"Batının çifte standardı"...

Hemen her dönem için geçerli bir karanlık kural...

Ne demek "Batının çifte standardı"...

Batılı devletlerin insan hakları, demokrasi ve uluslararası hukuk gibi sözde evrensel değerleri kendi çıkarlarına göre esnetmesi...

Bu durumun, aynı kural ve standartların farklı coğrafya, etnik köken veya siyasi ittifaklara mensup devletler için bambaşka şekillerde uygulanması..

Bu adam silahsız esirleri uçurumdan aşağı itti. Öldürdüğü bir sivilin protez bacağını koparıp arkadaşlarıyla ondan içki içti. Buna rağmen yıllarca ulusal bir kahraman olarak pazarlandı.

SADECE AVUSTRALYA ORDUSUNA HAS BİR SAPKINLIK MI?

Tam da burada bir çarpıcı örnekten bahsetmek gerekirse...

Afganistan'ın işgali...

Avustralya ordusunun en çok madalya alan askeri Ben Roberts-Smith’in ardındaki karanlık sır, aslında tüm Afganistan işgalinin de bir özeti.

CESETLERİN YANINA SİLAH BIRAKIP OLAYLARA ÇATIŞMA SÜSÜ VERDİ

Bu vahşeti ortaya çıkaran askeri avukat beş yıl hapse atılırken, o el üstünde tutulmaya devam etti.

Peki bu sadece Avustralya ordusuna has bir sapkınlık mıydı?

İngiliz komandoları gece baskınlarında silahsız sivilleri ve çocukları uykularında infaz etti.

Cinayetleri örtbas etmek için cesetlerin yanına silah bırakıp olaylara çatışma süsü verdi.

Kendi subayları savaş suçlarını üstlerine raporladı fakat Londra hepsinin üzerini hızla kapattı.

Peki ya bir terör devleti olan ABD...

İşgalin ana gücü Amerika...

Bagram hapishanesindeki karanlık işkence merkezleri, sivilleri zevk için avlayıp cesetleriyle poz veren özel ölüm timleri ve kasten bombalanan hastaneler…

Hepsi kural hatası denilerek dosyalara gömüldü.

Uluslararası Ceza Mahkemesi bu katliamları soruşturmaya kalktığında ise Washington yaptırım tehdidiyle uluslararası hukuku felç etti

Milyarlarca dolar harcanıp kahramanlık destanları yazdıkları o işgalden geriye sadece kanlı savaş suçları arşivi kaldı.

BATININ BAZI ÇİFTE STANDARTLARI

* Ukrayna-Rusya savaşında sivillere yönelik saldırılar ve işgal girişimleri en sert şekilde kınanıp uluslararası mahkemelerde yargı konusu yapılırken, İsrail'in Gazze'de yıllardır sürdürdüğü ve binlerce sivilin hayatını kaybettiği saldırılara karşı Batı yönetimleri genellikle sessiz kalmayı veya destek vermeyi tercih etmektedir.

* Suriye, Afganistan veya Afrika'dan gelen sığınmacılara sınırlarını kapatıp insanlık dışı müdahalelerde bulunan Avrupa ülkeleri, konu Ukrayna'dan gelen mülteciler olduğunda kapılarını sonuna kadar açmış ve uzun süreli oturma, çalışma ve eğitim hakları sağlamıştır.

* Batılı ülkeler kendi güvenliklerini tehdit eden terör örgütlerine karşı küresel operasyonlar düzenlerken; Türkiye'ye karşı saldırılar gerçekleştiren PKK gibi örgütlerin Avrupa'da finansman sağlamasına, propaganda yapmasına ve militan devşirmesine "ifade ve örgütlenme özgürlüğü" adı altında göz yumabilmektedir.

* Batı dünyası, kendi çıkarlarına uygun müttefik devletlerdeki insan hakları ihlallerini, antidemokratik uygulamaları ve otoriter rejimleri görmezden gelirken; rakip veya bağımsız politikalar izleyen ülkeleri demokrasi ve insan hakları üzerinden çok rahat yaptırımlarla veya eleştirilerle hedef alabilmektedir.

Kaynak: Haber Merkezi