Bazı kitaplar büyük sözlerin taşıyıcısıdır ki yaraya
merhem olurlar. Hakkında okumuş yazmışlar zümresi adeta lal olmuş gibi sükûta
gark olmuştur. Yine de toplumu inkırazdan çıkaracak olma iddialarını hiç
yitirmezler. Merak etmekte haklısınız. İşte o kitaplar:
Zamansız Sipahi: Şair Cengizhan Orakçı nın bundan tam üç
sene önce çıkan kitabının adıdır. Şiirdir ve şiir oluşundan hiç taviz vermez.
Üç bölümden oluşur. Kırk ve Daha bölümünü önce İşleyen Zaman sonra Nakkaş
takip eder. Kelimelerden Tören şiirinden ufak bir alıntı: Geçiyor allı
yeşilli cümle kafileler/ Henüz söylenmemiş bir şey var/ Yürüsün serazat kadim
kelimeler/ Sırasını bekleyen çocuk sabırsız. Cengizhan Orakçı nın şiirleri
bağıran kafiyeleri değil fısıldayan kafiyeleri tercih eden bir şiir. Bir
yanıyla geçmişin çekmecelerini kurcalıyor. Aslında dün, bugün ve yarın iç içe
bir başka zamana işaret ediyor. Belki de bir zamansızlığa. Ne yapsam
randevularıma zamanında yetişemiyorum diyenler için ilaç gibi bir kitap.
Okursanız hiçbir şeyiniz kalmaz.
Alnımda Kanat İzleri: 1990 doğumlu Patnoslu bir şairin
ilk kitabı. Karabatak dergisi şairlerinden Yusuf Koşal ın ilk göz ağrısı ve
gönül sancısı. 29 şiirden oluşan bu ilk kitap Kaçakçı Aziz e ithaf edilmiş.
Kaçakçı Aziz de mi kim Sormayın, kitabı okuyun, kim olduğu ortaya çıkacaktır.
Şiirde başlıkları oldum olası önemserim. Başlık insanı şiiri okumaya kışkırtır.
Yusuf Koşal ın şiirlerinde de bunu açıkça görüyoruz. Koşarken Yapılan Resim,
Astımlı Defterler, Saç Teline Bir Ağıt, Yanlış Mezara Bırakılan Çiçek ve Tuzlu
Biberon gibi başlıklar şiirin gövdesi ile ilgili güzel şeyler düşünmemize katkı
sağlıyor. Bir elbise ki yarısı yalan giydim üstüme diyen şair sözünü
toparlayabilecek kudrete sahip demektir. Kitap Şule yayınlarının şiir
serisinden çıktı.
Anneme Benzeyen Kadınlar: Bir Nokta yayınlarından çıkan
bir genç kitap. Şiir kitabı olması hasebiyle sıcaklığını koruyor. Şiir düzyazı
gibi değildir, sıcaklığını hemen kaybetmez ve derinlere yayar.
Mahmut Feyzi sözü dolaştırmadan ve beylik laflara itibar
etmeden mümkün mertebe kısa bir şekilde örüyor şiirini. Şu dizelere dikkat: Ve
kimseler hatırlamıyor şimdi/ Sessizlik diye bir ülke vardı çok eskiden/ Orda
herkes peygamberdi.
Ölüm Ve Ayna: Şakir Kurtulmuş seksenli yıllar şiirinin
önemli ismi. Uzun süre sükût suretinde şiir biriktiren şairimizin kitapları
şimdilerde yeni baskılarını Çıra yayınlarında yapıyor. Şakir Kurtulmuş un
kuşları ve kelebekleri bile ürkütmeyen şiir sesi bu kitapta oldukça belirginlik
kazanıyor. Bir şiiri ezbere okuyan kuşlar gördüm diyorsa bir şair bu
tanıklığa gönülden inanmak lazımdır.
Ölü Kâhinin Günlüğünden: 1990 doğumlu bir şairin, Berat
Bıyıklı nın Yedi İklim dergisinden çıkan ilk kitabı. Suyun suya göz kırptığı
aralığı dikkatlerimize sunan bir şair yarınların iyi şairi olmaya
namzettirler. Beni bu ümide taşıyan şey de budur.
Hafif Demir Kapılar: Okur Kitaplığı ndan çıkan bir ilk
kitap. Rabia Gelincik in dört kapıdan oluşan şiirleri. İnancın ve dini duyarlıkların
yer yer kısık ateşte kaynatıldığı şiirler yazıyor Rabia Gelincik. Ben en çok
Mezar Kuşları nı sevdim. Okuyun siz de seveceksiniz.
Gül Tableti: Bu denli şiir yazıldığı için midir bilmem o
kadar şeamete rağmen üzerimize taş yağmıyor. Gül tabletleri yağıyor. İshak
Aslan ın şiir kitabı sekiz bölüm, sekiz tabletten oluşuyor. Kitap Ege
Denizinde Boğulan Göçmen Çocukların Son şarkısı ile sona eriyor. Gül
tabletinden midir bilmem okuyunca elinde ve dilinde gül kokusu kalıyor bu
kitabı.
Rahat Makine: Şule Yayınları şiir dizisinden çıkan bir
başka yeni kitap. Krizi havadan da gelse denizden de gelse atlatabileceğimiz
bir kitap. Emirhan Kömürcü ye ait. Kömürcü bir Karabatak Dergisi şairi. Ne
yalan söyleyeyim ben kitapta en çok Hastanenin Önünden Taksiye Binen Ölü yü
sevdim. Var mısınız krizi Emirhan Kömürcü nün dizeleriyle aşalım:
bir tek acı eksikti ben ölürken/ kemiklerim eksikti/
gökdelenler serumun üstünde bocalandı/ yalnız otobüsü bekleyen gözlerin
eksikti.