İsrail'de seçim atmosferi giderek sertleşirken Başbakan Binyamin Netanyahu'nun siyasi geleceği, Likud'un anketlerdeki durumu ve hükümetin Suriye politikası tartışmaların merkezine yerleşti. İdlib'in doğusundaki Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü'ne 18 Ağustos'ta düzenlendiği belirtilen saldırının ardından muhalefetten Netanyahu'ya yönelik eleştiriler yükselirken, dış politika ve güvenlik konularının seçim kampanyasında nasıl kullanılacağı da gündeme geldi. Peki, İsrail seçimleri ne zaman yapılacak, Netanyahu yeniden aday mı, Likud anketlerde kaç sandalye alıyor ve tartışmalı seçim afişinde neden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafı kullanıldı?

İsrail Seçimleri Ne Zaman Yapılacak, Netanyahu Aday mı?

İsrail'de genel seçimlerin 27 Ekim 2026 tarihinde yapılması bekleniyor. Seçim takvimi yaklaşırken siyasi partilerin kampanyaları ve olası koalisyon senaryoları ülke siyasetinin en önemli gündem maddeleri arasında bulunuyor.

Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud, iktidarını sürdürmek amacıyla seçim çalışmalarına devam ediyor. Netanyahu'nun liderliğini yaptığı partinin seçim performansı, yalnızca Likud'un geleceğini değil, seçim sonrasında kurulabilecek hükümetin yapısını da doğrudan etkileyebilir.

İsrail'in parlamenter sisteminde başbakan doğrudan halk tarafından seçilmiyor. Seçmenler siyasi partiler için oy kullanıyor ve 120 sandalyeli Knesset'teki çoğunluk dengesi hükümetin kurulmasında belirleyici oluyor. Bu nedenle Netanyahu'nun yeniden başbakan olabilmesi, Likud'un aldığı oyun yanı sıra seçim sonrasında oluşturabileceği koalisyona da bağlı.

Likud Anketlerde Kaç Milletvekili Çıkarıyor?

Seçime doğru yaklaşılırken kamuoyu araştırmaları Netanyahu açısından yakından takip ediliyor.

Aktarılan Kanal 13 anketine göre Likud'un 120 sandalyeli Knesset'te 23 milletvekilliği kazanabileceği tahmin ediliyor. Bu sonuç, partinin mevcut 32 sandalyesiyle karşılaştırıldığında önemli bir gerilemeye işaret ediyor.

Ancak İsrail'de tek bir partinin performansı hükümet hesabını ortaya koymaya yetmiyor. Netanyahu'nun yeniden hükümet kurabilmesi için kendisini destekleyebilecek partilerle birlikte en az 61 milletvekiline ulaşabilecek bir blok oluşturması gerekiyor.

Dolayısıyla seçim gecesinin ardından gözler yalnızca Likud'un sandalye sayısında değil, Netanyahu yanlısı ve karşıtı blokların toplam sandalye dağılımında olacak.

Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü Saldırısı Neden Tartışılıyor?

Seçim atmosferinin dış politikayla kesiştiği başlıklardan biri Suriye'deki Ebu Zuhur Askerî Hava Üssü oldu.

İdlib'in doğusunda bulunan üsse 18 Ağustos'ta saldırı düzenlendiği belirtilirken, gelişme İsrail iç siyasetindeki güvenlik tartışmalarına da yansıdı.

Muhalefetteki bazı isimler, Netanyahu hükümetinin Suriye'ye yönelik askerî politikasını seçimlerden bağımsız değerlendirmiyor. Hükümet cephesinin güvenlik gerekçeleri ile muhalefetin siyasi motivasyon iddiaları böylece seçim kampanyasının tartışmalı konularından birine dönüştü.

Bununla birlikte, bir askerî operasyonun seçim amacıyla gerçekleştirildiği iddiası kanıtlanmış bir olgu olarak değil, Netanyahu'ya yöneltilen siyasi bir eleştiri olarak değerlendirilmelidir.

Yair Golan'dan Netanyahu'ya Eleştiri

İsrail Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, saldırının ardından Netanyahu hükümetine yönelik eleştirilerde bulunan siyasi isimler arasında yer aldı.

Golan, Netanyahu'nun askerî gücü siyasi amaçlarla kullandığını savunurken, Suriye'deki gelişmeler üzerinden Türkiye ile gerilimin artırılmasının İsrail açısından risk taşıyabileceği görüşünü dile getirdi.

Bu açıklamalar, seçim kampanyasında Türkiye ve Suriye başlıklarının yalnızca dış politika meselesi olmaktan çıkarak iç siyasi tartışmanın da parçası hâline geldiğini gösterdi.

Ehud Barak'tan Türkiye Mesajı

Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak da Netanyahu'nun izlediği politikayı eleştiren isimler arasında bulunuyor.

Barak, seçimler yaklaşırken güvenlik konularının siyasi gündemde daha görünür hâle geldiği değerlendirmesinde bulundu. Türkiye ile doğrudan çatışmacı bir yaklaşım yerine diplomatik mekanizmaların kullanılması gerektiğini savundu.

Barak'ın, Türkiye'nin Esed yönetimindeki Suriye veya İran ile aynı kategoride değerlendirilemeyeceğini belirterek ABD koordinasyonunda diplomatik temasların kullanılabileceğini ifade ettiği aktarıldı.

Eski başbakanın Netanyahu için kullandığı "Netanyahu tamamen raydan çıktı" sözleri de İsrail'deki siyasi tartışmanın sertliğini ortaya koydu.

Netanyahu'nun Partisi Likud'un Seçim Afişi Neden Tartışma Yarattı?

Seçim kampanyasının dikkat çeken gelişmelerinden biri de Likud'a ait olduğu belirtilen reklam panosu oldu.

Tel Aviv'de sergilenen afişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafının kullanılması Türkiye'de de dikkat çekti.

Afişte Erdoğan'ın yanı sıra İran'dan, Hizbullah'tan ve ABD siyasetinden bazı isimlerin fotoğraflarına yer verildiği aktarıldı.

Görsellerin üzerinde ise "Onlar Netanyahu'nun kaybetmesini istiyor. Kazanmalarına izin vermeyin." mesajı kullanıldı.

Söz konusu kampanya, Netanyahu'nun seçim stratejisinde dış politika ve güvenlik konularının önemli bir yer tutacağı yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.

Erdoğan'ın Fotoğrafı Likud Afişinde Neden Yer Aldı?

Likud'un seçim mesajında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fotoğrafına yer verilmesi, Türkiye-İsrail ilişkilerinde son dönemde yaşanan siyasi gerilimler bağlamında değerlendiriliyor.

Afişin temel mesajında, Netanyahu'ya karşı olduğu düşünülen dış aktörlerin seçmen nezdinde bir arada gösterilmesi dikkat çekiyor. Böylece Netanyahu'nun siyasi geleceği ile İsrail'in dış politika ve güvenlik meseleleri arasında doğrudan bir bağ kuruluyor.

Ancak afişte kullanılan siyasi mesajın Likud'un kampanya söylemini yansıttığını, burada gösterilen kişilerin ortak hareket ettiğini kanıtlayan bir unsur olmadığını ayırmak gerekiyor.

İsrail'de Başbakan Nasıl Belirleniyor?

İsrail seçimleriyle ilgili sık karşılaşılan yanlış anlaşılmalardan biri, başbakanın doğrudan seçildiği düşüncesi.

Seçmenler 120 üyeli Knesset'in oluşumunu belirlemek üzere siyasi partilere oy veriyor. Seçim sonuçlarının ardından hükümeti kurabilecek çoğunluğun ortaya çıkarılması gerekiyor.

Bu nedenle en fazla oyu alan partinin liderinin otomatik olarak başbakan olması garanti değil. Koalisyon görüşmeleri sonucunda en az 61 milletvekilinin desteğini sağlayabilecek siyasi blok, hükümetin kurulmasında belirleyici konuma geliyor.

Netanyahu açısından da kritik soru yalnızca Likud'un birinci parti olup olmayacağı değil, seçim sonrasında 61 sandalyelik çoğunluğu sağlayabilecek ortakları bulup bulamayacağı olacak.

Netanyahu İçin 2026 Seçimleri Neden Kritik?

Netanyahu uzun yıllardır İsrail siyasetinin en belirleyici isimlerinden biri olmasına rağmen, 2026 seçimlerine oldukça yoğun siyasi tartışmaların yaşandığı bir atmosferde giriyor.

Likud'un anketlerdeki seyri, muhalefetin Netanyahu karşıtı kampanyası, güvenlik politikaları, Suriye'deki gelişmeler ve Türkiye ile ilişkiler seçim gündeminin öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor.

Bu nedenle 27 Ekim 2026 seçimlerinin, yalnızca yeni Knesset'in sandalye dağılımını değil, Netanyahu'nun siyasi kariyerinin bundan sonraki dönemini de belirlemesi bekleniyor.

Muhabir: Haber Servisi