Şehrin meydanında bir adam, herkesin gözleri önünde kendini yakacağını söylese ve benzini üstüne döküp çakmağı eline alsa, herkesin yüreği ağzına gelir.

İtfaiyeye ve polise haber verilir.

İtfaiye arabasının o kulakları patlatan, yürekleri hoplatan sesi, hızı, hortumu, baltası, merdiveni, maskesiyle bir gelişi vardır ki alkışı binlerce kere hak eder.

Yenikapı’da balık pazarının orada kendini yakmak isteyen adamın üzerine polis memuru atladı ama adam çakmağı çaktı.

İkisinin de elbiseleri alev almıştı.

Haberlerde seyrettiğim o polis, beni çok etkilemişti.

Başta kendim olmak üzere, yakınlarım, mahallem, şehrim ve bütün insanlık inkâra, harama, talana, yalana, faize, soyguna, dalarak sonsuz senelerde cehennemde yanmak için koşarken ben, başta kendime ve çevreme o polis gibi, itfaiye eri gibi davranamıyorum

Bazen kendini sessizce yakanlar da olmuştur.

Beş dakika içinde yanar ve öbür dünyaya gider.

İtfaiye eri kadar eğitimli, çevik, atik, işini bilen, kendini tehlikeye atarak kurtarmaya çalışan kaç insanımız var?

Körpecik dimağa sahip çocuklar, İslam eğitiminden geçirilmeden hangi inkârcı eğitime teslim edilirse onun mikrobuyla hastalandırılır ve bu dünyada Kelime-i şehadetle temizlenmeyen o insanlar, cehennem ateşinde sonu gelmez senelerde yanarlar.

İşte bu duruma Müslüman yüreği dayanmadığından bütün insanlığın Müslüman olması için malını ve canını bu cehennem yolunun üzerine yığar ve cehenneme düşmeyi engellemeye çağırır.

Rabbimiz haber veriyor:

“Onlar/müşrikler ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle Cennete ve mağfirete çağırır. O ayetlerini insanlara açıklar, umulur ki düşünüp ibret alırlar.” (Bakara süresi ayet 2/221)

Sevgili peygamberimiz de bu ayete göre hareket ederken:

“Benim ve sizin haliniz şuna benzer: adamın biri karanlık gecede ateş yakınca kelebekler o aleve doğru hücum ettiklerinde o ateş yakan adam, kelebekler yanmasın diye onların ateşe doğru uçmalarını engeller ya işte ben de sizin cehenneme hücum etmemeniz için kemerlerinizden tutuyorum” demiş. (Buhari, sahih, Rikakbab 26, hadis 6118, Müslim Sahih, fezail, bab 6, hadis 2284, Tirmizi, Sünen, 5/154 hadis 2874)

Kelebekler, aslında ateşe âşık değillermiş.

Onlar ışığa âşıkmışlar.

Ateşte de ışık olduğundan ona atılırlarmış.

Hiçbir insan da cehennem ateşinde yanmak istemez ama inkârın, şirkin, haramın, yalanın, rüşvetin, faizin, zulmün, soygunun, sömürünün, katliamın… Kendine göre bir çekiciliği olduğundan akılsızlar, üç günlük dünyalarında kendilerini yaratana değil de kendileri gibi birinin kurallarına uyarak kula kulluk şirkine bulaşarak, haramlara dalarak kendilerini yaktıklarının farkına ancak yandıklarında varacaklar ama o zaman “eyvaaaah” demenin faydası olmayacak.

Biz yine o rahmet ve şefkat peygamberi Sevgili Peygamberimiz, Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellemin yolundan giderek mal ve canımızı cehenneme akan selin önüne set yapalım.

Başta kendimiz olmak üzere kaç insan kurtarırsak kârdır.