Erkeklerin arasında namaza durmuş yüksek bir mevkiinin başdanışmanı ve işadamının eşinin başı açık. İslâm dini buna izin vermez. Bu şekilde ne cuma namazı kılınabilir, ne de diğer günlük namazlar. Bazıları "Biz yaptık ve oldu..." diyebilirler. Nitekim bu grupla diyalog kuran cami cemaatinin: "Neden böyle namaz kılıyorsunuz " sorusuna: "Bizim içimiz temiz, düşüncemiz böyle" karşılığını vermişler. Vaktiyle laubali bir kimsenin abdestsiz namaz kılması, kendisine "Abdestsiz namaz olur mu " diyenlere "Ben kıldım ve oldu" demesi gibi.
Herhangi bir şahsın, "Biz yaptık ve oldu... Biz böyle yaparız Bizim içimiz temiz, düşüncemiz böyle" demesi, adab-ı İslamiyeye uygun değildir. Çünkü ibadetler yapılırken, ALLAH ın emri yerine getiriliyor. ALLAH ın rızası gözetiliyor. O halde onun adabına uygun olarak yerine getirilmesi en isabetlisi, en doğrusu olur. Yoksa, şahıslar, kendi arzularına göre yapmaya kalkarlarsa, hele dini esaslara dayanmazsa olmaz, emeklerine de yazık olur. Dolayısıyla, yapılan ibadet İslam adabına uygun olmalıdır. Türkiye de onbeş asırdır müslüman kadınlar İslam adabına göre ibadetlerini yerine getirmektedirler. Aklı eren hiçbir Müslüman kadın, bu tür düşüncelere razı olmayacaktır.
Başının açıklığını, bu işin abukluğunu geçtik, şimdi beni biraz meraklandıran asıl konu şu Bu yüksek bir mevkiinin başdanışmanı ve işadamının eşinin elleri göbekte namaza durmuş. Oysa hiç dini bilgisi olmayan birisi bile kadınların namaza dururken ellerini göğüs hizasından bağlaması gerektiğini bilir. Bu hanım ya hiç namaz kılmamış ya da birisi göstermemiş. Ya da başka bir niyeti var. Çünkü hem illa Cuma namazı kılacağım diye tutturuyor hem de en basit dini bilgiden bile bu kadar bigane!..
Camilerdeki cemaat safları içinde başı açık kadınların erkeklerle birlikte yer alması dinimize, şeriatımıza, fıkhımıza aykırıdır. Böyle bir şey dinde kötü bir bid at ve yeniliktir. Dört fıkıh mezhebi böyle bir şeyi kabul etmiyor. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin Sünneti ve ruhaniyeti böyle bir şeyi meşru olarak kabul etmez. Dinde yapılan bu gibi bid atler zararlıdır, kötüdür, musibet getirir.
Böyle trajikomik namazlar, çıkartılan ahir zaman fitnelerinden ve kıyamet alametlerinden biridir. Sanırım böyle bir şey 15 asırlık İslâm tarihinde ilk defa oluyor. Müslümanların bu gibi fitne tuzaklarına düşmemeleri, bu hareketlere karşı her zaman sağduyulu olmaları ve olgun, yasal davranmaları gerekir.
Bunlara yasal sınırlar içinde, en güzel uyarılar ve nasihatlerle engel olmaya çalışmak, başta Diyanet ve din hocaları olmak üzere bütün sorumluların üzerine vazifedir. Haksızlık, bozukluk ve yanlışlık karşısında susmak günahtır. Mutlaka, en güzel ve uygun bir lisan ve üslupla bu gibi bid atlere, reformculuklara, yeniliklere engel olunması ve yapanların uyarılması gerekir. Aksi taktirde fenalık artar, bugün istisnaî iken yarın genelleşebilir.
İyi bilelim ki bir devrin sonuna yaklaşmaktayız. Önümüzdeki yıllarda neler olacak Bunları yer ve tarih vererek söylemek mümkün değildir. Gaybı ancak ALLAH bilir. Ancak, ahir zamanla ilgili çok "alâmetler" belirmiştir. Bu alâmetlerden bir kısmı: Din hususunda bilgisizliğin her tarafa yayılması, sarhoşluk veren şeylerin içilmesi, zina gibi fuhşiyatın çoğalması, öldürme hâdiselerinin artması. Bunlar ilk alâmetlerdir. Bundan sonra bozukluklar, kötülükler çoğalacak ve şiddetlenecektir. Basit ve yoktan sebeplerle adam öldürülecek, adalet ve ehliyet kalkacak, haram ve helâl aranmayacak, ana-babaya isyan, kadınlara itaat artacak, insanlara hürmet ve merhamet azalacak, nasihata kulak asılmayacak, ölçü ve tartıda hile yaygınlaşacak ve herkesin şikâyet mevzuu haline gelecek, şehirlere akın artacak, binalar yükselecek, âdi ve ehliyetsiz insanlar itibar görecek, söz ve hüküm sahibi olacak, kumar, fal ve oyun âletleri çok artıp revaç bulacak, vaktin nasıl geçtiği fark edilmeyecek, israf artacak, dünya malı ve menfaati, âhiret saadetine tercih edilecektir. Öyle ki, her gelen gün, geçen günü aratacaktır. Birtakım aklı-kıtların "Her şey iyiye gidiyor, gelecek günler çok güzel olacaktır..." yolundaki pembe beyanları asılsız ve temelsizdir.