Günlerdir kendi ürettikleri sanal kahraman Ata Türk ün ölümü üzerine sahte ağıtlar düzen, timsah gözyaşları dökerek sorumluluktan kaçtıklarını zanneden televizyon kanallarının ne kadar iki yüzlü davrandıklarını ibretle seyretmekteyiz.

Sırtına giydiği şöhret gömleğini taşıyamayan Ata Türk ün ölümünün televizyonlarımızın yayıncılık anlayışında hiçbir değişikliğe neden olmadığını açıkça görmekteyiz. Televizyon ekranlarında seyredenleri sinirlere garkeden çaçaron Kaynana Semra Hanım ve oğlu Ata Türk ü sade vatandaşlıktan şöhret basamaklarına tırmandıran Gelinim Olur musun kategorisindeki programların, yaşanan bu trajedinin ardından yayından kaldırılacağını bekleyenler yine hayal kırıklığına uğradılar. Çünkü, Kanal D ekranlarında geçtiğimiz hafta sonu, Ebru Akel in sunuculuğunu üstlendiği "Hayaller Gerçek Oluyor" adıyla yeni bir Gelinim Olur musun formatında programın yayınına başlandı. Üstelik gelin, damat ve kaynanacılık oynamak için bu eve girenler, çok daha uzun bir maratona çıkacaklarmış. Hayaller Gerçek Oluyor evinde Türkiye nin yeni şöhretleri olmaya aday vatandaşlar, dokuz ay boyunca izleyenlerin karşısında olacaklarmış

Hayırlı, uğurlu olsun ( ) Peki nerde kaldı bu kadar tartışma İnsanları bir anda şöhret basamaklarına çıkarıp işi bittikten sonra kenara koyan, ürettikleri kahramanların sırtından reyting ve para devşiren bu yayıncılık anlayışının, yaşanan trajedinin ardından gözden geçirilmesi gerekmiyor muydu

Ata Türk ü ölüme götüren süreci hazırlayan, besleyen bu çürümüş medya zihniyetinin, yeniden yapılandırılması gerekmiyor muydu Demek ki, günlerdir yaptığımız tartışmaların hepsi boşunaymış

Ata Türk ün ölümü için günlerce göstermelik sorumlular arayan medyamız, kahraman üretip tüketmek ve insanları reyting değirmeninde öğütmekten başka bir iş bilmezmiş. "Ne yapalım, halkın tercihi bu Onlar talep ediyor, biz veriyoruz" diyerek sorumlu yayıncılık anlayışından kaçan, ürettikleri kepazelikleri reyting kılıfıyla halkın omuzlarına yükleyen programcıları, şiddetle kınıyor ve protesto ediyoruz. Türk halkı bu pespayeliklere ve kepazeliklere mahkum değildir Amerika dan veya Avrupa dan apart ettikleri programlarla halkın tercihlerini yönlendirmeye kalkışan, özgün düşünceler üretmek yerine reyting almış yapımları taklit ederek izleyenleri kalitesizliğe mahkum eden bu programcılık anlayışının artık sonu gelmiştir.

Türkiye de televizyon ekranlarına program üretenlerin reyting adına kalitesizlikten beslenen anlayıştan vazgeçmeleri ve izleyenlere gerçekten bir şeyler kazandıran programcılığa geçiş yapmaları gerekiyor. Televizyonlarımızın ana haber bültenlerine magazinciliği monte eden, türlü soytarılıkları reyting adına önümüze getiren kişi Reha Muhtar dı. Reha Muhtar, ekranlardan uzaklaştı, ama, onun bıraktığı kötü miras, tüm ağırlığıyla her televizyonun ana haber bülteninde devam ediyor. Eğer, o günlerde reyting adına öbür televizyon kanalları Reha Muhtar ı taklit etmemiş olsalardı, bugün pespaye magazincilik ve televole kültürü belki de bu kadar yaygın olmayacaktı. Demek istediğimiz şu: Reyting adına birbirinizi taklitten vazgeçin

Özgün ve güzel bir program ekrana getirdiniz de, bu halk seyretmedi mi