Büyük iddialar her zaman büyük işler yapmakla neticelenmiyor. Büyük laf edenlerin çok küçük dünyaları olabiliyor. İddiasını gönülden dile intikal ettirmemiş insanlar çoğunlukla büyük işler başarırlar. Lafını edenler lafta kalır ve onun verdiği hazla yetinirler. Küçük yerlerin büyük dünyasını içerisine nüfuz ettiğiniz zaman anlarsınız. Memleketin birçok yerini çeşitli vesilelerle gezip dolaşmış birisi olarak şunu gördüm: Küçük şehirler daha asude ve konuşmalarda kakofoni mümkün mertebe daha az. Bir araya gelen insanlar daha net ve kolay anlaşılıyor. Duygu ve düşünceler gürültüye dönüşmüyor. Üç beş insan bir araya geliyor ve çok olmanın dezavantajlarına maruz kalmadan kendi imkânlarıyla yetinebiliyorlar. Ortaya koydukları şeylerden bireysel övünç çıkarmak yerine kolektif gurur oluşturabiliyorlar. ‘Ne yapıyorsak birlikte yapıyoruz’ bilincidir bu. İki günlüğüne konferans için bulunduğum Karaman’da bunu gördüm. Karaman Necati Yeniel Kız İmam Hatip Lisesi’nin şair müdürü Hasan Erkan ve eğitimcilerden oluşan bir ekiple güzel işler başarıyor. İmaret isimli kallavi bir dergi çıkarıyorlar meydana getirdikleri kültür ve sanat platformu ile edebiyat sohbetleri yapıyor ve Karaman’ın edebi hareketliliğine katkıda bulunuyorlar. Tantanasız ve gösterişsiz gerçekleşen bu faaliyetler bu şehirde bir araya geldiğimiz herkesin üzerine bir parça sinmiş. Daha ne olsun! Gündemlerinde siyaset değil, yeni yazılmış şiirler, edebiyat dergileri ve de yeni kitaplar var. İmaret dergisinin dosya konuları sahici gündemin altını çizecek nitelikte. Son sayısı ağaç ve şehir. Bu sayıda Ahmet Murat’ın “Şehir ve Karaman” üzerine söyleşisi yer alıyor. Kamil Uğurlu; kış gecelerimizin vazgeçilmezi arabaşı çorbasını ve eski arabaşı sofralarını anlatıyor. Mehmet Kurtoğlu; Mehmet Akif’in İstanbul’unu, Yusuf Yıldırım; Karaman Mezar Taşlarının Yazı Özellikleri’ni, Köksal Alver; Erguvan Ağacı’nı, Muammer Ulutürk; Ağacın Kozmik Tarihi’ni, Abdullah Kasay; Mezarlıklar ve Ağacı, Ali Güney; Elma Bahçeleri’ni yazmışlar. İmaret dergisinde daha çok okunası yazılar var. İştah açıcı bir dergi. Böylesi dergiler ortamı dağıtmıyor bilakis toparlıyor. Güvenilir kaynaklardan aldığımız bilgiye göre derginin gelecek sayısı ‘kapı’ özel sayısı olacakmış. Dediğim gibi, burası büyük işlerin sessizce gerçekleştiği küçük bir şehir. Daha ne olsun!
AYRIŞTIRMA İÇİN GEREKLİ MALZEMELER
Özde aynı şeyleri düşünen insanların olur olmaz şeylerle ayrıştığını görürseniz aklınıza şunlar gelmeli:
Ayrılmak için bahane aranıyordur.
Bir taraf diğer tarafı küçük görüyor ve kendinde bir büyüklük vehmediyordur.
İstiğna duygusu. Kendini yekdiğerinin kapısını çalmadan da yaşayabilecek derecede müstağni hissediyordur. ‘Onunla ne işim olabilir ki!’ kompleksine kapılmıştır.
Kendini uzak bir yolculuğa hazırlıyordur.
Sınıf atlama telaşındadır.
Kendini sivriltmenin bir yöntemi olarak başkalarını görmezden geliyor hatta bir kenara koyuyordur.
Ötekileştirme ile öteki dünya nimetlerine tek başına konacağı zehabına kapılmıştır.