Siyonizm’in gizli bir örgütlenme ile hayatın çeşitli alanlarını kapsayan bir gizli yapılanma gerçekleştirdiklerinin bilinmeyen yanı yok. Bu hususta yıllar önce yayınlanmş “Gizli Dünya Devleti” isimli kitap, gazetemiz tarafından okuyucularına hediye olarak dağıtılmıştı. Söz konusu kitabın 62 sayfalık önsözünü de Rahmetli Erbakan Hocam yazmıştı. Aradan geçen zaman içinde Siyonistler bir gizli dünya devleti oluşturmak konusundaki düşüncelerini gizlemeye gerek duymaz oldular. Bu durum özellikle İsrail’in Gazze’ye saldırıları ve soykırım uygulamaya başlaması ile resmen İsrailli yöneticiler tarafından ilan edilmiş durumda. Özellikle de İsrail Başbakanı Netanyahu, düşüncelerini gizlemeye bile gerek duymuyor.
Halbuki, yaklaşık 1,5 aydır İsrail’in tarihte eşi görülmemiş bir barbarlıkları ile karşı karşıyayız. Bu da gösteriyor ki, İsrail başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerden aldığı destek sebebiyle küstahlıkta sınır tanımıyor. Çünkü dünya bir yandan ateşkes çağrısı yaparken Netanyahu bu çağrıya “Ateşkes olmaz, mola verelim” karşılığını veriyor. İsrail’in lütfedeceği bu molanın süresi ise günde 4 saat. Söylenen açıkça, “Biz 20 saat Filistinlileri katledelim, onlar da günde 4 saat dinlensinler” anlamına geliyor. Çünkü, ateşkes kararının ilan edilmemesi İsrail’i saldırıları konusunda serbest bırakıyor. Bu arada Netanyahu’nun açıklamalarında açıktan, “Gazze’den çıkmayacağız” demesi de gösteriyor ki, sadece Filistinlileri değil, İsrail’e karşı her gün meydanları dolduran Müslümanları da dikkate almıyor. Artık gizli dünya devleti ilan edilmiş durumda. Kısacası, acil ateşkes çağrılarına rağmen, “Size günde 4 saat verelim, bununla idare edin” anlamında bir tavır sergileniyor. Bu tavra rağmen Haçlılar nedense ısrarlı bir şekilde İsrail’in isteklerine dikkat kesilirken, Müslümanların çağrılarını duymazdan geliyorlar.
Diyebiliriz ki, İsrail ne söylerse söylesin Gazze konusunda, “Amacının işgal, yöntemin soykırım” olduğunun gizli bir tarafı bulunmuyor. Bu arada Netanyahu’nun, “Belirsiz bir süre için Gazze’nin güvenlik sorumluluğunu üstleneceğiz” açıklaması küstahlıkta sınır tanımadıklarını bir kez daha ilan etmiş oluyorlar, çünkü belirsiz bir süre Gazze’de güvenlik sorumluluğunu üstleneceğiz derken, esas hedeflerinin Gazze’nin işgali olduğunu ilan etmiş oluyor. Kısacası bu değerlendirme ile İsrail, Gazze’yi süresiz işgale hazırlık içindeler. Bu ise sadece Müslümanlara değil, aynı zamanda tüm dünyaya meydan okumak, Filistin’i işgal etmekten vazgeçmeyeceklerinin ilanıdır. Bu arada Netanyahu’nun işgal niyetlerini sürdürdükleri, “Gerektiği kadar kalacağız” sözleri de esas niyetin Filistin devletini ortadan kaldırmak olduğunu gösteriyor. Bu ise artık İsrail’in tüm dünyaya meydan okuma cesaretini kendilerinde bulduklarını gösteriyor.
Bu noktada unutmamak gerekir ki, Siyonist gizli dünya devletinin esas hedefinin sadece Filistin olmadığını tüm bölgeyi kontrolleri altına aldıktan sonra ikinci hedeflerinin Vaat edilmiş topraklarda gizli olarak oluşturdukları Siyonist devletlerini hayata geçirmek olduğu görülüyor. Bu bakımdan İsrail saldırılarını ve uyguladığı soykırıma karşı bir takım sözlü açıklamalardan ibaret kalması ve bu yönde gelişmelerin doğru okunması ve değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü Büyük İsrail’in sınırları içinde ülkemiz de var. Bu bakımdan Siyonizm’in nihai hedefi dikkate alınmadan yapılacak değerlendirmeler yeni yanılmaları gündeme getirebilir. Bu ise gizli Siyonist dünya devletinin ilan edilmiş olduğu gerçeği karşısında özellikle Müslüman dünyanın birlik oluşturması gerekiyor. Bu yapılmadan sadece İsrail’in eli kuvvetlendirilmiş olur.