Muhterem Müslümanlar!

Ta, Hz. Âdem (a.s.)’ın yaratılışından bu yana, küfrün tevhid inancına karşı koyma siyaseti çeşitli kılıklarla zamanımıza kadar gelmiştir Zamanımızda da İslam’ın hâkimiyetini önlemek ve “la ilahe illallah” davasının gönüllerde taht kurmasına mani olmak için küfür, her türlü imkânlarını kullanmaktadır.

Muhterem Kardeşlerim!

Küfrün Müslümanlığı yıkmak için kullandığı metotlardan bazıları şunlardır:

Küftün Emperyalist Siyaseti: Kâfirler dünyanın her tarafına hükmetmek için devamlı yayılma siyaseti gütmektedirler. Girecekleri yere önce kültürlerini sokup bununla o milleti uyuşturmaktadırlar. Kültür emperyalizmi budur; milleti bozmanın ilk adımı, o milleti kendi öz kültüründen koparmak böylece sokulması gereken kültürü yerleştirmektir. Milletimizi bozmak için memleketimizde ilk adım böyle atılmıştır. Bizi kültürümüzden manevi mirasımızdan, Kur’an’ımızdan, sünnetimizden kopardılar. Benliğimizden ayırdılar. Nasıl geldik buralara: Önce Kur’an ile olan irtibatımızı kestiler.

Şu cemiyetimize bakın: Bu insanlar Peygamberini örnek almıyor. Örnek aldıkları Allah’ın düşmanları. Zira basın ve yayınla bu milletin evlatlarına eşkıyalığın nasıl yapılacağı, hırsızlığın, arsızlığın, ırza tecavüz ve ahlaksızlığın yapılış tarzları telkin edildi. Anadolu’nun en ücra köşesindeki bir kız Avrupa’nın bilmem hangi artistini kendi Peygamberinden daha çok tanıyor, seviyor ve onun gibi olmaya özeniyor. Çünkü seyrettiği televizyonda ona hep onlar anlatıldı, kendi Peygamberi anlatılmadı, anlatılmıyor da. Bakınız şu hale: Bu kız örnek aldığı artist gibi olmak için babasının cebinden parasını çalıyor ve İstanbul’a kaçıyor. Gayesi, o artist gibi olmak. İstanbul’a geldiğinde bu sıfatı kapamıyor bu kız bu defa çeşitli kötü tezgâhlarda hammadde olarak kullanılıyor Bir milleti kültüründen ayırırsanız kızları- erkekleri işte böyle olur.

Sen evine soktuğun gazeteni, seyrettiğin TV programlarını Kur’an’ın sansüründen geçirmiyorsan, bugüne kadar şayet olmamışlarsa, bekle karşına bu manevi hastalıklara yakalanmış çocuklar çıkacaktır. Zira batı kültürünün kökeninde bu ahlaksızlık vardır. Bu, küfrün aynı zamanda emperyalist siyasetinin silahıdır.

Küfür Müslümanı alt etmek için araya nifak sokar. Milletimizin birbirine düşmesinin sebebi bu nifaktır. Milletimizi önce partilere ayırdılar, şu partili – bu partili diye. Bu yetmedi: Şu spor takımından bu spor takımından diye böldüler. Şu’cu – bu’cu diye böldüler. Bölünmelerin ardı arkası kesilmedi. Millet birbirine düşünce küfür sultası cemiyetimizde kuruluverdi.

Küfrün Müslümanı alt etme siyasetlerinden biri de ihtisas siyasetidir. Adam üniversiteyi bitiriyor. Buna telkin edildim. İllaki adam olmak için batıda ihtisas yapmak lazımmış.

Milletin de batıya gitmeyene itimadı neredeyse yok. Gidiyor çocuk batıya. Oranın fevkine kendini kaptırıyor. Geri döndüğünde her şey değişmiş oluyor.

Zanaatkârlarımız kaliteli ürün üretmiyor. Alırken soruluyor, Avrupa mı, yerli mi? diye. Sağlam diye kafamıza nakşetmişiz.

Gerçekten haklı sebepleri var. Kâfirler, sağlam yapıyor ve daha dürüst davranıyor.

Müslüman rolündekilerin bazıları ise işin sahtesinde! Bu hareket gayr-i İslâmi itibarlı hale getiriyor.

Müslümana olan itimadı da yok ediyor. Neticede emperyalist kâfir kendi hâkimiyeti için Müslümanı kendisine hizmet ettiriyor.

Müslümanlar!

Mahşer gününde Allah (c.c.) bize kendi dinine bu derece soğuk oluşumuzun hesabını kesinlikle soracaktır. Zira “Dönüş sadece ve sadece Allah’a olacaktır.”