzene koymuştur

İslam, ailede ve toplumda kadın-erkek ilişkilerini bir

düzene koymuştur. NİSA 34: Allah ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün

kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların

yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için saliha kadınlar itaatkârdır. Allah ın

kendilerini korumasına karşılık gizliyi (namuslarını) koruyucudurlar Ayette,

ailede erkeğe ev reisliği görevinin verilmesini, ailenin nafakasını sağlaması

sorumluluğu olarak belirtilmiştir. Bu ayet, aynı zamanda ideal bir aile

kurumuna da işaret etmektedir.

Peygamberimizin şu iki hadisi de konuya açıklık

getirmektedir: ... Erkek, yöneticidir ve yönetimi altındakilerden sorumludur.

Kadın da kocasının evinde yöneticidir ve elinin altındakilerden sorumludur.

(Buhari Müslim,) Kadın, beş vakit namazını kılar, bir aylık orucunu tutar,

namusunu korur ve kocasına itaat ederse ona: Hangi kapıdan dilersen oradan

cennete gir denilir. (Ahmed bin Hanbel)

Burada son olarak bir hususu daha vurgulamak gerekir.

Zamanımızda kadınlar da çalışıp para kazanmaya başladıklarında, kendi

ayaklarının üzerinde durmanın verdiği güçle kocalarına karşı ilgisiz

davrandıkları, onların hukuklarına riayet etmedikleri ve aile içindeki bazı

vazifeleri ihmal ettikleri görülmektedir. Bu son derece hatalı bir davranıştır.

Bu, çalışan kadınların karı-koca ahkâmına uymayı ortadan kaldırmaz. BAKARA 228:

...Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler

üzerinde belli hakları vardır. Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe

sahiptirler. Allah azizdir, hâkimdir. Hak ve sorumluluklarını bilen,

kişilikli, İslam ca düşünen ve yaşayan Müslüman bir kadın, İslâm toplumunun

güvencesidir. Müslüman bir kadın, Allah ve Resulünün ve kadınlık fıtratının

koyduğu sınırları zorlamamalı, bu sınır aşmamalıdır. Müslüman bir kadın için

uygun ortamı hazırlayacak tek anlayış Milli Görüştür vesselam.