Vakti zamanında Padişah halkından sürekli vergi alıyormuş ama halkından gık çıkmıyormuş. Padişah sinirlenmiş… “Benim halkım bu kadar mı tepkisiz, neden ses etmiyorlar” deyip Vezirini çağırır ve ülkenin tek geçidi olan nehrin üstündeki köprünün girişine iki adam konmasını ve her köprüden geçenden para almasını emreder. Vezir hay hay padişahım der ve padişahın dediğini yapar… Halk köprüden her geçişinde para verir, lakin gene şikayet gelmez. Padişah sinirlenir gene vezirine emreder. Köprünün çıkışına da adam koyun çıkandan da para alsın. Köprü çıkışından da para alınır, lakin gene gık yoktur halktan… Padişah sinirlenir şöyle buyurur: “Köprünün tam ortasına bir adam koyun geleni geçeni dövsün” Vezir padişahın dediğini yapar ve köprünün ortasına adam yerleştirir köprüye giren parayı verir, köprünün ortasında dövülür, çıkarken tekrar para verir ve yoluna devam eder. Lakin hiç biri bu duruma ses etmez. Padişah iyice sinirlenir ve tüm halkın toplanmasını emreder… Nasıl olur halk bu kadar sessiz kalabilir diye merak eder. Halk meydanda toplanır… Padişah sorar “Eyyyy halkım! Var mıdır bir, şikayetiniz, var mıdır bir isteğiniz?” Halk “Haşaaa Padişahım” der. Padişah, “Hiç mi yok”. Halk, “Yoktur Padişahımm” der . Padişah sinirlenip bağırır “Eğer ki bir şikayet belirten olmazsa hepinizin kellesini vurdururum”… İçlerinden biri korka sıkıla çıkar. “Padişahım şu köprü var ya” der. Padişah “Hah evet köprü girişinde para vermek mi sıkıntınız?” Adam “Haşaaa” der. Padişah, “Peki çıkışında para vermek mi sıkıntınız?” Adam, “Haşaaaa” der . Padişah, “Ortada dövülmek mi sıkıntınız?”. Adam, “Haşaaaa” der. “E peki nedir derdiniz?” Adam derki “Padişahım Ne para vermek ne dövülmek, lakin şu ortadaki adam sayısını artırsanız da bizde hızlıca dövülüp işimize gücümüze baksak. Ortada tek adam olunca çok kuyruk oluyor çok bekliyoruz”… Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz, enflasyon, açlık, yokluk sefalet karşısındaki tepkisizliğimiz de aynen bu hikayeye benziyor. Bam Teli Yol Hikayeleri’yle Anadolu’yu karış karış dolaşan merhum Tayfun Talipoğlu, ülkemizde yaşanan sorunlar noktasında halkımızın tepkisizliği için şunu söylerdi… “Bizim insanımız başına bir şey geldiğinde, sadece içinden –hım, -hım eder…” Ne kadar doğru bir tespit! Bizim insanımızın başına gelen kötü olaylar karşısında hiçbir isyan kültürü yoktur. İsyan derken, bir yerleri basmak, sokaklarda caddelerde taşkınlık yaparak tepki göstermek, bir yerleri kırık dökmek değil elbette. Oysa başlarına gelen olaylarda insanlarımızın bir duruşu olmalı, yaşadıkları çarpıklıkları gündeme getirme noktasında bir isyan kültürüne sahip olmaları lazım. Malcolm X, “Biraz gürültü yapsan iyi olur” demişti. Gürültü yapmak ve derdimizi bir yerlere duyurabilmek. Hükümetin yanlış uygulamaları, hatalı politikalar dolayısıyla Türkiye ekonomisi çok zor durumda. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in göreve geldiği günden bu yana sıkı para politikalarıyla enflasyon çok az düşmüş gibi görünse de hissedilen enflasyon ise bunun katbekat üzerinde. Vatandaşlar, yüksek enflasyonun etkilerini çarşı pazarda, markette cüzdanlarındaki para eridiğinde çok yakından hissediyorlar. Türkiye ekonomisi derin bir kriz içinde… Başta emekliler ve sabit ücretli çalışanlar olmak üzere toplumun her kesimi son üç senelik süreçte yapılan hatalar sebebiyle kanser halini almış enflasyonun her çeşidiyle tanışmak zorunda kaldı. İnsanlarımız köprünün girişinde çıkışında para veren, ortasında dövülen Padişah’ın tebaasından farksız şekilde sesini soluğunu çıkarmıyor. Konuşuyoruz ama havaya… Konuşuyoruz ama boş… Vergi denilince yazımı sosyal medyada okuduğum bir fıkra ile bitirmek isterim… Son derece cılız bir adam lokantaya girmiş, çorba istemiş… Garson çorbasını getirmiş..: Adam limon da istemiş. Garson, “Kusura bakmayın beyim, son limonumuzu karşınızda oturan şu pehlivana verdik” demiş. Adam, “Olsun, onun kullandığı limonu bana da getirin” demiş. Garson sıkılmış limonu adama getirmiş...Lokantadaki herkes cılız adamın, pehlivanın sıktığı limondan su çıkarabilip çıkaramayacağını merak ederek bakıyormuş. Cılız adam limonu öylesine sıkmış ki, lokantadaki herkes şakırtı sesini duymuş. Bu durumu seyreden pehlivan da hemen cılız adamın yanına gelmiş. “Beyzadem, bu sıkılmış limonu böylesine nasıl yeniden sıkabildiniz? Bana adınızı bağışlar mısınız? Adam pehlivana dönmüş: “Adım Mehmet Şimşek”… Enflasyon azacak diye asgari ücrete doğru dürüst zam yapmayanlar, uygulanan sıkı para politikaları dolayısıyla, TÜİK’in açıkladığı şaibeli enflasyon rakamlarına bakarak emeklilere üç kuruş zammı reva görenler ve vatandaşlarımızın aç bi ilaç kalmasının müsebbibi olanlar bizleri böylesine limon gibi sıkıyorlar! Öyle değil mi?!
En Çok Okunanlar
Nihat Kahveci ile ilgili şok gelişme! Eşi açıkladı
Volkswagen'de tarihi kriz: 100 bin kişi işten çıkarılıyor
Guinness Rekorlar Kitabı'na giren ünlü oyuncu! Kur’an-ı Kerim’den nasıl etkilendiğini anlattı! “Kur’an’ın Sadeliğini Sevdim. Kur’an Çok Net.” İşte o ünlü oyuncu…
Nihat Kahveci'ye gözaltı! Lüks restoranda şiddet iddiası
İlber Ortaylı’nın İstanbul’da kaç evi çıktı? Kızı, İlber Ortaylı ile ilgili projeyi açıkladı! İşte merhum ortaylı ile ilgili son ayrıntılar…
Sarı Kovboy: Tam bir deli dumrul! Nedir Deli Dumrul vak’ası? Bu haydutluğu başarırsa… İkinci adımımını da biz açıklıyoruz
Adalet Bakanı Gürlek'ten Haluk Levent itirafı! Kaçma girişimi oldu
Kılıçdaroğlu canlı yayında açıkladı: ''Kim CHP'yi bölüyorsa Erdoğan'a hizmet eder''
Haluk Levent'in kumarhane görüntüleri sızdı
Erbakan Hoca’nın alkışladığı o konuşma! Merhum Yazıcıoğlu hangi mesajları verdi? Dosyası yıllar sonra yeniden mercek altında