Küresel kamuoyunun gözü kulağı Orta Doğu’dan gelecek barış haberlerine kilitlendi.
Tahran-Washington hattından diplomatik fay hatlarını yerinden oynatacak bir hamle geldi.
Bölgede tansiyonun her an daha da tırmanmasından endişe eden kitleler için bu teklif, ya büyük bir uzlaşının kapısını aralayacak ya da restleşmeyi geri dönülemez bir noktaya taşıyacak.
Masadaki Talepler Sınırları Zorluyor
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyeleriyle yaptığı kritik toplantıda sürecin perde arkasını araladı. Resmi haber ajansı IRNA'nın aktardığı bilgilere göre Garibabadi, Washington'a iletilen metinde tüm tek taraflı yaptırımların sona ermesini ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarının iptal edilmesini şart koştuklarını bildirdi.
Tahran'ın kırmızı çizgisi olarak görülen uranyum zenginleştirme ve barışçıl nükleer enerji hakkının korunması gerektiği de toplantıda en net şekilde vurgulandı.
Tüm Cephelerde Savaş Bitmeli mi?
Bölgesel barış için kafalar karışıkken, İran'ın şartları sadece kendi sınırlarıyla kısıtlı kalmadı. Sunulan metinde Lübnan dahil tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal durdurulması gerektiğine dikkat çekildi.
ABD’nin deniz ablukasının kaldırılması, batı bankalarında dondurulan İran’a ait milyarlarca dolarlık mal varlığının iadesi ve bugüne kadar yaptırımların neden olduğu ekonomik zararların tazmin edilmesi gibi çok ağır maddelerin de pakette yer aldığı ifade edildi. Amerikan ordusunun İran çevresindeki askeri üslerden elini eteğini çekmesi talebi ise diplomatik koridorlarda şok etkisi yarattı.
Beyaz Saray'ın bu ağır şartlar karşısında nasıl bir pozisyon alacağı merakla beklenirken, Washington'dan gelecek yanıt bekleniyor.




