7 Nisan 2026 tarihinde BMGK’da yapılan Hürmüz Boğazı konulu oturum, son ayların en gergin diplomatik hesaplaşmalarından birine sahne oldu. İranlı diplomat İrevani, ABD’nin nükleer tesisleri ve sivil altyapıyı hedef alan söylemlerinin uluslararası hukuku ayaklar altına aldığını belirtti.

İrevani, Trump’ın sosyal medya ve basın açıklamalarıyla tırmandırdığı retoriğe dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"ABD Başkanı, uluslararası toplumun gözü önünde İran’daki köprüleri, enerji santrallerini ve sivil altyapıyı yok etmekle tehdit ediyor. 'Bir medeniyet yok olacak' demek, insanlığa karşı suç işleme niyetinin açık ilanıdır. Bu söylem, dünya barışını korumakla görevli bir konsey üyesine asla yakışmamaktadır."

Bahreyn Tasarısına Sert Eleştiri

Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliğine ilişkin sunulan Bahreyn tasarısına da değinen İrevani, bu metnin "siyasi güdümlü" olduğunu savundu. Tasarının kabul edilmesinin, temelsiz suçlamalarla güç kullanımını normalleştireceğini ve bölgedeki tırmanma riskini (eskalaşyonu) geri dönülmez bir noktaya taşıyacağını kaydetti.

Nükleer Tesisler Kırmızı Çizgi: "Buşehr Uyarısı"

İranlı temsilci, 28 Şubat 2026’da başlayan çatışmalardan bu yana nükleer tesislerin defalarca hedef alındığını hatırlatarak dünyaya acil çağrıda bulundu:

  • Hedefteki Tesisler: Natanz, Erak ve Erdekan çevresindeki tesislere yönelik saldırılar doğrulandı.

  • Buşehr Tehlikesi: Özellikle aktif durumdaki Buşehr Nükleer Santrali yakınındaki saldırıların "telafisi mümkün olmayan insani ve çevresel sonuçlar" doğurabileceği uyarısı yapıldı.

  • Kurumsal Güven kaybı: İrevani, BM ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) bu saldırılar karşısındaki sessizliğinin, kurumların güvenilirliğini zedelediğini vurguladı.


İran’ın Barış Şartları

Çatışmayı sona erdirecek bir çözümün ancak "adil ve kalıcı" bir temel üzerine inşa edilebileceğini belirten İrevani, Tahran’ın şartlarını yineledi:

  1. Saldırganlığın Durdurulması: İşgal ve saldırıların geri döndürülemez şekilde son bulması.

  2. Güvenilir Güvenceler: Saldırıların tekrarlanmayacağına dair uluslararası düzeyde doğrulanabilir garantiler verilmesi.

  3. Yaptırımların Kalkması: Ekonomik ablukanın sona erdirilmesi.

Kaynak: Haber Merkezi