İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi tarafından verilen bu emsal hükümle birlikte, uzun süredir aynı mülkte oturan kiracılar için "gerekçesiz çıkarılamama" güvencesi resmen ortadan kalkmış oldu.
Tahliye İçin "Gerekçe" Sunma Zorunluluğu Bitti
Yakın zamana kadar mülk sahipleri, kiracılarını evden çıkarabilmek için yasalara uygun, somut bir mazeret bildirmek zorundaydı. "Almanya'dan oğlum gelecek", "kendim oturacağım" veya "ev satıldı" gibi gerekçelere dayandırılan bu zorunluluk, yeni karar doğrultusunda 10 yıllık süreyi dolduran sözleşmeler için tamamen esnetildi. Artık mülk sahipleri, hiçbir mazeret sunmadan, sadece kendi inisiyatifleriyle kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshetme hakkına sahip.

Kritik Kural: 3 Ay Önceden Noter İhtarı
Ev sahiplerinin bu yeni haktan faydalanabilmesi otomatik olarak gerçekleşmiyor; sürecin kanunlara uygun işletilmesi şart. Gerekçesiz tahliye yolunun açılabilmesi için, sözleşmedeki yasal uzama periyodunun bitmesinden en az 3 ay önce kiracıya noter aracılığıyla resmi bir ihtarname gönderilmesi gerekiyor. Bu yasal bildirim süresini kaçıran mülk sahipleri, sözleşmeyi feshedebilmek için bir sonraki dönemin bitmesini beklemek durumunda kalacak.
Süreci Uzatma Taktiği İşe Yaramayacak: Karar Kesin
Kiracıların tahliye işlemlerini yavaşlatmak ve zaman kazanmak adına sıklıkla başvurdukları "davayı Yargıtay'a taşıma" yöntemi de bu emsal kararla birlikte geçerliliğini yitirmiş durumda. İstinaf mahkemesinin verdiği bu hüküm kesin nitelik taşıdığı için dosyanın temyiz (Yargıtay) süreci kapalı tutuluyor. Mahkemeden tahliye kararı çıktığı an itibarıyla süreç yasal olarak son buluyor ve kiracının taşınma zorunluluğu kesinleşiyor.
Hukuk çevrelerinde mülkiyet haklarının korunması bağlamında büyük bir adım olarak değerlendirilen bu gelişme, sosyal medyada da "Mülk sahibinin evini kiracıya tapulayacak hali yok" şeklinde yorumlanarak ev sahiplerinden büyük destek gördü.
Kimler Risk Altında? Süre Nasıl Hesaplanacak?
Kiracılar için tehlike çanları, başlangıçta yapılan 1 yıllık ilk kontratın ardından gelen 10 yıllık uzama süresinin, yani toplamda 11 yılın dolmasıyla birlikte çalmaya başlıyor. Matematiksel olarak ifade etmek gerekirse; 2015 yılı ve öncesinde imzalanmış kira sözleşmesine sahip olan ve halen aynı evde oturan kiracılar, her an ev sahiplerinden gelecek bir tahliye ihtarnamesiyle karşılaşabilir. Hukukçular, her iki tarafın da hak kaybı veya mağduriyet yaşamaması adına ellerindeki mevcut kira kontratı tarihlerini dikkatlice incelemelerini tavsiye ediyor.





