İslam alemi bu geceyi her yıl maalesef hüzün, keder ve
kalplerdeki burukluğu yaşayarak idrak etmektedir. Çünkü İslam aleminin bir
bölümünün çevresinde meydana gelen ve uzun zamandır çözümü de mümkün olmayan
hadiseler, sağduyu sahibi bütün insanları üzmekte ve derinden yaralamaktadır.
Receb ayı içerisinde zalimlere, kafirlere, haksızlara
beddua etmek tutar denilmiştir. Ya Rabbi! Yeryüzünün neresinde olursa olsun,
Müslümanlara zulmeden bu zalimleri, kafirleri
sana havale ediyoruz, kahr u perişan eyle, Ya Rabbi! Ya Rabbi! Ya Rabbi! Sen Müslümanları halas eyle! Amin, ya Rabbel-alemin ve ya
erhamer-rahimin.
İnanıyor ve ümit ediyorum ki; aklı selim galip gelecek,
şiddet ve akan kan durdurulacak barış hakim olacaktır. İnsanlık adına hayır
düşünen ve şiddetin yürekleri parçaladığına inanan herkesin gerekli hassasiyeti
göstermesini diliyorum.
Geçmişte yapılan günahlardan arınmak her Müslümanı son
derece mutlu eder. Gelecekte birtakım nimet ve ikramlara kavuşabilmek için önce
geçmiş hatalardan temizlenmiş olmanın rahatlığı gerekir. Rahmeti bol ve çok
hayırlı olan böyle bir geceye rastladığını fark eden kişinin, önce onu,
hatalarını bağışlatma fırsatı olarak değerlendirmesi, bunun için de dua etmesi
uygun olur. Bu gecenin öyle bir anı vardır ki o anda yapılan ibadet ve dualar
mutlaka makbul olur. Bu önemli anı yakalamak için gecenin bütününü tevbe ve
istiğfar ile geçirmek gerekir. Bu da kişinin imanını tazeler. Gecenin bütününü
ibadetle geçiremeyenler, kandil geceleri gibi mübarek gecelerin feyzinden
istifade edebilmek için en azından o gecenin akşam, yatsı ve sabah namazlarını
cemaatle camide kılmaya özen göstermelidir. Zira böyle yapanların o geceleri
değerlendirmiş olacaklarına dair müjdeler bulunmaktadır.
Regaib gecesi; geçmişimizi değerlendirerek salih
amellerimizin kabulünü talep etme, unutarak, bilmeyerek ve cehaletle
işlediğimiz amellere tevbe ve af dileme açısından mükafat alma zamanıdır. ALLAH
Teâlâ ya verdiğimiz sözlerin gereği olarak doğru yol üzerinde kalmak, kalben ve
zihnen dalalete düşmemek ve düşürülmemek için de dil, gönül ve amel bütünlüğü
içinde dua ve niyazda bulunmalıyız.
ALLAH Teâlâ nın rahmetini ve mağfiretini çeken dua,
insanın kendi üzerine düşen sorumlulukları fiili olarak yerine getirdikten
sonra lisanen yaptığı bir yakarış ve sığınmadır. Duaya başlarken, Kur an-ı
Kerîm in bildirdiği ölçüleri esas alarak nefsimize, yaratana ve yaratılana
karşı sorumluluklarımızı düşünerek başlamalı ve kendimizle hesaplaşmalıyız.
Fert olarak yaşadığımız sürece ALLAH Teâlâ dan bize
gerekli olan bilgi, anlayış ve samimiyet vermesini, doğruyu bulduktan sonra
kalplerimizi eğriltmemesini ve bizi affetmesini isteyelim. Acı ve sıkıntı
içindeki yüzlerin gülmesi, zulüm ve işkence altında, göz yaşı dökerek yaşamak zorunda
kalan insanların bu durumdan kurtulmalarını niyaz edelim. Hangi sebeble olursa
olsun ve kim tarafından yapılırsa yapılsın bütün insanlık için korku, endişe,
ümitsizlik, üzüntü ve acı veren, masum ve hiçbir şeyden haberi olmayan
insanların ölümüne ve yaralanmasına sebep olan, maddi ve manevi bir çok yıkımı
beraberinde getiren terör belasının sona ermesi için de dua edelim.
Böyle feyizli ve
bereketli gecelerde bir taraftan Yüce Rabbimize dua edip affımızı istemeli,
diğer taraftan da anne ve babamızın hayır dualarını almaya, akraba, komşu ve
arkadaşlarımızın gönüllerini kazanmaya ve aramızdaki insanî ilişkileri daha da
güçlendirmeye çalışmalıyız. Ayrıca, aramızda dargınlık bulunan kardeşlerimizle,
bu mübarek gecenin aydınlığında barışalım, düşünce ve meşrep farklılığı
gözetmeden onlarla kucaklaşalım ve kırılan gönülleri onarmaya gayret edelim.
Hiç şüphe yok ki bu gayretler, ALLAH Teâlâ nın rızasına ermemize vesile olacağı
gibi, birlik ve beraberliğin pekişmesine de önemli katkılar sağlayacaktır.
ALLAH Teâlâ nınrahmetini ve mağfiretini çeken dua, insanın kendi üzerine düşen sorumlulukları
fiili olarak yerine getirdikten sonra lisanen yaptığı bir yakarış ve
sığınmadır. Duaya başlarken, Kur an-ı Kerîm in bildirdiği ölçüleri esas alarak
nefsimize, yaratana ve yaratılana karşı sorumluluklarımızı düşünerek başlamalı
ve kendimizle hesaplaşmalıyız.