Harun (A.S.) ın peşinden gittiklerini söyleyen Siyonistler, Harun (A.S.) gibi değil, Karun gibi yaşadıkları için kan dökmeye devam ediyorlar.

Paraya, sermayeye yön veren Karun karşısında, Harun (A.S.) ın başarılı olduğu gibi Harun (A.S.) yolunda olan Müslümanlar, ergeç Karun gibi dünya piyasasını elinde tutan Siyonizmi mağlup edeceklerdir.

Namazını Mirac bilen, bayramdan bayrama namaz kılan Müslümanlar dahi Kudüs ün hergün kana bulanmasına ve Müslüman kanıyla kızartılmasına karşılar.

İsra suresinin ilk ayetlerinde Musa (A.S.) ın, İsrail oğullarına kılavuz kılındığını, İsrail oğullarının kibirlendiğini, bozgunculuk yaptıklarını ve sonunda bu dünyada büyük bir cezaya çarptırıldığını haber verirken Rabbimiz bizi uyarıyor: Kılavuzumuz ALLAH Resûlü olsun, bu yürüyüş esnasında kibirlenmeyelim, bozgunculuk yapmayalım. Kudüs, tarihin ünlü şehirlerinden biridir. Yeryüzünde ALLAH Teâlâ ya ibadet maksadı ile inşa edilen mabetlerin ilki Mekke-i Mükerreme deki Kabe, ikincisi de Kudüs deki Mescid-i Aksa dır. Mescid-i Aksa, Hz. Musa (A.S.) dan Hz. İsa (A.S.) a kadar pek çok peygamberin toplandığı yerdir. İnsanlığa ilahî nurlar getiren, vahy-i ilahînin en önemli menzillerinden birisi de Kudüs ve Mescid-i Aksa olmuştur. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimizin miracında ilk istasyon da Mescid-i Aksa dır. Kabe ve Mescid-i Aksa, Mirac-ı peygamberinin arzımızdaki mihveri, başlangıcı ve sonudur. Bu büyük manevî olay, Mekke-i Mükerreme den, Mescid-i Haram dan başlatılmış, Kudüs ve Mescid-i Aksa, bu tarihî ve dinî yolculuğun uğrak yeri olmuştur.

Kur an-ı Kerîm de Mirac olayı anlatılırken; Mescid-i Aksa nın mübarek kılındığı belirtilen etrafı, Kudüs ve çevresidir. Yüce ALLAH bu mıntıkayı dinî ve manevî bakımdan şereflendirmiş, maddî yönden de bağlar, bahçeler ve nehirlerle bereketlendirmiştir. Mescid-i Aksa, hem Müslümanlar, hem de Yahudi ve Hıristiyanlarca mukaddes beldelerden sayılır. Dinimizde Mekke ve Medine den sonra üçüncü kutsal şehirdir. Kabe, yüce ALLAH tarafından kıble olarak tayin edilmeden önce Müslümanlar namazlarını Mescid-i Aksa ya yönelerek kılarlardı. Ebû Hureyre (R.A.) den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:

"İbadet arzusu ile hiç bir mescide sefer edilmesi doğru değildir. Fazlaca sevap umarak ancak şu üç mescide yolculuk yapılır: Mekke deki Mescid-i Haram, Medine deki Mescid-i Nebevi, Kudüs deki Mescid-i Aksa.9 buyurmuşlar ve Mescid-i Aksa nın, Müslümanlık nazarındaki manevî makamını tayin etmiştir. Abdullah b. Amr (R.A.) den rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:

Süleyman b. Davûd (A.S.) ALLAH Teâlâ dan üç dilekte bulunmuştur. ALLAH Teâlâ da O na ikisini ihsan buyurmuş, üçüncüsünü de ihsan buyuracağını ümit etmekteyim. Süleyman (A.S.) ALLAH Teâlâ dan:

1- Kendisinden sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir mülk ve saltanat verilmesini istemiş, ALLAH Teâlâ da O na bunu ihsan buyurmuştur.

2- ALLAH Teâlâ nın emrine uygun bir adalet dağıtımı gücünün bahşedilmesini istemiş, ALLAH Teâlâ da O na bunu ihsan buyurmuştur.

3- Yalnız namaz kılmak gayesiyle Mescid-i Aksa ya gelenlerin, analarından doğdukları gün gibi günahsız olmalarını istemiş, üçüncü isteğinin de mazharı kabul olmasını ümit ederim"10 buyurmuşlar ve Mescid-i Aksa da kılınacak namazlarla ALLAH Teâlâ ya yaklaşan ve O ndan affını dileyen kulların affedilmelerini Sevgili Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz de Mevlasından talep etmiştir.