Yukarı Mısır dan Kına vilayeti sınırları içinde yaşayan

çiftçi Ömer Ebu l Mecd Ali Sağir bindiği eşeğinin veya merkebinin sırtına Sisi

ibaresini yazmış. Sen misin onu yazan diye kükreyen kolluk kuvvetleri ihbar

üzerine harekete geçmiş Ömer amcayı Sisi ye hakaretten yaka paça gözaltına

almışlar. İyi ki Minye davası gibi bir de bu meseleden ötürü Kına davası

açmadılar. Bizdeki `Netekim Paşa misali Sisi Paşa da, Asmayalım da besleyelim

mi diye tepki gösterebilirdi. Ömer amca ve işbirlikçileri davası ihdas

edebilir ve onlarca Kınalıyı sallandırabilirdi. Burada cevabı aranan soru şu:

Rençper Ömer amca bu hareketiyle kime hakaret etti dersiniz Başkan adayı

Sisi ye mi yoksa merkebine veya eşeğine mi Bu tartışılabilir bir durum. Ayrıca

Mısır makamları, sırtına Sisi yazılmasına müsaade ettiğinden dolayı merkebi de

müsadere edebilir ve içeri atabilirlerdi! En azından haberlerde buna dair bir

kayda veya ayrıntıya rastlamadık. Karakuşi yargıların bir devamı olarak eşeği

de cezalandırabilirlerdi. Zira Mısır da iştihar eden Karakuşi hikâyelerinde

veya hükümlerinde Karakuşi nin hayvanlara da ceza verdiği ve yasal ceza

uyguladığı müsellemdir. Kanaatimce -Ömer amca kusura bakmasın ama- eşeğin

günahına girilmiştir ve boş yere hakarete maruz bırakılmıştır. Bir eşek değil,

eşek sürüleri bir araya gelse Sisi nin yaptığını yapamazlar.  Adam bir çırpıda meydanlarda sekiz bin kişiyi

öldürdü. Eşek ise olsa olsa birkaç çifte ile birlikte bazı insanları

yaralayabilir veya bed sesiyle insanları rahatsız edebilir ya da yarma dişleriyle

olsa olsa insanlara diş geçirebilir. Bundan ötesinde savunma hattında ve

halindedir.  Karakuşi nin hilafına da

olsa ceza-i ehliyete haiz değildirler. Mahallenin döneği bir yazısında (Hako

ağa) en rezil darbe Mısır darbesidir diye yazmıştı. Böyle rezil darbe dünya

tarihinde görülmedi. Bundan dolayı vatandaş tepkisini semerini döverek ortaya

koyuyor. Mısır cuntası, daha önce Tahrir Meydanı nda darbeye destek çıkanlara

helikopterlerden `hediye kuponu yağdırmıştı. Bizim bildiğimiz genelde

yılbaşlarında bu tür kuponlar dağıtılır veya şans çekilişleri yapılır. Mısır da

ise darbeciler her mevsim şans kuponu dağıtıyorlar. Bu da gösteriyor ki,

darbecilerin topu topuna iki temel vasfı var. Şiddet ve ahmaklık. Bu iki

hastalığın devası yoktur. Mesnevi de anlatılan öykülerden birinde Hazreti

İsa nın çölde ahmaktan kaçışı hikâye edilir. Bundan dolayı tahsil cehaleti

giderir ama ahmaklık baki kalır denilmiştir. Ahmaklık statik kurumlara daha

fazla bulaşır ve siner. Statiklik insanın akıl yönünü köreltir. Bundan dolayı

Bediüzzaman şöyle demiştir: Hem de nazar-ı dikkate almak lâzımdır ki: Kim bir

şeyde çok tevaggul etse, galiben başkasında gabîleşmesine sebebiyet verir. Bu

sırra binaendir ki, maddiyatta tevaggul eden, mâneviyatta gabileşir ve sathî

olur.   Statik meslek sahipleri dünyaya

at gözlüğüyle bakarlar. Bundan dolayı Demirel, Mehmet Ağar ı kastederek polis

şefinden siyasetçi veya lider olmayacağını söylemiştir. Asker elbisesini

çıkaran Kenan Evren eşit şartlarda Turgut Özal ile baş edememiştir. Bunun

istisnaları var ama son halleri hiç de iyi olmadı. Bin Ali bunlardan birisiydi.

Esik polis şefi olarak ülkeyi demir pençeyle yönetti ama halkın gazabından da

kurtulamadı. Sonunda o da halkından önce karısının şapsalı veya maskarası oldu.

Ülkeden kaçarken baki bir seda olarak kulaklarda Bin Ali nin eşi Leyla

Trabelsi nin şu sözleri kaldı: Bin şu uçağa embesil! Bilindiği gibi aptal

sarışın deyimi var. Bazen güzelliklerine aldananlar budala olurlar. Bundan

dolayı aptal sarışın ifadesi yaygınlaşmıştır. Herkesin iltifatını sahi

zanneder. Bununla birlikte güzelliklerine ve aynaya meftun olsalar da

sarışınlar bile darbeciler kadar ahmak olamazlar. Darbeciler duble ahmaktır.

Kuvvetleriyle sarhoş olurlar. Apoletleri sökülünce de ayakları yere değer.

Ayrıca toplum içine de çıkamazlar. Zira toplumla paylaşacakları bir hasletleri

kalmamıştır. Statiklik onları kendi potasında eritmiştir. Askerlik mesleği

halktan kopuk olmasa aslında bunlardan hiçbirisi olmayacaktır.

Normalleşeceklerdir. Halk içtimai potadır. Ondan uzaklaşmak fıtrata ve öze

yabancılaşmaktır. `Mısır ın İblis i olarak anılan Lemis El Hadidi ve şaklaban

İbrahim İsa ya konuşan Sisi kayıt programda İbrahim İsa yı tersleyerek, Bana

bir daha asker deme diye çıkışmıştır. Adamın darası alınmıyor ne derseniz

tepesi atıyor! Hâlbuki İbrahim İsa adlı şaklaban Mürsi devrildiğinde heleke

anni sultaniye ayetini kafasına göre Mürsi ye uyarlamıştı. Şimdi ise hep

birlikte ahmaklar saltanatını inşa etmekle meşguller. Bu iki şerbetli ulusalcı

gazeteciyle konuşmasında Sisi şunu söylemişti: Ben seçilirsem, İhvan

olmayacak! Demokrasinin bir daha Mısır a uğrama tarihi olarak da 25 yıl

sonrasını gösteriyor. Öyleyse bu seçimler neyin nesi Burada da ahmaklığı

sırıtıyor. Yazar Cemal Sultan ın ifadesiyle Müslüman Kardeşler e blog gibi bakıyor.

Müslüman Kardeşler ona göre sosyal bir gerçek değil matematiksel bir gerçektir!

Bu yüzden, `Aç Kapa Artema reklâmında da oynayabilir! Erbakan Hocanın

üslubuyla haddini bildirelim: Seni gidi ahmak seni!

Düzeltme: Dünkü yazıda, Mürsi yi dışarıyla muhabereden

yargılayan Sisi Amerikalılarla darbe muharebesi ettiğini itiraf ediyor

cümlesindeki `darbe muharebesi , muhabere olacaktır düzeltir, özür dilerim.