Gıda güvenliği tartışmalarının odak noktasında yer alan et ve et ürünlerinde artan tağşiş iddiaları, tüketiciyi her geçen gün daha da endişelendiriyor. Özellikle açıkta satılan veya menşei tam olarak bilinmeyen kıymalardaki hile şüphesi, mutfak alışverişlerinde büyük bir soru işaretine dönüşüyor. Ancak uzmanlar, tezgahlardaki ürünlerin kalitesini ve doğallığını anlamanın sanıldığından çok daha kolay olduğuna dikkat çekiyor. Sadece birkaç küçük detaya odaklanarak sağlıklı ve güvenilir ürünü seçmek, aynı zamanda gıda sahtekarlıklarının da önüne geçmek mümkün hale geliyor.

RENK DEĞİŞİMİ EN BÜYÜK UYARI SİNYALİ

Kalitesiz veya beklemiş bir ürünü ele veren ilk detay tezgahtaki görünümünde gizli. Taze ve sağlıklı bir kıymanın kendine has canlı bir kırmızı tonda olması gerekiyor. Renginde matlaşma başlayan, gri tonlara dönük veya gereğinden fazla yapay, tek tip bir görünüme sahip olan etler, kalitesinin düştüğünün en net göstergesi olarak kabul ediliyor.

KOKUSUNDAKİ O DETAYA DİKKAT

Görselliğin ardından en belirleyici ikinci unsur ise ürünün kokusu olarak öne çıkıyor. Doğal ve taze bir etin yalnızca kendine has, hafif bir kokusu bulunuyor. Ancak bozulma evresine geçmiş veya raf ömrünü uzatmak için çeşitli katkı maddelerine maruz kalmış ürünlerde, ekşimsi ve genzi yakan ağır bir koku hissediliyor.

SAHTE ÜRÜN KENDİNİ TAVADA ELE VERİYOR

Kıyma alırken fark edilmeyen hileler, pişirme aşamasında tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkıyor. Tavaya alındığında gereğinden fazla su salan, dağılmak yerine bütünleşerek süngerimsi bir dokuya bürünen kıymalar, içerisine su veya farklı yabancı maddeler karıştırıldığını kanıtlıyor. Isı gördükten sonra hacminde yaşanan aşırı küçülme de ürünün doğallığından şüphe etmek için yeterli bir sebep sayılıyor. Uzman isimler, gıda güvenliğini tehlikeye atmamak adına vatandaşların alışverişlerini mutlaka güvendikleri kasaplardan veya yetkili satış noktalarından yapması gerektiğinin altını çiziyor.

Muhabir: Haber Merkezi