BAŞLIĞI okuyanların Bu da nasıl soru dediklerini duyar
gibiyim. Amacım, bir talebin insana bazı sorumluluklar yüklediğini vurgulamak.
Nasıl mı Anlatayım:
Birkaç gün önce başlayan yağışlı ve soğuk hava istisna
edilirse, 25 Ocak a kadar son 41 senenin en kurak kışı yaşanıyordu. Rahmet
olarak nitelenen yağmurların yağmaması yaz mevsimi için halkı endişelendirdi.
Diyanet İşleri Başkanlığı 17 Ocak Cuma günü bütün
camilerde yağmur duası yaptırdı. Halk; Çorum, Manisa, Erzurum, Bilecik,
Kütahya, Niğde gibi illerde yağmur duasına çıktı. Eller duaya açıldı, Allah tan
yağmur istendi.
Dere ve göllerin kurumaya başlaması halkı korkuttu. Sebze
ve hububat maddelerinde fiyat artışları başladı. Suyun vazgeçilmez bir hayat
kaynağı olduğu tekrar hatırlandı. Günlük telâş ve koşuşturma içinde Allah ı az
hatırlayanlar Rabbimize teslimiyet gösterdi. Çünkü O kudret ve kuvvet
sahibiydi. Her şeye gücü yetendi. Her şey O nun takdiri ile tecelli ederdi.
Kâinatta muazzam bir denge var. Yerkürede de öyle.
Yağmur, kar, rüzgâr, çiğ, kırağı; dünya, ay ve güneşin hareketleri vb. olaylar
Allah ın kudreti ile ve hep bir denge içinde gerçekleşiyor. Hikmetinden sual
olunmayan yüce Rabbimizin takdiri sonucu, bunlardan birinde dengenin bozulması
normal olmayan değişimlerin yaşanmasına sebep oluyor. Kuraklık bunlardan biri.
Yağmurların kesilmesi veya az yağması bütün canlıları etkiliyor, büyük
sıkıntılar yaşanıyor. Hatta canlıların ölmesi ve telef olması ile sonuçlanıyor.
Bunları niçin anlattım Biz de kul olarak tabiî olanı
bozmayalım, fıtratı değiştirmeye çalışmayalım. İnsanın yapısı ile uyumlu olan
Allah ın emir ve yasaklarını yerine getirmekte titiz davranalım. Acizliğimizi
bilelim, kibirlenmeyelim.
İslâm Tabiî Bir Dindir
İslâmî kaynaklar, zina, fâiz, rüşvet gibi haramların
yaygınlaşması sonucu toplumun kıtlık, âni ölümler, fakirlik, bereketin ortadan
kalkması benzeri pek çok belâya mâruz kalacağını bildirmektedir. Bu yüzden,
Allahü Tealâ kullarına zina etmeye sevk eden her şeyden uzak durmayı
emretmektedir: Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir
yoldur. (İsrâ, 32)
Allah Rasülü (s.a.v), zinanın yaygınlaşması sonucu ortaya
çıkacak tehlikelere karşı şöyle uyarır:
Bir yerde zina ve fâiz yaygınlaşırsa, o yerin halkı
belâya mâruz kalır. (Beyhâkî)
Zinanın yaygınlaştığı bir toplum kıtlıkla; rüşvetin
yaygınlaştığı toplum da korku ile cezalandırılır. (Ahmet bin Hanbel)
Allah, zinanın yaygınlaştığı bir topluluğa âni ölümleri
musallat eder. (Hakîm)
Sizin için en korktuğum şey zinadır. (Taberânî)
Zina, fakirliğe yol açar. (Beyhâkî)
Nesli bozan, temiz nesiller yetiştirmeyi engelleyen
zinanın yasaklanmasında pek çok hikmetler vardır. Zina insandaki güven
duygusunu sarsar, insanları birbirinden soğutur, iradeyi zayıflatır, iffet ve
hayâyı yok eder. İnsanın ihtiyaçları Allah ın emri olan nikâh gibi tabiî ve
insan yapısına uygun olan yöntemlerle karşılanmalıdır.
Toplum düzenini bozan haramlardan biri de israftır.
Meselâ suyun boşa akıtılması ve israf edilmesi yasaklanmıştır. Rabbimiz,
Yiyiniz, içiniz; fakat israf etmeyiniz (A raf, 31) buyurur. Allah Rasülü
(s.a.v) de Dere kenarında bile abdest alsanız suyu israf etmeyin uyarısını yapar.
Yapılan araştırmalar, Türkiye de günlük ortalama 6 milyon
ekmeğin israf edildiğini ortaya koymaktadır. Ekmek israfının önlenmesi halinde
ne kadar insanın açlıktan kurtulacağını hesap edebiliyor musunuz
Sorumluluğumuzu kuşanalım!
Edep, iffet, hayâ sahibi nesiller yetiştirme konusunda
dünyanın imrendiği köklü bir milletiz. Fakat bu insanî meziyetlerimizin Batı
hayat tarzına özenti sebebiyle aşındırılmaya başlandığı görülüyor. Hatta bu
duyarsızlık herkesi şaşırtıyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı, yağmur duası yaptırdığı gün,
Cuma vaazında kuraklığa sebep olan kötülükleri İslâmî kaynaklar ışığında
anlatarak halkı aydınlatması gerekmez miydi Müslüman bir toplumda, olayların
İslâmî bir bakış açısıyla değerlendirilmesinden daha tabiî ne olabilir Dua
etmek güzel ama fiilî dua durumunda olan konu ile ilgili üzerimize düşeni
yerine getirmek daha güzeldir.
Yine, Sayın Başbakan, 23. 9. 2004 günü AB müzakere
takvimi alabilmek için Brüksel e gittiğinde, kendisinden Zinayı suç
kapsamından çıkarması nı istediler. Sayın Başbakan, Diyanet İşleri
Başkanlığı ndan görüş almadan, halka sormadan orada söz verdi. İşin tartışması
ise söz verildikten sonra yapıldı. Meselâ; AKP nin kuruluşundan itibaren 12
sene beraber olan bir grup, menfaatine uygun görmediği bir uygulama karşısında
velvele ile dünyayı ayağa kaldırırken; aynı tavrı, nesli ifsat eden bir haramın
teşvik edilmesi konusunda niçin göstermemiştir Bu iş imam hatipli bir
Başbakan a mı düştü dedirten bir uygulama başlatılırken sessiz kalıp kanunun
çıkmasına ortak olanlar da aynı bu çirkin uygulamayı başlatanlar kadar
sorumludur.
Tabiî dengeyi bozmak, yaratılışın gereğini yerine getirmemek,
insanın yapısına uygun olanı yapmamak sebebiyle dengeyi bozmanın faturasını
toplum olarak hepimiz öderiz. Yazımı Akif in şu duası ile bitirmek istiyorum:
Göster Allah ım! Bu millet kurtulur tek mûcize, / Bir utanmak hissi ver gâib
hazinenden bize!