Şubat ayı ve Ağustos ayı modern Libya tarihinde iki
önemli dönüm noktasına tekabül ediyor. Ağustos ayı içinde Trablusgarp muhaliflerin eline geçti ve Kaddafi nin
kaderi belli oldu. Şubat ayında ise
Tunus ve Mısır devrimlerinden sonra Libya da devrim sürecine dâhil olmuştu.
Kaddafi nin devrilmesi ise yaklaşık 6 ayı almış ve bu süreçte 30 ile 40 bin
kişi arasında insan hayatını kaybetmiştir. Şubat ayı Arap Baharı için en önemli
aydır. Mısır da devrim süreci 25 Ocak 2011 tarihinde başlamış ve 11 Şubat 2011
tarihinde tamamına ermiştir. İran
devriminden sonra Mısır devrimi daha -sonraki tökezlemeyi saymazsak- 32 yıl
sonra zafere ulaşmıştır. Libya da devrimin kıvılcım tarihi ise 17 Şubat 2011 e
tekabül ediyor. 17 Şubat 2011 tarihinde başlayan Libya devrimi 17 Şubat 2014
tarihinde üçüncü yılını devirmiştir. Lakin devrim yıldönümünü çalkantılar
içinde kutlanmak zorunda kalınmıştır. Yeni yıl dönümüne darbe tehditleri arasında girmiştir. Nedeni ise Temmuz
2012 tarihinde seçilen 200 kişilik Geçici Parlamento nun (El Mutemerü l Vatani
el Am) 7 Şubat 2014 tarihinde dolan görev süresini yılsonuna (Aralık 2014)
kadar uzatmasıdır. Bu keyfi bir tasarruf olarak değerlendirilmiştir. Halka
müracaat edilmeden yapılan bu tek yanlı uzatma işlemi bardağı taşıran son damla
olmuş ve halkı galeyana getirmiştir. Bunun üzerine halk sokağa dökülmüş ve bu
adım diktatörce bir adım olarak nitelendirilmiştir. Geçici Parlamento (El
Mutemer el Vatani el Am) kendisinden beklenen görevleri icra edememiş aksine
tek yanlı olarak görev süresini uzatmıştır. Görevlerinden birisi Kaddafi
sonrası anayasayı hazırlamaktı. Bunu yapmak yerine halkı susturmayı seçmiştir.
*
Irak ta Saddam ın devrilmesinde sonra bir Saddam gitti
yerine sayısız Saddam geldi denilmiştir. Libya da da şimdi aynısı
söylenmektedir. Milli Kaddafi yerine özel Kaddafiler türemiş ve piyasaya
çıkmıştır. Sabah kalkan durumdan vazife çıkarmakta veya silaha sarılarak
darbeye teşebbüs etmektedir. Kaddafi, 17 Şubat devrim sürecinde muhaliflerini
susturmak için askıda bulunan ve uygulanmayan ceza yasasının 195 inci maddesini
işletmekle tehdit etmiştir.
Aynı şekilde halkın tepkileriyle karşılaşan Geçici Parlamento
(El Mutemer el Vatanı el Am) da çekil çağrılarından sonra bu maddeyi tadil
ettikten sonra halka karşı aktif hale getireceği tehdidinde bulunmuştur.
Binaenaleyh Libya da bu yönüyle de tarih tekerrür etmektedir. Dolayısıyla
Libya da kurumlar cılız olduğu oranda sorumsuz da. Hem kel hem fodul misali!
Görevlerini yapmadığı gibi diktatörlüğe de heveslenmektedir. Parlamento hem
görevini yapmıyor hem tek yanlı olarak görev süresini uzatıyor hem de halkı
tehdit ediyor. Libya nın temel
meselelerinden birisi Arap Baharı ndan sonra bütün ülkelerde olduğu gibi iç
çekişmedir. İdeolojik kamplaşmadır. Özellikle de bu ideolojik kamplaşma İslami
kesimlerle laik veya liberal kesimler arasında yaşanmaktadır. 7 Şubat
sürecinden sonra zıt güçler arasındaki bu çekişme hesaplaşmaya dönüşmüştür.
Libya Parlamentosu nda üç akım var. Vefa Bloğu ve Müslüman Kardeşler i temsil
eden Adalet ve Yapı ve liberal-laik eğilimli Milli Güçler Koalisyonu.
*
Adalet ve Yapı Partisi ile Milli Güçler Koalisyonu
arasında büyük bir kamplaşma var. Kimileri Libya nın talihsizliğini bu
çekişmeye bağlıyor. Bu çekişme dış müdahaleyi de beraberinde getiriyor. Ali
Zeydan darbe sonrası Sisi Mısır ıyla yakınlaşma siyaseti güderken Adalet ve
Yapı Partisi buna karşı çıkmaktadır. Devrim sonrası Libya nın en önemli
sıkıntıları arasında çekişme kültürü geliyor. Bu bazen İslamcılarla muhalifleri
arasında ideolojik zeminde yaşandığı gibi bazen de kabile kökenli
olabilmektedir. İkincisi ise yeniçeriye dönen Ali kıran baş kesen karakterli
Libyalı milis güçleridir. Halife Hanfer den sonra Ka kaa ve Savaik adlı
Zentanlı milis güçleri Meclis i tehdit etmiş ve vekillerin çekilmesini
istemiştir. Bunlar laik eğilimli Mahmut
Cibril ile bağlantılı kabul ediliyorlar. Buna mukabil ordu ve Mısrata milisleri
yasallığın yanında olduğunu duyurarak Zentanlı milislerin harekete geçmesi
halinde haddini bildireceklerini ve karşı koyacaklarını ilan etmiştir.
Milislerin birbirini bloke etme durumlarını gören Abdulhakim Fennuş gibi bir
takım analizciler Libya da devrim ortamının olmadığını söylüyorlar. Çekişmeler
darbeyi engellese de kaosu ve asayişsizliği getiriyor. Kaosu artıran
hususlardan birisi de petrol tesislerinin hâlâ atıl olması ve devreye
sokulamamasıdır. Bunun sonucunda birkaç aydır maaşlarını alamayan muhafızlar Bingazi
Havaalanı nı saatlerce uçuşa kapatmışlardır. Durum Osmanlı da hoşafın yağı
kesildi diye kazan kaldıran yeniçerilerin durumunu hatırlatıyor.