AKP ile MHP nin başörtüsüne kısmi ve sınırlı özgürlük getirme girişimi ile bunu önlemeye çalışan laikçilerin sergilediği tavır, bu arada söyledikleri sözler kitap haline getirilse ortaya trajikomik bir şey çıkar.

Karşılıklı açıklamalarda öylesine anlamsızlıklar var ki insan izlerken şaşırıp kalıyor. AKP ve MHP olayı başlangıçta  inanç özgürlüğü olarak takdim ediyorken bir de bakıyorsunuz yapılan iş inanç özgürlüğünü sağlamaktan çıkıyor, ninemin bağladığı örtüye özgürlüğe takılıp kalıyor. Yine açıklamalara bakıyorsunuz sanki bu ülkede yıllardan beri yasak olan başın örtülmesi değil açılmasıymış gibi ilgililerin açıklamalarında başı açık olanların güvence altında olduğunu ispat bakımından bir yemin etmedikleri kalıyor. Başını açana bu memlekette bir şey söyleyen mi var Buna kim şahit olmuş da başı açıkların teminat altına alınması tartışılıyor

Başörtüsüne karşı olanlar bir bakıyorsunuz başörtüsüne değil de türbana karşı olduklarını savunuyorlar ama sokağa döküldüklerinde türban değil başörtüsüne karşı olduklarını haykırıyorlar. Kısacası karşılıklı olarak bir dizi çelişki ve samimiyetsizlik sergileniyor.

Herkes ne istediğini açık yüreklilikle ortaya koysa ne başörtüsüne karşı olanlar bağlama şekline takılıp kalır ne de AKP ve MHP "Biz türbanı değil başörtüsünü, daha doğrusu ninelerimizin bağladığı başörtüsüne ve şekline üniversitede serbesti getiriyoruz" gibi birtakım dolambaçlı yollara başvurmak zorunda kalırlardı.

Ninemin bağladığı şekildeki başörtüsüne üniversitede serbestlik getirdiklerini söyleyenler şöyle durup bir düşünseler, acaba nineleri üniversiteye gidecek olsaydı evde ve tarlada çalışırken bağladığı başörtüsü şeklini devam ettirir miydi Bugün başı ötülü olarak üniversitede okumak isteyen kızlarımızda memleketlerinde tarlaya gittiklerinde okulda bağladıkları gibi başlarını örtebilir, bağlayabilirler miydi Bir başka ifade ile okul ve işyeri kıyafeti ile ev ve tarladaki kıyafet aynı olabilir mi

Demek istediğim o ki, başörtüsünü belli bir kalıba sokmak doğru da değildir mümkün de değildir.

Karşılıklı birtakım alttan alma taktikleri uğruna işin cılkını çıkarmaya kimsenin hakkı yoktur. Ne başörtüsüne karşı çıkanların savundukları doğrudur ne de türbanın yerine ninemin başörtüsünü getirdiklerini ileri sürenlerin yaptığı iş inanç özgürlüğüne destek vermektir.

Hemen belirtelim ki başörtüsüne karşı olanların gerçek niyeti laikliği korumak olmadığı gibi üniversitede başörtüsüne özgürlük getirmek iddiasında olanların yaptığı şey söyledikleri ile çelişiyor.

Niçin ninemin bağladığı şekle özgürlük getiriyorsunuz da genç kızlarımızın şeklini dışlıyorsunuz Bu hakkı nereden alıyorsunuz

Uzattığı saçlarını arkadan bağlayan, kulaklarında küpesi olan bir genç ile, başı örtülü ve açık bayanlar otobüste birlikte işlerine gidip geliyorlar ama aralarında hiçbir sürtüşme olmuyor. Bazen yan yana oturuyor bazen ayakta omuz omuza işlerine ya da evlerine gidiyorlar. Demek istediğim o ki toplum olarak farklılıklardan dolayı fertler arasında bir sıkıntı yok. Sıkıntı sadece belli bir azgın azınlıkta var ve onlar ortalığı karıştırıyorlar. Bir diğer ifade ile toplumu kendilerine benzetmekte ısrarcı olanların toplumu germesi söz konusu. Bu kesimin cahil ve güdülmeye muhtaç kabul ettiği halk çok daha anlayışlı ve hoşgörülü ama kendilerini aydın ilan eden bazı okumuşlar halkımızın çok gerisindeler. İşte bu tezat başörtüsü konusunda çok daha net görülüyor. Bu tezat başörtüsü konusunda yapılan açıklamalara da yansıyor. Ortaya çok ciddi bir samimiyetsizlik görüntüsü çıkıyor.