Orta Doğu’daki suikastlar zincirinin ardından diplomatik kanallarda hareketlilik en üst seviyeye ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump'ın bizzat duyurduğu Doha'daki randevu için tüm dünya nefesini tutmuşken, masadan beklenmedik bir tavır çıktı. Bölgesel bir savaşın eşiğinde, dondurulmuş varlıklar ve Lübnan’ın geleceği gibi kritik başlıkların konuşulacağı zirvede Tahran yönetimi, Washington’a net bir rest çekti.

Masada Kushner Vardı Ama Görüşme Olmadı

İran devlet televizyonunun aktardığı bilgilere göre, Katar'a giden heyetin başkanı olan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Doha'daki temaslarına ilişkin çok konuşulacak detaylar paylaştı. ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner ile ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un da aynı saatlerde Doha'da bulunması "gizli pazarlık" iddialarını gündeme getirse de İran cephesi kapıları kapattı. Garibabadi, "Doha'da Amerikan tarafıyla hiçbir görüşme yapılmadı" diyerek iddialara son noktayı koydu.

Şartlar Yerine Gelmeden Temas Yok

Tahran yönetiminin masaya oturmak için net kırmızı çizgileri bulunuyordu. ABD Başkanı Trump, 29 Haziran'da yaptığı açıklamada İran'ın bir toplantı talep ettiğini ve bu görüşmenin 30 Haziran'da Katar'ın başkenti Doha'da yapılacağını ilan etmişti. Ancak sahada işler Washington'ın planladığı gibi gitmedi.

İran tarafı Doha'ya gideceğini daha önce doğrulamış, fakat 14 Haziran'da varılan mutabakattaki maddeler eksiksiz yerine getirilmeden Amerikan heyetiyle aynı masaya oturmayacağını duyurmuştu. Nitekim Doha'daki salondan da bu kararlılık çıktı.

Üçlü Zirvenin Gündemi Lübnan ve Paralar

Amerikan heyetiyle doğrudan temas kurmayan İranlı diplomatlar, Doha'da yalnızca Pakistan ve Katar heyetleriyle bir araya geldi. Görüşmelerin içeriğine dair bilgi veren Bakan Yardımcısı Garibabadi, mesainin detaylarını şu sözlerle özetledi:

"İran heyetinin görüşmeleri, özellikle Lübnan ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması olmak üzere, İslamabad Mutabakat Zaptı hükümlerinin uygulanmasını takip etmek amacıyla Katar ve Pakistan heyetleriyle ortak ve üçlü olarak gerçekleştirildi."

Doha'da yaşanan bu gerilimli diplomatik satranç, bölgedeki krizin derinliğini bir kez daha ortaya koydu.

Kaynak: Haber Merkezi