Suriye ile İsrail arasındaki barış görüşmeleri Başbakan Erdoğan ın arabuluculuğu ile başlamış.. Ve bu görüşmeler Başbakan başta Erdoğan olmak üzere taraflara "Nobel Barış Ödülü" getirebilirmiş.. Medyada bu tür haberler sıkça çıkmaya başladı. Hemen belirteyim ki, bölgede barışın sağlanmasına kimsenin karşı çıkması mümkün değildir.. Ancak, bunun mümkün olup olamayacağı hususunda farklı görüşler vardır ve şahsen İsrail in kalıcı bir barıştan yana olduğunu düşünenlerden değilim... Bir Arap televizyon muhabirinin benzer bir sorusuna verdiğim cevap da bu çerçevede oldu.

Niçin İsrail bölgede adil ve kalıcı bir barıştan yana olmaz

İsrail in barış istememesinin çeşitli sebepleri vardır.. Birincisi Siyonist ideoloji buna imkan vermez.. Çünkü, Siyonistlere göre Nil den Fırat a kadar olan topraklar Tanrı tarafından Yahudilere vaad edilmiş topraklardır.. Bu topraklar ele geçirilerek büyük İsrail in kurulması her siyonistin hedefi ve idealidir. Böyle olunca İsrail in barış istemesi mümkün olabilir mi Zaman zaman barış taraftarı görünmesi ya dünya üzerinde oluşmuş tepkiyi kırmak içindir ya da bir süre soluklanmaya yöneliktir. Kendini topladığında yeniden hedeflerine bir adım daha yaklaşmak için harekete geçecektir... Harekete geçmek için de her zaman bir bahane bulacaktır.

İsrail in barış istemesi ve siddi bir anlaşmaya imza atması başta ABD olmak üzere İngiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkelerin verdikleri desteği çekmelerine bağlıdır. ABD nin İsrail e desteği sürdüğü müddetçe bu ülkenin komşuları ile inanarak bir barış anlaşması imzalaması mümkün değildir.

Bir başka husus ise; İsrail menfaatine uygun olmayan bir anlaşmaya kesinlikle imza atmaz. Diyelim ki imza atarken şartlar İsrail in menfaatine uygundu ama geçen zaman aleyhine döndürdü ise ilk fırsatta attığı imzayı yok sayacaktır.

Demek istediğim o ki, bölgede İsrail in şartları aynen kabul edilmeden imzalanan tüm anlaşmalar kağıt üzerinde kalmaya mahkumdur.. Hatta, İsrail in tüm şartları kabul edilmiş olsa bile İsrail devleti siyonist ideolojinin mensupları tarafından yönetildiği sürece yine anlaşmalar kalıcı olamaz.

Bir başka husus ise; İsrail ile Suriye arasında başlatılmış olan görüşmelerde ABD yi yok saymak, bu görüşmelerin ABD den bağımsız başladığını ve sonuçlanacağını düşünmek gerçeklere uymaz. ABD de Hristiyan siyonistler olarak nitelendirilebilecek olan Evanjelistler etkili olmaya devam ettiği sürece İsrail in barışa yanaşması mümkün değildir. Çünkü,Evanjelistler kıyametin kopması için önce Büyük İsrail in kurulması gerektiğine inanmakta, bu sebeple de İsrail e kayıtsız şartsız destek vermektedirler. ABD nin böylesine desteğini arkasında bulan İsrail in bölgede Suriye, Lübnan ya da bir başka ülke ile kalıcı barıştan yana olması mümkün olabilir mi

Bütün bunları söylerken Suriye ile İsrail arasında bir anlaşmasının imzalanmasını gereksiz buluyor değilim.. Üzerinde durduğum ve dikkat çekmeye çalıştığım husus, eğer Suriye ile İsrail arasında bir barış anlaşması imzalanacak olursa buna bakarak boş hayallere kapılmanın anlamı olmayacağına dikkat çekmeye çalşıyorum.

İran ın elinde olup olmadığı bile net olarak bilinmeyen nükleer siyahlar var diye saldırmakla tehdit eden ABD, İsrail elindeki nükleer silahları tüm dünya bildiği halde ona ses çıkarmıyorsa İsrail ile nasıl bir barış anlaşması imzalanabilir Ayrıca İsrail in elindeki tüm nükleer silahların kaynağı da ABD ise Türkiye nin yapacağı aracılık ile de bir netice alınamaz.. Belki netice alınmış gibi takdim edilir, hatta Nobel Barış Ödülü bile verilebilir ama bunun anlamı bölgede kalıcı barışın sağlanması değildir.. Dünyayı kandırmaya yönelik bir şovdan ibaret kalır.

Elbette İsrail i yönetenler Siyonist ideolojinin bir çıkmaz sokak olduğunu kabul edip bundan vazgeçerlerse, ABD de İsrail e kayıtsız şartsız desteğini çeker ya da bazı şartlara bağlarsa barış görüşmelerinden istenen sonuç alınabilir.. Bunun dışındaki tüm girişimler barışa değil sadece İsrail e ve ABD nin bölgedeki hedeflerine hizmet eder.