Bölgede tansiyonu düşürmek için perde arkasında yürütülen diplomasi trafiği resmen duvara tosladı. Günlerdir Lübnan'a bomba yağdıran İsrail ordusunun durdurulamaması, Tahran'ın sabrını taşırdı. Arabulucular vasıtasıyla Washington ile kurulan tek diyalog kanalının da kapanmasıyla Orta Doğu, ucu açık yeni bir bilinmezliğe sürüklendi. Hesapların tamamen şaştığı bu yeni aşama, küresel piyasaları da alarma geçirdi.

Masadan Kalktılar: İşte Tahran'ın Ağır Şartı

İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı tarafından dünyaya servis edilen sıcak bilgi, diplomatik çevrelerde adeta şok etkisi yarattı. Paylaşılan detaylara göre Tahran yönetimi, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının kesintisiz devam etmesi nedeniyle üçüncü ülkeler üzerinden ABD ile gerçekleştirdiği kritik mesaj alışverişini tamamen durdurdu.

Kafaları karıştıran "Müzakereler tamamen bitti mi?" sorusuna ise net bir yanıt verildi. İran, kilitlenen diyalog mekanizmasının tekrar başlayabilmesi için İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını derhal durdurmasını ve işgal ettiği topraklardan çekilmesini şart koştuğunu ifade etti.

Dünyayı Kilitleyecek Savaş Planı

Krizin asıl korkutan boyutu ise ekonomik ve askeri tehditlerle su yüzüne çıktı. Beyaz Saray'a kapıyı kapatan Tahran'ın, dünya petrol sevkiyatının şah damarı konumundaki Hürmüz Boğazı'nı tamamen kapatmayı gündeme aldığı bildirildi.

Tehlike sadece bununla da sınırlı kalmadı. Bölgedeki askeri hareketliliği tırmandırmayı planlayan İran'ın, Babülmendep Boğazı da dahil olmak üzere diğer vekil cepheleri de aktif hale getirmeyi tartıştığı kaydedildi. Bu hamlenin gerçeğe dönüşmesi, dünya deniz ticaretinin tamamen felç olması anlamına geliyor.

Kaynak: Haber Merkezi