Bismillâhirrahmânirrahîm!

AKSA Tufanı harekâtıyla birlikte başlayan Gazze Savaşı’nın üzerinden yaklaşık 1 sene geçti. Bu süreçte, Filistin mücahitleri hep askerî üstünlüğü elinde tuttu. ABD ve Batı ülkeleri tüm güçlerini Siyonistler için seferber etmeseydi; İsrail, Filistin mücahitleri karşısında 1 ay bile dayanamazdı. İslâm âleminin liderleri işgalciye karşı tavır almış olsaydılar bugün Filistin özgürlüğüne kavuşurdu.

Siyonist İsrail hezimete uğradıkça Filistin’de katliam ve soykırımını artırdı. Çünkü ABD ve Batı ülkeleri terörist İsrail’e sınırsız destek verdi. İsrail de mazlum Filistin halkına kara, deniz ve havadan bombalar yağdırmaya devam etti. Katil Netanyahu ise hiçbir insanî değer ve hukuk tanımadan Filistin’de şiddet ve işkencenin her türlüsünü uygulamaktan çekinmedi.

İşgalci İsrail, bölgede tek Filistinlinin bile bulunmasını istemiyor. İşgal ettiği toprakları gasbederek sahiplenmek istiyor. Dünyanın gözü önünde yapılan ne büyük haksızlıktır bu! Dünyada hak ve adalet çığırtkanlığı yapan kurumlar hangi delikteler? Filistinli kardeşlerimiz vatanlarını savunuyor; işgal edilen topraklarını geri almaya çalışıyorlar. Bu, onların en tabiî hakkı değil mi?

Mehmet Akif, çetin savaş yıllarımızda, şiirinin başına, “İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helâk eder misin, Allah’ım!” (A’raf, 155) âyetini koyarak şöyle isyan eder: “Câni geziyor dipdiri, can vermede mâsum, / Suç başkasınındır da, niçin başkası mahkûm? // İslâm’ı elinden tutacak, kaldıracak yok! / Nâ-hak yere feryat ediyor, âcize hak yok!”

CÂNİ DURDURULSUN!

FİLİSTİNLİLER bugün; Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı günlerinde, sömürgecilerin ateş kusan silâhlarına karşı, Gelibolu Yarımadası’nda, çok kıt imkânlara rağmen, Haçlılara karşı cansiparane mücadele veren kahraman Mehmetçiklerimize benziyorlar. Çanakkale’de Mehmetçik’in karşısında tüm Haçlı sürüleri vardı; bugün de, Filistin mücahitlerinin karşısında Haçlı-Siyonist İttifakı var. Görünen Çanakkale veya Filistin olsa da; asıl hedefleri İslâm dünyasını yok etmekti.

Zalim; hışımla bebek ve kadınları öldürmekte; mel’un hedeflerine ulaşmakta kararlıdır. Joe Biden ne diyordu: “Eğer İsrail olmasaydı, biz onu icat etmek zorunda kalırdık.” Trump da aynı kafada: “Haritada İsrail’in ne kadar küçük olduğunu görüyorum; sürekli İsrail haritasının nasıl genişletilebileceğini düşünüyorum.”

Siyonist İsrail; kendisini, öldürmeye, kan dökmeye adamış sapkın bir yapıdır. Bakın, işgalci İsrail’in Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, “Hayatımı işgale adadım” diyerek amacını açıklıyor: “Hayatımın misyonu, İsrail topraklarını inşa etmek ve Filistin devletinin kurulmasını engellemektir.” (Millî Gazete, 10.9.2024)

İnsanlık adına, bu gözü dönmüş sapkın gidişat “mutlaka” durdurulmalıdır. Gözünü dünya hırsı bürümüş yöneticilere rağmen, hâlâ dünyada insaflı ve vicdanlı insanlar çoğunluktadır. Çeşitli ülkelerden milyarlarca insan ABD ve İsrail’in katliam ve soykırımına ortak olmayacaklarını açıklıyorlar. Filistin’in İngiltere’deki Misyon Başkanı, Büyükelçi Hüsam Zomlot, dünyayı, “ABD ve İsrail’den hesap sormaya ve dünya ülkeleri olarak toplu harekete geçmeye” çağırdı. (9.9.2024)

ZAMANLAMA UYGUN!

İSLÂM dünyasının Kudüs, Mescid-i Aksa ve kutsal Filistin topraklarına karşı ilgisiz ve duyarsız kalmasını anlamakta zorlanıyoruz. Filistin mücahitleri 1 seneye yakın süredir destanlık bir mücadele veriyor. Askerî üstünlüklerini gösterdiler. Şimdi, tekerlek tümsekte kalmasın, diye İslâm dünyasının desteklerine ihtiyaçları var. Onların kardeşleri, bu beklentiyi karşılamalıdır.

Kardeşler! Filistinli kardeşlerimizin 1 yıldır yaşadıkları travmanın büyüklüğünü tahmin edebiliyor musunuz? Üç yönden yağdırılan bombalarla insanın ne hale geleceğini!.. Bunca süredir, 1 gün olsun, güvenli olarak yatağa giremediklerini!.. Gözleri önünde öldürülen evlât ve yakınlarının durumunu!.. Esir ve mahkûmlar üzerine azgın köpeklerin salınışını!.. İşgalcinin hışmına daha ne kadar seyirci kalacağız?

Bugün Filistin’in özgürleşmesine yönelik bir iklim oluştu. İsrail yenilgiyi kabul etti. Savaş kabinesinden her gün istifalar geliyor. Askeri savaşmak istemiyor! Halk Netanyahu’ya karşı istifa gösterileri yapıyor. Netanyahu’nun ateşkese, esir takasına yanaşmaması en çok İsrail halkını rahatsız ediyor. Pek çok ülke bağımsız Filistin Devleti’ni tanıyacağını açıkladı. Dünya kamuoyu katliam ve soykırım istemiyor.

Filistin işgalinin sona erdirilmesi ve Filistin’in özgürleşmesine uygun bir zamanlama oluştu. İslâm dünyası bunu değerlendirmeli, “Biz varız” ve “birlikteyiz” diyerek ayağa kalkmalıdır. ABD ve Batı ülkeleri de; terörist ve soykırımcıya destek vermeleri sebebiyle büyük itibar kaybettiler. Ortadoğu’nun amiral gemisi durumundaki Türkiye öncülüğünde, İslâm dünyasının harekete geçmesinin tam vaktidir. Ayağımıza gelen fırsatı kaçırmamalıyız.