Yoğun hayatımızda, bazen farkında olmadan bazen de bilerek çevremizdekilerle sohbet ederiz. Kalabalıkta veya arkadaşlarla konuşurken, konu bazen orada olmayan kişilerin hayatlarına, tutumlarına veya görünüşlerine kayar. Sözcükler masum görünse de, manevi dünyamızda telafisi zor yaralar açabiliriz.

İSLAM İNANCINDA GIYBETİN TANIMI

Gıybet, birinin arkasından hoşlanmayacağı şekilde konuşmaktır. Hz. Muhammed (S.A.V.), ashabına gıybetin ne olduğunu sorduğunda, 'Kardeşini hoşlanmayacağı bir şeyle anmandır' cevabını almıştır. Konuşulan şey gerçek olsa bile gıybet olur. Gerçeği söylemek gıybet, iftira ise bühtandır ve daha büyük bir vebaldir.

KUR'AN-I KERİM'DEKİ ÇARPICI BENZETME

Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim, bu ahlaki zafiyetin vahametini Hucurat Suresi'nin 12. ayetinde son derece sarsıcı bir misalle anlatır. Ayette, birinin arkasından konuşmak 'ölü kardeşinin etini yemeye' benzetilerek, bu eylemin ne kadar iğrenç ve vicdan yaralayıcı olduğu vurgulanır.

TÖVBE VE HELALLEŞMENİN ŞARTLARI

• İşlenen günah, hem Allah'a hem de kula karşı bir haksızlık teşkil eder.

• Bu durum telafi sürecini hassaslaştırır.

• İslam fıkhına göre, hatalı kişinin öncelikle Allah'tan af dilemesi (tövbe etmesi) gerekir.

• Tövbe tek başına yeterli değildir.

• Kul hakkı oluştuğu için, arkasından konuşulan kişiden helallik istenmelidir.

• Helallik alınmazsa, ahirette kişinin sevapları haksızlık ettiği kişiye verilir.

 

 

Muhabir: Haber Merkezi