Bölgemizde önemli gelişmeler yaşanıyor...

Bölgemiz yıllardan bu yana sıcak ama bugünlerde daha bir ısınacağa benziyor!

Dünyanın 1 numaralı terörist devleti ABD, uçak gemileri, donanması ve savaş unsurları ile Ortadoğu'ya, hemen yanı başımızı komşumuz İran'a yönelik tehditler savuruyor!

İşte bu tehditleri konu alan önemli bir açıklama ve değerlendirme geldi.

Milli Görüş kuruluşlarından Din Görevlileri Birliği Derneği (DİN BİR DER) Genel Başkanı Muhittin Yıldırım Hoca önemli uyarı ve tespitlerde bulundu.

İşte Muhittin Yıldırım Hoca'nın 15 maddelik o açıklaması:

"Bismillahirrahmanirrahim

“Birtakım insanlar onlara, “Düşmanlarınız size karşı güç toplamışlar, onlardan korkun” denildiğinde bu, onların imanlarını arttırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” diyerek cevap verdiler.” (Âl-i İmrân: 173)

1-Bilindiği gibi Siyonizmin güdümünde olan Amerika ve İsrail, onlara karşı köle olmamak için direnen İran’ı büyük bir güçle ablukaya alıp saldırmak üzeredir.

2-Bu durumda İslam Ülkeleri dahil bütün dünya devletleri sanki kendilerine bir şey olmayacakmış gibi ülkelerinin halklarıyla birlikte sadece seyretmekte ve feci akıbetlerini beklediği görülmektedir.

3-Bu durumda İran’ın tarihi komşuları Türkiye, Pakistan, Rusya ve Çin Amerika’ya karşı bölge ülkelerini fiilen harekete geçirmesi gerekirken sözle, cılız tepkilerle, sıranın kendilerine gelmesini bekledikleri bir durum ortaya çıkmaktadır.

4-Oysa Amerika on bin kilometre uzaktan, İsrail ise iki bin yıl öncesinden hayal kurarak bu bölgede hakimiyet kurmak için elinden geleni yaparken, saydığımız ülkeler ve bölge ülkeleri kasabın önündeki koyunlar gibi boğazlanmayı mı beklemektedirler?

5-Halbuki bu ülkelerin idarecileri halklarını ve vatanlarını koltuklarından daha fazla düşünmek zorundadırlar. Bu ve benzeri ülkeler sadece ülkelerindeki Amerika ve İsrail’in mevcut üslerini kapatıp ve menfaatlerini sınırlasalar Amerika’nın ve İsrail’in gören gözlerine ve midesine, altından kalkamayacakları büyük bir darbe vurmuş olurlar.

6-Bu durumda batılı ülkelerin sömürü iştahlarına önemli ölçüde ket vurmuş olurlar.

7-Peki diyelim ki saydığımız ülkelerin yönetimleri Amerika ve İsrail tarafından bir şekilde korkutulmuş veya satın alınmış olsalar bile.?

8-O zaman sivil toplum örgütlerinin ve kendi ülkelerinden menfaatlenen holdinglerin, medya kuruluşlarının, sendikaların, dini, İlmi, tasavvufi kuruluşların, üniversitelerin, partilerin, orduların ve mesleki kuruluşların' tek tek veya ortaklaşa böyle önemli var olma veya yok olma hadisesi karşısında, mumya gibi beklemelerimi gerekiyor.?

9-Yapılacak çok şey var ;Beyanatlarla, ortak deklarasyonlarla, hem ülkelerinin idarecilerini hem de etkili ve yetkili makamları harekete geçirmeleri gerekmiyor mu?

10-Bu durumda kaybedilen her gün sıranın kendilerine gelmesi demek olmuyor mu?

11-Biz Din Görevlileri Birliği Derneği olarak, Amerika’nın ve İsrail’in, değil İran’a Irak’ın iç işlerine, Suriye’nin iç işlerine, hangi devletin kime ne satacağına; Terbiye edilmemiş Aygır gibi karışmasına olanca gücümüzle karşıyız,

12-Bölgeden def olup gitmelerini, Gazze’ye ve Filistin’e bölge ülkelerinin dışında kimsenin karışmasını istemiyoruz.

13-Çağrımız öncelikle İslam aleminin yöneticilerine, İktidarlarına, onlara destek veren halklara ve sivil toplum örgütlerinedir.

14- Şimdi harekete geçmeyecekseniz silah kafanıza dayandığı zaman hiç harekete geçemeyeceğinizi biliniz.

15,-Biz İslam ülkelerinin halkları olarak, idarecilerimizin Saddam’ın, Kaddafi’nin, Maduro’nun durumuna düşmemeleri için en kısa zamanda kendi halklarını Emperyalizme karşı harekete geçirmelerini istiyoruz!

Ey akıl sahipleri yoksa yarın çok geç olacaktır.

Vellahu ğalibun ğala emrihi velev kerihel kafirun."

---

Kaynak: Haber Merkezi