Reklamı Kapat

CHP-MSP koalisyonu ve CHP-Saadet seçim işbirliği

 

14 Ekim 1973 tarihinde yapılan genel seçimler sonucunda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) oyların %33,3’ünü, Adalet Partisi (AP) %29,8’ini ve Milli Selamet Partisi (MSP) %11,8’ini aldı. Seçimlerde en yüksek oyu alan CHP, 185 milletvekili çıkardığından salt çoğunluğa (226 milletvekili) sahip olamadı. Bu nedenle koalisyon kurması gerekmekteydi. AP Genel Başkanı Süleyman Demirel, milletin kendisine ana muhalefet görevi verdiğini söyleyerek koalisyona yanaşmayacağını belirtmiştir. Demokratik Parti (DP) Genel Başkanı Ferruh Bozbeyli ise AP ve MSP’ye yakın CHP’ye ise uzak durmaktaydı. MSP Genel Başkanlığı’na 22 Ekim 1973 tarihinde seçilen Necmettin Erbakan, CHP ile koalisyona yeşil ışık yakmaktaydı. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ten hükümeti kurma görevi alan CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, ilk olarak Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP) Genel Başkanı Turhan Feyzioğlu ile görüşmüş ancak olumsuz cevap alması üzerine Erbakan ile görüşmeye karar vermişti. Yapılan yoğun görüşmeler sonucunda 26 Ocak 1974 tarihinde CHP-MSP Koalisyonu kuruldu.

CHP ve MSP’nin 1973 yılı seçim beyannameleri incelendiğinde ayrıldıkları birçok nokta olduğu gibi müşterek vaatleri de bulunmaktadır. Koalisyonun kurulmasıyla birlikte yayınlanan hükümet programına bakıldığında yirmi farklı alanda iki partinin anlaştığı görülmektedir. Koalisyon hükümeti, 1971 yılında tamamen yasaklanan haşhaş ekimi yasağını ABD’ye rağmen kısmen kaldırdı. İmam Hatip okulları orta kısımlarıyla birlikte tekrar açıldı. Vekil imamların asıl kadroya geçişleri sağlandı. Camiye ihtiyacı olan köylerde devletin cami ihtiyacını gidermesi kararlaştırıldı. Köylerde hızlandırılmış programlarla imamlar yetiştirilmesi öngörüldü. Kıbrıs Barış Harekâtı yapıldı. Birçok fabrikanın temeli atıldı. Ağır sanayi hamlesi gerçekleştirilmeye çalışıldı.

Hükümet programı gereği Genel Af Kanunu’nun çıkarılması için çalışmalar başlatıldı. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) düşünce suçlarıyla ilgili 141 ve 142. maddelerinden, inanç suçuyla ilgili olan 163. maddesinden yargılananların affedilmesi öngörülüyordu. Ancak genel merkez ile aynı doğrultuda hareket etmeyen “Nurcu” olarak adlandırılan MSP milletvekilleri 141 ve 142. maddelerden hüküm giyenlerin affedilmesini “komünistlerin affedilmesi” olarak görmekteydiler. Bu nedenle 14 Mayıs 1974 tarihinde Genel Af Kanunu oylamasında söz konusu MSP milletvekilleri 163. maddeden hüküm giyenler için olumlu, 141 ve 142. maddeden dolayı hüküm giyenler için ise olumsuz yönde oy kullanmışlardır. Ancak CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne başvurmasıyla mahkeme 141 ve 142. maddeleri de Genel Af Kanunu’na dâhil edilmesine karar verdi.

Bazı konularda anlaşmazlıklar ortaya çıkınca Ecevit’in 18 Eylül 1974 tarihinde istifasını Cumhurbaşkanı Korutürk’e vermesi üzerine koalisyon hükümeti dağıldı.

5 Haziran 1977 tarihinde yapılan seçimlerde CHP oyların %41,4’ünü, AP %36,9’unu ve MSP %8,6’sını aldı. Aldıkları oy oranlarına göre CHP 213, AP 189 ve MSP 24 milletvekili çıkardı. Aldıkları milletvekili sayısına bakıldığında CHP ve AP’de bir artış söz konusu iken MSP’de yarı yarıya bir düşüş vardı. Buradan hareketle bazı kişiler MSP’nin CHP ile kurduğu koalisyon nedeniyle oylarının düştüğünü ifade etmektedirler. Peki, gerçekten MSP’nin oyu düştü mü? MSP, 1973 seçimlerinde 1.265.726 oy alırken 1977 seçimlerinde 1.269.918 oy almıştır. “Nurcu” ekibin MSP’den ayrılmasına rağmen MSP’nin oyunu artırdığı fark edilmektedir. Ancak seçim sisteminden dolayı milletvekili sayısında bir düşüş meydana geldi.

MSP’nin bu dönemde oyunu artırmasının ve CHP ile yaptığı koalisyon sonucunda AP yöneticileri tarafından eleştirilmesine rağmen oylarını artırmasının sebebi ilkelerinden taviz vermemesidir. Koalisyonun büyük ortağı CHP olmasına rağmen o dönemde Milliyet gazetesinde yayınlanan bir karikatürde görüldüğü gibi koalisyon döneminde MSP, adeta koalisyonun büyük ortağı olarak hareket etti ve birçok önemli vaadini yerine getirdi.

Milli Görüş hareketi tarihine bakıldığında Erbakan Hoca birçok farklı partiyle koalisyon veya seçim ittifakı yapmıştır. Erbakan Hoca’nın söz konusu koalisyonları yaparkenki en önemli yönü ilkelerinden taviz vermemesidir. Çünkü Milli Görüş hareketi için ilkeler, çıkarlardan daha önemli olduğu için ilkelerini, mevki ve makam ile değiştirmemişlerdir. Saadet Partisi’nin CHP ile yaptığı seçim işbirliğinde Genel Başkan Temel Karamollaoğlu’nun açıklamalarından ve teşkilat mensuplarının tutumlarından hareketle ilkelerinden taviz vermediği rahatlıkla söylenebilir. Bu nedenle CHP ile yapılan seçim işbirliğinde Saadet Partisi’nin oyunun düşmesini beklemek pek gerçekçi durmamaktadır. Partinin ilkelerine bağlılığından dolayı İslamcı ve muhafazakârların yanında sol tabanlı kesimden de oy alacağı görülmektedir. Ayrıca Saadet Partisi’nin ilkelerinden taviz vermemesi nedeniyle zamanında AP, MSP’nin oylarını düşürmek için hangi yola başvurduysa şuanda da AK Parti aynı yollara tevessül etmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Mehmet Koçhan - Hafızamızı tazelediğiniz için teşekkür ederiz Hüseyin Bey,yazılarınızın devamını bekleriz.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 08 Haziran 18:28

İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?