Hükümetin, Başbakan Erdoğan‘ın Yüksek Askeri Şûra‘da kararlı davranmasını yine "AKP‘nin orduyu denetimine alma girişimi" olarak görenler olacaktır.

Ergenekon davaları ile başlayan, Balyoz darbe planı davasıyla en yüksek noktasına ulaşan soruşturma süreçlerini de aynı kesim "orduyu yıpratma girişimi" olarak görmeye devam ediyor... Batı demokrasilerinde askerler "sivil siyasi iradeye" bağlıdır ve o iradenin denetiminde çalışır; siyasetin alanlarına girmezler, kendi tehlike anlayışlarına göre "vatan haini" tespit etmezler. Son sancılar, Türkiye‘de de bu düzene geçişin kaçınılmaz sancılarıdır. Kuşkusuz ki yarım yüzyıllık bir alışkanlıklar sistemini değişmesi kolay değildir, ama Türkiye, askeriyle siviliyle bunu başarmak zorundadır. YAŞ‘ın ardından "kim kazandı kim kaybetti" yorumları yapılmasının, yeni husumet alanları yaratılmasının anlamı yoktur. Olması gereken oldu, kazanan da "demokratik sistemin mantığı"dır.  (OKAY GÖNENSİN / VATAN)

Muhabir: Haber Merkezi