Yedekte kalanların dersi!

Ne tuhaf başlık değil mi? Bildiğimiz, bildiğiniz odur ki, olumlu bir hamle ile ders çıkar. Ama bu defa öyle olmadı işte. Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, ligin yenilgisiz lideri Kasımpaşa karşısına makası bol bir takım sürdü.

Şimdi derine inelim bakalım. Bir teknik adam için en riskli değişim savunmada olanıdır. Terim hoca Trabzon’da fark yiyen takımın savunmasından üç oyuncuyu kenara alıp yerlerine yeni isimler koydu. Hele hele bir tanesi yeninin de yenisi idi. Ozan isimli daha 18 yaşındaki bir gencin stopere konması ancak ve ancak Terim gibi bir yüreklinin işi olurdu zaten. Bu Ozan da bence gelecek için “Ben varım” mesajını vermiştir. Devam edelim... Öteden beri bu sütunlarda ne yazdım, ekrandan ne söyledim. Dedim ki, Donk bu takımın bir numaralı ön liberosudur. Ne Fernando, ne Belhanda ne de şayet kendini toparlamazsa Feghouli oynar... NDiaye asıl deplasman maçlarının ya da eşit güçteki rakiplerin adamıdır ama, Kasımpaşa ona öyle koridorlar bıraktı ki, sormayın. Emre malum, her hamlede var. Önde Sinan sıkıntısı devam ediyor. Eren daha hareketli idi ama, ne arkasındaki orta alanın ne de yanlardaki hücum elemanlarının işbirliğinde olabiliyor. Rodrigues mi? Tutturdu mu yandın demektir.

Kasımpaşa mı? Yediği golden sonra maçı rahat kaybedelim gibi bir oyun kurgusu içine girdi. Edouk’un çoktan çıkması gerekirken ancak 2-0’dan sonra alındı. Ama öyle bir an vardı ki sormayınız. Galatasaray’ın attığı iki goldeki Kasımpaşa orta alan ve savunma yerleşimi kazançlı, kayıplı her takıma ders olarak gösterilmelidir.

Şimdi özel paragraf... Muslera bence maçı bu skora getiren bir numaradır. Serdar’dan seken topu kornere atarak rakibin öne geçmesine engel oldu. Sonra da rakibin beraberliği yakalamasına uçarak bir daha engel oldu. Büyük takım kalecisi de budur işte...

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar Kemal Belgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Andımız referanduma götürülmeli mi?