Mevsim kış. İçinde bulunduğumuz anlar için beklediğimiz nice günler oldu, sıcak demler geride kaldı artık bu günden sonra bizi bekleyen vakitler hep soğuk olacak.Fikirler için kış mevsiminden daha iyi bir zaman olamaz. Havanın soğuk olması düşünceler içinde değişiklikleri peşi sıra getiriyor. Yıllar geçince anladığım bir hakikat de zıtlar arasındaki ahenk. Hayat enerjisini buradan alıyor; önceleri pek de farkında olmadığım bu düşünce zamanla kendini o kadar sık göstermeye başladı ki şaşırmamak mümkün mü

İyilik kötülük, güzel çirkin, faydalı zararlı gibi sizin de hemen aklınıza gelen onlarca kavram yok mu Yaşam denilen o sır kendini burada gizlemiş olmasın.

İnsan arzuları ile hayatı yönlendirirken ona bazı duygular da eşlik ediyor. Ümit bir ışık, bu ışık önce kendini sonra da etrafı aydınlatıyor; ümit ışığı sönmeye görsün işte o zaman kızılca kıyamet kopuyor. İslam dini insan için en önemli faktör olarak hep ümit olgusunu ön plana çıkartır. Allah tan ümit kesilmez ifadesini hiç ama hiç dilimizden düşürmüyorsak elbet bir sebebi olmalı değil mi

Sevgi ile tamamlanmayan hiçbir iş insana mutluluk getirmez.

Aşk hayatın yolu yordamı; aşk bir kalbe girmeye görsün orada neler yapar neler. Muhabbet yolumuz bu, yol insanı Allah a kadar götürür ve orada ebedi mutluluk başlar.

Arzu, ümit, aşk dedik yola koyulduk ve buralara kadar geldik.

İşte hayat enerjisi denilen o sır bu satırlarda gizli; insan olarak yapmamız gereken bu sırları tamamlayacak erdemi bulmak. İnsan olarak kendi kıymetimizi bilmezsek bunun ağır bedelleri ile karşılaşıyor sonunda bizi bekleyen pişmanlıklarla hayatımızı kaybedebiliyoruz.

Hayatın değişen telaşı o kadar fazla ki çoğu insan bu telaşeyi kıyamet olarak düşünüyor ama hiçbir olaydan de ders almıyor. Şöyle etrafımıza baktığımızda gördüklerimize inanmakta şaşırıyor, olup bitenlerin sonuçlarının bu kadar hayatımızı etkileyebileceğini düşünemiyoruz. İyi olanı sizinle paylaşmak istiyorum ama bunun da kendi doğal yapısı içinde bir bedel taşıdığını sanırım siz de biliyorsunuz. Hayat işte hep böyle aslında, muhakkak bir tarafta bulunma zorunluluğu gerekiyor. Müslüman olarak yerimiz belli; bu hep Hakk ın yanı olmalıdır.

Varlığımızın özünde bizimle olan o sır gönülleri aydınlatıyor.

Kendimize ulaşan bir yol var; bu yol ezelden ebede orada duruyor ama ona ulaşmak için her insan kendi dünyasından hareketle bin bir müşkülle karşılaşmak zorunda kalıyor; bundan kaçış yok, o zaman içinde kendimizle şekillendiğimiz bu yolu iyi tanımalı, yolda olmanın erdemini fazilet bilmeliyiz.